(5237 S. K. m. 37, 51, 52, 53, 54, 61) (5607 S. K. m. 3, 4, 13) (5271 S. K. m. 231, 282) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkındaki ilk derece mahkemesince verilen hükümlere karşı katılan vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, sanıklar .. ve .. haklarında duruşmalı inceleme yapılmasına gerek görülmemiş ise de, sanık .. hakkında kurulan hüküm yönünden saptanan hukuka aykırılıkların yeniden yargılama yapılarak değerlendirilmesi gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 10/02/2016 tarih ve 2016/23335 soruşturma, 2016/7119 esas sayılı iddianamesi ile, emniyet görevlileri tarafından olay tarihinde .. Oteli önünde yapılan uygulama sırasında durdurulan .. plakalı aracın içerisinde bulunan sanık .. ile yanında bulunan diğer sanıklar .. ve ..'nün araçtan indirildikleri, araç içerisinde yapılan aramada 4 ayrı karton kutu içerisinde faturasız, belgesiz, yabancı menşeili gümrük kaçağı 271 adet parfümün ele geçirildiği, bu şekilde sanık ..'ın kaçakçılık suçunu işlediği iddiası ve TCK'nun 37/1. yollamasıyla 5607 sayılı Kanunun 3/5, 4/2, 13/1 yollamasıyla TCK'nun 54/4, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 04/10/2016 tarih ve 2016/103 esas ve 2016/593 karar sayılı ilam ile, sanık ......'ın yabancı menşeli ve kaçak nitelikteki parfümleri ticari amaçla bulundurmak ve nakletmek eylemi nedeniyle, 5607 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanunla değişik 3/5, TCK'nun 62/1, 52/2, 51. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Anılan karar ile ayrıca diğer sanıklar hakkında da hüküm oluşturulmuş ve olayda ele geçen dava konusu eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13. maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Hükme karşı katılan gümrük idaresi vekili tarafından, asgari hadden hüküm kurularak sanık lehine erteleme hükümlerinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu yönünde itirazlar ileri sürülüp, bu nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle sanığın eylemine uyan kanun maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, eşya ve araçların müsaderesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Dosya Dairemize geldikten sonra Dairemiz üyesine tevzi edilmiş ve inceleme raporu düzenlenmiştir.
Yapılan incelemede, istinaf talebinde bulunanın istinaf kanun yoluna başvurma hakkının olduğu ve başvurunun süresinde yapıldığı ve istinaf isteminin usuli yönden reddine ilişkin bir nedenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusu ve dosya kapsamına göre, saptanan hukuka aykırılıkların yeniden yargılama yapılarak değerlendirilmesi gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
CMK'nun 282/1-a maddesi kapsamında Dairemiz üyesi tarafından duruşmalı dosya inceleme raporu hazırlanmıştır.
Dairemizce belirlenen gün ve saatte SEBGİS bağlantısı kurularak istinabe olunan mahkeme duruşma salonunda hazır bulunan sanığa CMK'nun 282. maddesi uyarınca üye inceleme raporu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü, iddianame, keşif tutanağı, bilirkişi raporu, KEMTV, istinaf başvuru dilekçesi, delil teşkil edebilecek diğer bilgi ve belgeler ayrı ayrı okunarak duruşmaya başlanmış, sanık ile katılan vekilinden istinaf talep ve beyanları alınmıştır.
SAVUNMA:
Sanık .. ilk derece mahkemesindeki savunmasında; "Ben bu konu hakkında emniyette verdiğim detaylı ifademi aynen tekrar ederim. Ben parfümleri İstanbul'dan almıştım. Bu parfümleri Ankara'da satıcaktım. Ancak bunun suç olduğunu bilmiyordum. Zaten ben kimseye parfüm satmadan polis ekipleri bizi durdurup araçtaki parfümleri sorunca, ben polislere herhangi bir mukavemet göstermeden 271 şişe parfümü kendilerine teslim ettim. Suç işleme kastım yoktur. Benim kamu zararı olan 2.254 TL'yi ödeyecek durumum yoktur. Hakkımda mahkumiyet kararı verilirse, hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını kabul ederim" biçiminde ve,
Sanık .. Dairemizdeki yargılamada SEBGİS aracılığıyla yapmış olduğu savunmasında ise, "Daha önce yapmış olduğum savunmalarımı aynen tekrar ederim. Dairece kurum zararının bana bildirilmesi üzerine kurum zararını karşıladım. Hakkımda verilen cezanın kaldırılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ederim" şeklinde beyanlarda bulunmuştur.
KATILAN:
Katılan Gümrük İdaresi vekili ; "Mütalaadaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz. Esasa ilişkin daha önceki yapmış olduğumuz beyanlarımızı tekrar ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Diğer sanıklar savunmaları,
Olay, yakalama, üst arama, teslim tutanağı,
Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakası,
Keşif ve bilirkişi raporu,
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı delil olarak değerlendirilmiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında;
Her ne kadar sanık ….. hakkında mahkemece mahkumiyet hükmü kurulurken HAGB'ne yer olmadığına kararı verilmiş ise de, sanığa yargılama aşamasında bildirilen kamu zararının daha sonra tespit edilen zarara göre fazla olduğu, sanığın bilahare tespit edilen kamu zararını istinaf aşamasında kendisine bildirilmesi üzerine süresinde ödediği anlaşılmakla, sanık …..hakkındaki Ankara 42. ASCM hükmünün kaldırılarak dosyada mevcut tutanaklar, KEMTV ve kendisinin ikrarıyla sabit olan eylemine uyan 5607 SK'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 3/5 TCK'nun 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, 5607 SK'nun 13/1 maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4 maddesi uyarınca kaçak eşyanın müsaderesine, sabıkasız oluşu ve kamu zararını ödemesi sebebiyle hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Olay günü saat 19.50 sıralarında yapılan uygulama kapsamında sanık .......'ın da içerisinde bulunduğu .. .. marka araç durdurulmuş, aracın bagaj kısmında dışarıdan görünür vaziyette karton kutular içerisindeki parfümler olduğu tespit edilerek güvenlik güçlerince el konulmuş ve bu eşyaya ilişkin herhangi bir fatura ve belge ibraz edilememiştir.
