(5237 S. K. m. 3, 4, 29, 35, 43, 51, 53, 62, 86, 125, 129) (5271 S. K. m. 231, 280, 286) (663 S. KHK. m. 54) (659 S. KHK. m. 14) (Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul Ve Esasları Hakkında Yönetmelik m. 11)
İlk derece mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre Dairemizce yapılan değerlendirme ve açılan duruşma üzerine yapılan yargılama sonucunda:
İDDİA:
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2017 tarih ve 2017/3896 Esas sayılı iddianamesiyle, Müştekiler H. U. ve O. G.' ün Konya Beyhekim hastanesinde çalıştıkları, suç tarihinde kan alma ünitesine gelen şüpheli M. N.’den kan aldıkları esnada aralarında meydana gelen tartışma sonucunda, şüphelinin müşteki O.’un çenesine yumruk ile vurduğu, aynıca müştekilere hitaben "Şerefsiz köpekler" diyerek ve müşteki H.'ya hitaben "Zevzekleşme" diyerek alenen hakarette bulunduğu, eylemlerin kamu görevi yerine getiren müştekilere karşı görevlerinden dolayı gerçekleştirildiği,
Şüpheli ifadesinde suçlamayı kabul etmese de, müşteki beyanları, bu beyanları doğrulayan tanık beyanları ve olay tutanağı ile şüphelinin üzerine atılı kamu görevlisine karşı basit yaralama ve tek bir fiille her iki mağdura karşı alenen kamu görevlisine karşı hakaret suçlarını işlemiş olduğuna ilişkin hakkında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak deliller bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla,
Şüphelinin sübut bulan eylemlerinden ötürü yargılamasının yapılarak eylemlerine uyan TCK'nın 125/1, 3-a, 4, 43/1-2, 53;TCK'nın 86/2, 3-c, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebi ve iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2017 tarihli 2017/222 Esas ve 2017/510 Karar sayılı ilamı ile; sanığın müsnet suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Sanık 13/07/2017 tarihli karara karşı 31/07/2017 tarihinde atılı suçlara yönelik yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bu başvuru üzerine Dairemizce dosya 13/12/2017 tarihinde incelenmiş ve delillerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden duruşma hazırlıklarına başlanmış; sanık, katılanlar ve vekilleri adına talimat yazılarak, duruşma gününde SEGBİS vasıtasıyla hazır edilmeleri istenmiş, belirlenen gün ve saatte yapılan SEGBİS bağlantısı ile katılanlar ile vekillerinden istinaf talebine karşı iddiaları sorulmuştur.
SAVUNMA: Sanığa duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğ edilememesi nedeniyle dosyada mevcut savunmaları ve istinaf başvuru dilekçesi ile yetinilmiştir.
Katılan H. U. Beyanında: "önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, şikayetçiyim, sanığın cezalandırılmasını istiyorum, devamla; sanık serum şişesi ile geldiğini ifade etmiştir, bu husus doğru değildir, bu hususu kabul etmiyorum" demiştir.
Katılan O. G. Beyanında: "önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, şikayetim devam etmektedir, sanığın cezalandırılmasını istiyorum, sanığın elinde serum şişesi yoktu, bu hususun dikkate alınmasını talep ediyorum" demiştir.
Katılanlar Vekili Av. Hatice Pınar Ulusoy Beyanında: "önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, sanığın cezalandırılmasını, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep ederiz" demiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, tanık anlatımlarına, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye göre; Sanık M. N.’in, delillerin mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının reddi.
