(5271 S. K. m. 231, 279, 280, 282, 284, 286) (5237 S. K. m. 7, 43, 50, 51, 52, 53, 54, 62) (5607 S. K. m. 3, 13) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.) (YCGK 08.04.2014 T. 2013/7-591 E. 2014/171 K.)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkındaki ilk derece mahkemesince verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla, hakkında kurulan hüküm yönünden saptanan hukuka aykırılıkların yeniden yargılama yapılarak değerlendirilmesi gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/12/2014 tarih ve 2014/167634 Soruşturma, 2014/50431 Esas sayılı iddianamesi ile, olay tarihinde kolluk görevlilerince yapılan çalışmalar sırasında şüphelinin sevk ve idaresinde bulunan …. plakalı aracın ….. Sokak üzerinde durdurulduğu, yapılan kontrollerde muhtelif markalarda 2420 paket bandrolsüz ve kaçak sigaranın ele geçirildiği, bu şekilde şüphelinin kaçakçılık suçunu işlediği iddiası ve 5607 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun 54. maddesi ile değişik 3/18, 3/22, TCK'nun 53, 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Yine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/01/2015 tarih ve 2015/6146 Soruşturma, 2015/1591 Esas sayılı iddianamesi ile, olay tarihinde polis ekiplerince .... sayılı yerde faaliyet gösteren "……." isimli şüpheliye ait işyerinde açık ve görünür bir şekilde kaçak sigara satışı yapıldığının görüldüğü, işyerinden 75 paket bandrolsüz ve kaçak sigaranın ele geçirildiği, bu şekilde şüphelinin kaçakçılık suçunu işlediği iddiası ve 5607 sayılı Kanun'un 3/18, TCK'nun 53, 54. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nce dosyalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda 08/11/2016 tarih ve 2015/1568 Esas 2016/1282 Karar sayılı karar ile, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaleti ile 3/5, 3/10, TCK'nun 43, 62, 52/2, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaleti ile TCK’nun 54/4. maddeleri uygulanmak suretiyle sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Hükme karşı sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Sanık istinaf başvurusunda özetle, kararın bozularak para cezasına hükmedilmesini istediğini beyan etmiştir.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Dosya Dairemize geldikten sonra Dairemiz üyesine tevzi edilmiş ve inceleme raporu düzenlenmiştir.
Yapılan incelemede, istinaf talebinde bulunanın istinaf kanun yoluna başvurma hakkının olduğu ve başvurunun süresinde yapıldığı ve istinaf isteminin usuli yönden reddine ilişkin bir nedenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İstinaf başvurusu ve dosya kapsamına göre, saptanan hukuka aykırılıkların yeniden yargılama yapılarak değerlendirilmesi gerektiği kanısına ulaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına karar verilmiştir.
CMK'nun 282/1-a maddesi kapsamında Dairemiz üyesi tarafından duruşmalı dosya inceleme raporu hazırlanmıştır.
Dairemiz duruşma salonunda hazır bulunan sanık müdafiine CMK'nun 282. maddesi uyarınca üye inceleme raporu, ilk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü, iddianameler, keşif tutanağı, bilirkişi raporu ve ek raporu, KEMT Varakaları, istinaf başvuru dilekçesi, delil teşkil edebilecek diğer bilgi ve belgeler ayrı ayrı okunarak duruşmaya başlanmış, sanık müdafiinden istinaf talep ve beyanları alınmıştır.
