(11 Nolu Protokol İle Değişik İnsan Haklarını Ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol m. 2) (AİHS m. 6) (2709 S. K. m. 36) (5271 S. K. m. 231, 268, 279, 280, 284, 286, 289) (5237 S. K. m. 43) (YCGK 08.04.2014 T. 2013/7-591 E. 2014/171)
İlk derece mahkemesince verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü;
I- Katılan vekilinin sanık .... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
CMK'nun 231/11. maddesi uyarınca, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması halinde halen yargılaması devam eden Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/166 E. sırasında kayıtlı dosyasının TCK'nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması yönünden gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nun 231/12.maddesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı itiraz kanun yolu açık olup anılan kararla ilgili olarak katılan vekilinin itirazı üzerine itiraz merciince verilen karar da kesin nitelikte olduğundan hükmün istinaf kanun yoluna başvurulamaz nitelikteki kararlardan olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 279/1-b maddesi uyarınca katılan vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
II- Katılan vekilinin sanıklar …. ve … hakkındaki hükümlere yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-b maddesinde ilk derece mahkemesinin kararında 289. maddede belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verileceğinin düzenlendiği, aynı Kanun'un 289/1-g bendinde hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi ve h bendinde ise, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması durumlarının mutlak bozma nedeni olarak sayıldığı gözetilerek yapılan incelemede;
1-Sanık …. yönünden;
Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılıkla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerinin yaptıkları istihbari çalışmalarda, Altındağ İlçesi Atasanayi sitesinde madeni yağ tenekelerinde bulunan ürünlerin özel yapılmış düzenekler vasıtasıyla araçların yakıt depolarına motorin gibi kullanılmak üzere doldurulmak suretiyle akaryakıt olarak satıldığı istihbaratı üzerine suç tarihi olan 06/01.2015 günü .. bölgesinde araştırma faaliyeti yaparken No.12 adresinde faaliyet gösteren … isimli iş yeri önünde … plakalı kamyonun park halinde olduğunu ve kamyon sürücüsü olan sanık …'un … isimli iş yerine girdiği ve bir süre sonra iş yeri çalışanı olup hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen .... ile birlikte dışarı çıktıkları, ....'in iş yerinin içinde bulunan bir düzeneğe bağlı olan hortumu kamyonun yakıt deposuna takarak düzeneği çalıştırdığının tespit edilmesi üzerine olaya müdahale edilerek Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan arama ve elkoyma kararına istinaden, iş yerinde yapılan aramada …. marka her biri 12 kg kapasiteli 55 teneke 560 kg ağırlığında madeni yağın ve araçlara madeni yağ dolumu yapmak üzere hazırlanmış santrifuj ve bu santrifüje bağlı yaklaşık 5 m uzunluğunda ucunda vana bulunan hortumlu düzeneğin ele geçirildiği kabul edilen olayda;
Sanıklardan ....'ın kolluk aşamasında verdiği ve mahkemede de kabul ettiği beyanında kamyonun deposuna dolum işlemi başlamadan yakalandıklarını belirtmesine rağmen, mahkemece alınan beyanında …. plakalı kamyonun deposuna tenekesi 10.5 kg ağırlığında olmak üzere 5 teneke karşılığı toplam 52,5 kg madeni yağ boşalttığı sırada yakalandıklarını beyan ettiği, mahkeme kolluk beyanı okunarak aynı mahiyette olduğunun duruşma zaptına yazıldığı, sanık ….'un ise kollukta 7 teneke yağı depoya boşaltmak üzere sanık ....'a 273 TL para verdiğini ve dolum işi bitmek üzereyken polisin kendilerini yakalandığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında talimatla alınan beyanında ise dolum işine başlamadan yakalandıklarını beyan ettiği, olay tutanağında kolluk görevlileri tarafından kamyonun deposunda bir arama ve elkoyma işlemi yapıldığına ilişkin bir tespitin yapılmadığı gibi numune alma tutanağında da bu yönde bir bilginin yer almadığının anlaşılması karşısında;
Sanık ….'un sürücüsü olduğu … plakalı kamyonun deposunda 5607 sayılı Kanun'a aykırı bir ürün bulunup bulunmadığı hususunda bir tespit ve elkoyma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılıp, 06/01/2016 tarihli olay tespit yakalama işyeri arama ve elkoyma tutanağında imzaları bulunan tutanak düzenleyici tanıkların da bu yönde dinlenerek, sanık ....'ın kolluk ve mahkeme beyanları ile anılan sanık ve …'un beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilemiyorsa hangi beyana ne suretle itibar edildiği karar yerinde tartışılarak sanık ….'un CMK'nun 231. maddesi kapsamında sorumlu tutulabileceği zarar miktarının herhangi bir şüpheye yer kalmayacak şekilde kesin olarak tespiti ve elkonulan ürünlerle ilgili olarak hesaplanan zararın tamamının da sanık .... tarafından yatırıldığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık …. yönünden ise;
Adil yargılanma hakkının en önemli başlıklarından birini oluşturan savunma hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ve 2709 sayılı Anayasa'mızın 36. maddeleriyle 5271 sayılı CMK'nun çeşitli hükümlerinde güvence altına alınmıştır.