Ancak;
1- Sanık M. N.’in, daha önce vermiş bulunduğu kan örneğinin Katılanların çalışmakta olduğu kan ünitesinde kaybolmuş olması, olay tarihinde de, eşi Tanık A. N.’e kan alma ünitesinde beklememesi hususunda Katılan H.’nın yüksek sesle uyarmasının etkisiyle atılı suçları işlediğinin anlaşılmış olmasına göre, bu durumun sanık yararına haksız tahrik oluşturacağının kabulü gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanığın yargılama sürecindeki davranışları olumsuz kabul edilerek 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığı kararı verilmesine karşılık, hükmün devamında, Sanığın suç işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık sebebiyle yeniden suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluştuğundan bahisle cezalarının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle, çelişkili biçimde ve yetersiz gerekçe ile takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığı kararı verilmesi,
3- 5237 Sayılı Türk Ceza Yasasının erteleme ve denetim süresi ile ilgili 51. maddesinin her suç için ayrı ayrı tatbiki gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden katılan lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi,
5- Yaralama eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı halde; yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2. maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, sanığın atılı suçlardan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK.nın 86/2, 86/3-c, 35, 29, 62/1, 51/1-3, 125/3-a, 125/4, 129/1, 43/2-1, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, Katılanlar, 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 54.maddesi,Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1.maddesi gereğince vekalet ücretinin sanıktan alınarak Sağlık Bakanlığına verilmesine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
DELİLLER:
Olay tutanağı, katılan O. G.'ün boğazının sanığın eli ile sıkıştırıldığı yönündeki açıklamasını da içerir yaralanmasının olmadığına dair genel adli muayene raporu, tanıklar K. G., N. G., A. N.'in anlatımları, sanığın aşamalardaki savunmaları ve tüm dosya delil olarak değerlendirilmiştir.
GEREKÇE:
Yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde Konya Beyhekim Devlet Hastanesinde ebe olarak görev yaptığı anlaşılan katılan H. ile sanığın olaya müdahale eden aynı yerde hemşir olarak görev yapmakta olan katılan O.'a yönelik yumruk savurma şeklinde sanığın fiili saldırı girişiminde bulunduğu ve devamında kamu görevlisi sıfatını haiz katılanlara yönelik kişilerin onur ve haysiyetini incitici, küçük düşürücü nitelikte "şerefsiz köpekler" şeklinde sözler sarfettiği, müsnet suçları kabul etmeyen sanığın savunmalarının aksine, atılı sözlerin sarfedildiğine dair katılanların anlatımlarının tanıkların anlatımları ile teyit edilmesi nedeniyle atılı hakaret suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu anlaşılmıştır. Katılan Oğuz'un, sanığın çenesine yumrukla vurduğuna ilişkin aşamalardaki anlatımlarının aksine, rapor muayenesi esnasında sanığın eli ile boğazını sıktığına dair anlatımı, tıbbi kayıtlarında yaralanma bulunmadığına dair açıklamalar ve aynı yerde hemşire olarak çalıştığı anlaşılan N. G.'in aşamalardaki anlatımlarındaki çelişkilere göre atılı yaralama suçunun tamamlanmadığı, yara durumu ile ilgili emare bulunmayan katılanın yaralanmasının BTM ile giderilebilir nitelikte olduğuna ilişkin açıklamanın; açıklanan şekilde rapor içeriğinin çelişki durumu nedeniyle yaralanma olarak kabulünün mümkün olmamasına göre eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı benimsenmiş olup, atılı suçların kamu görevlisi katılanların yerine getirmekte oldukları kamu görevi nedenine bağlı olarak işlendiği anlaşılmıştır.
