(AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (5237 S. K. m. 43) (5271 S. K. m. 280, 289) (11 Nolu Protokol İle Değişik İnsan Haklarını Ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol m. 2) (YCGK 08.04.2014 T. 2013/7-591 E. 2014/171 K.)
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü;
UYAP kayıtları ve mahkemesinden getirtilen iddianame örnekleri üzerinden yapılan incelemede sanığın TCK'nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından irtibatlı olma ihtimali bulunan halen derdest görünen aynı mahkemenin 2016/388 Esas sayılı dosyasında yer alan kaçakçılık suçundan açılmış kamu davasının olduğu anlaşılmaktadır.
Sanık hakkında şahsi ya da fiil yönünden birbiri ile irtibatlı bulunan birden fazla kamu davası bulunması ve bunlardan yalnızca birinin İstinaf Mahkemesi önüne gelmesi halinde incelemenin ne şekilde yapılması gerektiği önem arzetmektedir.
Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ve 2709 sayılı Anayasa'mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK'nun çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır.
Kanun yoluna başvurma hakkı da savunma hakkının önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır.
Ayrıca; 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.03.2016 tarih ve 6684 sayılı Kanun'la onaylanan 11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol'ün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2. maddesi uyarınca, kural olarak herkes aleyhine verilen mahkumiyetin veya hükmolunan cezanın yüksek bir mahkeme tarafından yeniden incelenmesini sağlama hakkına sahiptir.
İlk derece mahkemesince, irtibatlı bulunan kamu davalarına ilişkin dosyalar getirtilip incelenerek gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi suretiyle yargılama yapılmaması ve ayrı ayrı yargılamalar yapılarak hükümlerin oluşturulması durumunda, değişik türde kararların çıkmasının mümkün olabileceği;
İlk derece mahkemesinde derdest olan ya da temyiz aşamasında bulunan dosyanın bulunduğu hal üzerinden, istinaf incelemesi yapılan dosya ile birleştirme karar verilmesinin, mahkemeler arasındaki derece farklılığı nedeniyle mümkün olamayacağı, istinaf mahkemesinde birleştirme kararı verilebileceği kabul edilse dahi, istinaf incelemesi sonucunda verilen bir kısım kararların kesin nitelikte olduğu da dikkate alındığında, Ek 7 No’lu Protokol'ün 2/1. maddesinde değinilen sanığın iki dereceli yargılanma hakkının; istinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesindeki dosyaların sonuçlanmasının belirsiz süre için beklenmesi durumunda ise, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında makul sürede yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verilebileceği gözetilerek;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın istinaf incelemesine konu bu dosyadaki eylemi ile UYAP kayıtlarında yer alan aynı nitelikteki diğer eylemlerini de bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve tüm eylemler yönünden hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Sanık hakkında yargılaması devam eden Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/388 Esas sırasında kayıtlı dosyası ile, varsa bu yönden irtibatlı olduğu tespit edilecek diğer dosyalar da getirtilip incelenerek birleştirilmeleri hususunun değerlendirilmesi;
Yargılaması sonuçlanan irtibatlı başka dosyaların bulunduğunun belirlenmesi halinde ise, bu hususun hüküm oluşturulurken göz önünde bulundurulması ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık ile katılan vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, KESİN olarak 24/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)