Kanun yoluna başvurma hakkı da savunma hakkının önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır.
Ayrıca; 25.03.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 10.03.2016 tarih ve 6684 sayılı Kanun'la onaylanan 11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol'ün "Cezai Konularda Temyiz Hakkı" başlıklı 2. maddesi uyarınca, kural olarak herkes aleyhine verilen mahkumiyetin veya hükmolunan cezanın yüksek bir mahkeme tarafından yeniden incelenmesini sağlama hakkına sahiptir.
UYAP kayıtları da dikkate alındığında; sanık hakkında, istinaf incelemesine esas bu davaya konu suç ile aynı nitelikte ve TCK'nun 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması bakımından irtibatlı olma ihtimali bulunan ve UYAP sistemi aracılığıyla ilk derece mahkemesinden örnekleri celp edilip incelenen Ankara 32.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/166 E. sırasında kayıtlı başka dosyasının da bulunduğu anlaşılmakla;
İlk derece mahkemesince, anılan diğer dosya ile varsa bu yönden irtibatlı olduğu tespit edilecek başka dosyalar da getirtilip incelenerek gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi suretiyle yargılama yapılması hususu gözetilmeden ayrı ayrı yargılamalar yapılarak hükümlerin oluşturulması durumunda, sanığın olması gerekenden daha fazla miktarda ceza ile cezalandırılmasının mümkün olabileceği;
İlk derece mahkemesinde derdest olan dosyaların bulunduğu hal üzerinden istinaf incelemesi yapılan irtibatlı diğer dosyalar ile istinaf mahkemesinde birleştirilmesi durumunda ise, istinaf incelemesi sonucunda verilen bir kısım kararların kesin nitelikte olduğu da dikkate alındığında, Ek 7 No’lu Protokol'ün 2/1. maddesinde değinilen sanığın iki dereceli yargılanma hakkının; istinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesindeki dosyaların sonuçlanmasının belirsiz süre için beklenmesi durumunda ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesi kapsamında makul sürede yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verilebileceği dikkate alınarak yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın istinaf incelemesine konu bu dosyadaki eylemleri ile UYAP kayıtlarında yer alan aynı nitelikteki diğer eylemlerini de bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve tüm eylemler yönünden hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Sanık hakkında yargılaması devam eden Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/166 E. sırasında kayıtlı dosyası ile varsa, bu yönden irtibatlı olduğu tespit edilecek diğer dosyalar da getirtilip incelenerek birleştirilmeleri hususunun değerlendirilmesi;
Yargılaması sonuçlanan irtibatlı başka dosyaların bulunduğunun belirlenmesi halinde ise, bu hususun hüküm oluşturulurken göz önünde bulundurulması ile sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, katılan vekilinin istinaf nedenleri bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunana tebliğine,
Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,
(I) numaralı madde yönünden;
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunarak tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 268 ve 279. maddeleri uyarınca İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere;
(II) numaralı madde yönünden ise;
CMK'nun 284 ve 286. maddeleri gereğince kesin olarak 21.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)