Sanık ikrar niteliğinde savunmada bulunarak, dava konusu parfümleri İstanbul'dan aldığı, bunları Ankara'da satmak istediği, ancak henüz satmadan polislerin bu eşyayı ele geçirdiği yönünde beyanda bulunmuştur.
Keşif üzerine düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, ele geçen parfümlerin yabancı menşeli ve kaçak olduğu ortaya konulmuştur. Bilirkişi raporu ekindeki fotoğraflardan parfümlerin yabancı markalı oldukları anlaşılmaktadır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince, sanığın kamu zararını ödemek istemediğini belirtmesi nedeniyle taksitle ödeme de talep etmediğinden dolayı şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, soruşturmada dosyaya gönderilen KEMTV'daki vergiler toplamının 2254,00 TL olduğu, yargılamada bilirkişi tarafından CIF değer belirlendikten sonra düzenlenen KEMTV'daki vergiler toplamının ise 2074,00 TL olduğu, sanığın istinabe yoluyla savunması alınırken ödenmesi gereken zarar olarak 2254,00 TL'nin bildirildiği, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği yönünde beyanda bulunduğu ancak, bildirilen bu zararı ödemek istemediğini söylediği, oysa ödenmesi gereken kamu zararı miktarı yönünden sanığın yanıltılmış olduğu, yargılamada tarafsız bilirkişi tarafından belirlenen CIF değer esas alınmak suretiyle düzenlenen KEMTV'ndaki vergiler toplamı olan 2074,00 TL'nin bildirilmesi gereken zarar olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda sanığa Dairemizce yeniden zarar bildiriminde bulunulması üzerine bu kez vergiler toplamına denk gelen miktar maliye veznesine yatırılarak alındı makbuzu dosyaya sunulmuştur.
Anlatılan nedenlerle;
Sanığın sübut bulan kaçakçılık suçundan eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/5. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak temel hapis ve adli para cezaları takdiren alt sınırdan tayin edilmiştir.
Hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa hükmolunan cezadan başkaca yasal veya takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığın ekonomik ve şahsi hallerine göre, TCK'nun 52/2. maddesi uyarınca gün adli para cezasının bir günü takdiren 20 TL'den belirlenmesine, hükmolunan adli para cezasının miktarı ile sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak, TCK 'nun 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının ödenmesi için mehil verilmesine ya da taksitlendirilmesine takdiren yer olmadığına, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak TCK'nun 53. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarının uygulanmasına, sanığa hükmolunan sonuç cezaların tür ve miktarı, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilmesi, suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararın giderilmiş olması gözetilerek, cmk'nun 231/5. maddesi uyarınca takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMK'nun 231/8. maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına takdiren yer olmadığına, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde CMK'nun 231/10. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hüküm ortandan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin, aksi halde aynı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına karar verilmiş, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti takdir edilerek yargılama giderleri hüküm altına alınmıştır.
İddia, savunma, soruşturma, ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasında yapılan kovuşturma sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı gözetilerek sanık ….. hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2016 tarih ve 2016/103 E. - 2016/593 K. sayılı kararının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek, yukarıda tartışılan deliller ile Dairemizin açıklanan kabulü uyarınca sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
I-Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2016 tarih ve 2016/103 E. - 2016/593 K. sayılı kararı ile sanıklar … ve …… haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden;
1-Katılan vekilinin sanık .... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, mahkemenin kovuşturma sonunda oluşan inanç ve takdirine, elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmamasına ve hükmün gerekçesine göre, katılan vekilinin eyleme ve yüklenen suça ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Katılan vekilinin sanık ....... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uygulama yapıldığı halde, "takdiren" ibaresi yanında "teşdiden" ibaresine de yer verilmesi maddi yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre katılan vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 284 ve 286. maddeleri gereğince KESİN olarak 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
II-Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2016 tarih ve 2016/103 E. - 2016/593 K. sayılı kararı ile sanık ……. hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden ise;
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Anılan hükmün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Sanığın sübut bulan kaçakçılık suçundan eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/5. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren 1 YIL HAPİS VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 10 AY HAPİS VE 4 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığa hükmolunan cezadan başkaca yasal veya takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
4-Sanığın ekonomik ve şahsi hallerine göre, TCK'nun 52/2. maddesi uyarınca gün adli para cezasının bir günü takdiren 20 TL'den olmak üzere 80 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Hükmolunan adli para cezasının miktarı ile sanığın ekonomik ve şahsi halleri dikkate alınarak, TCK'nun 52/4. maddesi uyarınca adli para cezasının ödenmesi için mehil verilmesine ya da taksitlendirilmesine takdiren yer olmadığına, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına (ihtar edildi),
6-24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine,
7-Sanığa hükmolunan sonuç cezaların tür ve miktarı, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat edinilmesi, suçun işlenmesiyle kamunun uğradığı zararın giderilmiş olması gözetilerek, CMK'nun 231/5. maddesi uyarınca takdiren HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nun 231/8. maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına,
Sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde CMK'nun 231/10. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hüküm ortandan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceğinin, aksi halde aynı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına, (ihtarat yapıldı)
8-Katılan Gümrük İdaresi vekille temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine,
9-Aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; SEGBİS sistemiyle sanığın yüzüne karşı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının huzurunda talebe uygun tefhimden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268 ve 279. maddeleri uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)