Sanığın olay nedenine ilişkin aşamalarda değişmeyen, aksi kanıtlanamayan ve bu nedenle itibar edilmesi gereken savunmasına göre Hakaret suçu yönünden TCK'nın 129/1 ve yaralama suçu yönünden TCK'nın 29/1 maddesinin hükümde belirtilen şekilde ayrı ayrı uygulanması gerektiğinin kabulüne göre sanık hakkında açıklanan gerekçe ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I- İstinafa konu Konya 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 13/07/2017 tarih ve 2017/222 Esas, 2017/510 Karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
II-A)1- Sanık M. N.'e atılı katılan O. G.'e yönelik ''Kasten Yaralama'' suçundan sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 86/2. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın amacı ile suç sebep ve saikine göre takdiren 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanık eylemini katılanın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlediğinden TCK'nın 86/3-c. maddesi gereğince cezasının 1/2 oranında artırılarak 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından TCK'nın 35.maddesi gereğince cezasından takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanık atılı suçu haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddetin etkisi altında işlediğinden TCK'nın 29/1. maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özelliklere göre cezasından takdiren 1/3 oranında indirim yapılarak 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 62/1.maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sonuçta 1 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Sanığın cezasından kanunen ve takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
7-6545 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8.maddesi gereğince yasal zorunluluk nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
8- Sanığın sabıkasız olması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 51/1.maddesi gereğince ERTELENMESİNE,
9- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3.maddesi gereğince takdiren 1 yıl denetim süresi tayinine,
10- Sanığın kişiliği ve sosyal durumuna göre TCK'nın 51/6.maddesi uyarınca denetim süresinin denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan ve herhangi bir yükümlülük belirlemeden ve rehberlik edecek bir uzman görevlendirmeden geçirilmesine,
11- Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, TCK’nın 51/7.maddesi uyarınca ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına,
12- Sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde TCK'nın 51/8.maddesi gereğince cezanın infaz edilmiş sayılmasına,
B) 1-Sanık M. N.'e atılı katılanlar O. G. ve H. U.'a yönelik ''Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret ''suçundan sabit olan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a. maddesi gereğince suçun işleniş şekli, sanığın amacı ile suç sebep ve saikine göre takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanık atılı suçu alenen işlediğinden cezanın TCK'nın 125/4.maddesi uyarınca 1/6 oranında artırılarak 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın atılı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlediği anlaşıldığından TCK'nın 43/2.maddesi delaletiyle 43/1. maddesi uyarınca cezası takdiren 1/4 oranında artırılarak 1 YIL 5 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4- Sanığın hareket suçunu haksız bir fiile tepki olarak işlediği anlaşılmakla TCK'nın 129/1.maddesi gereğince cezasının takdiren 1/3 oranında indirilerek 11 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığın yargılama sürecindeki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek TCK'nın 62/1.maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirilerek sonuçta 9 AY 21 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
6-Sanığın cezasından kanunen ve takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
7-6545 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/8.maddesi gereğince yasal zorunluluk nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
8- Sanığın sabıkasız olması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 51/1.maddesi gereğince ERTELENMESİNE,
9- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK'nın 51/3.maddesi gereğince takdiren 1 yıl denetim süresi tayinine,
10- Sanığın kişiliği ve sosyal durumuna göre TCK'nın 51/6.maddesi uyarınca denetim süresinin denetimli serbestlik tedbiri uygulanmadan ve herhangi bir yükümlülük belirlemeden ve rehberlik edecek bir uzman görevlendirmeden geçirilmesine,
11- Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, TCK’nın 51/7.maddesi uyarınca ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin sanığa ihtarına,
12- Sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde TCK'nın 51/8.maddesi gereğince cezanın infaz edilmiş sayılmasına,
13- Sanığın adli sicil kaydındaki Konya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2014 tarih ve 2013/777 Esas, 2014/358Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 231/11.maddesi uyarınca gereğinin takdir ve ifası için mahkemesine bildirimde bulunulmasına,
14- Katılanlar kendilerini İlk Derece Mahkemesinde ve Bölge Adliye Mahkemesinde vekil ile temsil ettirdiklerinden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1.maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife gereğince 1980TL maktu vekalet ücreti ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca 1090TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Sağlık Bakanlığı'na verilmesine,
15-Önceki yargılama aşamasında yapılan 6 davetiye gideri 66TL ile sonraki aşamada yapılan 6 davetiye gideri 66TL,posta gideri 11TL olmak üzere toplam 133TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; katılanlar ve vekillerinin yüzüne karşı sanığın yokluğunda, iddia makamının mütalaasına uygun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-d. madde fıkrası uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11.01.2018 (¤¤)