SAVUNMA:
Sanık birleşen 2015/1568 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak ilk derece mahkemesindeki savunmasında; "Ben ……. isimli soyadını bilmediğim bir kişinin yanında çalışıyordum. Araçta ele geçen kaçak sigaraları da ben satın almadım. Satın alan odur. Bana teslim etmem gereken yerleri söylüyordu. Ben de oralara götürüyordum. Olay günü de onun söylediği bir yerden teslim aldığım sigaraları dükkana götürüyordum. O sırada polislerce yakalandım. Ben bu suçun hapis cezası olduğunu bilmiyordum" biçiminde,
Sanık birleşen 2015/158 Esas sayılı dosyaya ilişkin olarak ilk derece mahkemesindeki savunmasında; "Ben işyerinde çalışıyordum. Ele geçen kaçak ve bandrolsüz sigaraları ben satın almadım. Dükkan sahibi soyadını bilmediğim .... isimli bir kişiydi. Sigaraları ben işyerinde sadece satıyordum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık müdafii Dairemizdeki yargılamada yapmış olduğu savunmasında; "Müvekkilim olan sanık hakkında 5 ay içerisinde işlenmiş olan 5 ayrı eylemden dolayı açılan kamu davalarının birleştirilmesi sonucu mahkemece 2 ayrı hüküm kurulmak suretiyle zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. Müvekkilim olan sanık sadece Ankara 42. ASCM'nin 2015/140 Esas sayılı dosyasına konu eyleme ilişkin ikrarı mevcuttur. Diğer eylemlere ilişkin herhangi bir ikrarı ve delil mevcut olmadığı halde mahkemece şüpheden sanık yararlanır ilkesi de göz ardı edilerek müvekkilimin mahkumiyetine karar verilmiştir. Mahkumiyet kararı verilirken de eylemlerin bir bütün halinde kabulü ile TCK'nun 43 maddesinin uygulanması yerine ikiye bölünmek suretiyle uygulama yapılmıştır. Verilen ceza miktarı da dikkate alındığında müvekkilim öncelikle beraatine karar verilmesini talep ederim. Araştırılmasını istediğim başkaca bir husus bulunmamaktadır." biçiminde savunmada bulunmuştur.
KATILAN:
Katılan Gümrük İdaresi vekili Dairemizdeki duruşmalara davetiye tebliğine rağmen katılmamıştır.
DELİLLER:
Birleşen her iki dosyaya ilişkin olarak;
Sanık savunmaları,
Olay tutanakları,
Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit Varakaları,
Keşif ve bilirkişi raporları,
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı delil olarak değerlendirilmiştir.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında;
Sanık hakkında Ankara 8. ASCM'nin 08/11/2016 tarih ve 2015/1568 esas 2016/1282 karar sayılı hükmü ile 2 ayrı grup eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece sanığın 2015/1568 sayılı dosya açısından kaçak sigaraları bu niteliğini bilerek naklettiğini, diğer dosyalar açısından ise kaçak sigara sattığına ilişkin ikrarları da dikkate alınmak suretiyle karar verilmiş ve sübuta ilişkin olarak kararda bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte;
Ana dosya olan 2015/1568 esas sayılı dosya ile dosyadaki eylem ile bu dosyayla birleşen 2015/158 esas sayılı dosyadaki eylemin suç tarihleri itibariyle 6545 sayılı yasanın yürürlüğünden önceki tarihlere ilişkin olmasına rağmen sanık hakkında 5607 SK'nun 6545 Sayılı yasa ile değişik 3/5 ve 3/10 maddeleri uygulanmak suretiyle fazla para cezası tayin edildiği, öte yandan sigaraların bir kısmı imha edildiği halde tamamının müsaderesine karar verildiği, bu haliyle hükmün hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, CMK'nun 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak, yukarıda belirttiğimizi 2015/1568 esas ve 2015/158 esas sayılı dosyalardaki eylem yönünden sanığın sabit olan eylemlerine uyan 5607 SK'nun 6455 sayılı kanun ile değişik 3/18 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, Anayasa Mahkemesinin kısmi iptal kararı gözetilerek hakkında TCK 53 maddesinin uygulanmasına, sigaraların imha edilmeyen kısmının 5607 SK'nun 13/1 maddesi yollamasıyla TCK'nun 54/4 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi mütalaa olunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Birleşen Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1568 E sayılı dosyasına ilişkin olarak;
17.05.2014 günü saat 10:00 sıralarında, sanığın ….. plakalı gri renkli ….. …. marka araçla işyerlerine kaçak sigara dağıtımı yapacağı bilgisi alınması üzerine seyir halindeki aracı durdurulmuş, sanığa polis tanıtma kartları gösterilerek araca dış kısımdan bakıldığında büyük boy siyah naylon poşetler içerisinde sigara kartonları olduğu görülmüş, sanığın aracın içerisinde kaçak sigara olduğunu, oto içerisinde bulunan kaçak sigaraları kendi rızası ile vermek istediği beyan etmesi üzerine dava konusu eşya ele geçirilmiştir.
Ele geçen eşyaya ilişkin olarak keşif yapılmış ve konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda dava konusu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu ortaya konulmuştur.
5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda yabancı menşeli eşyanın gümrük işlemine tabi tutulmadan yurda sokulması, alınıp satılması, ticari amaçla bulundurulması ve nakledilmesi suç olarak düzenlenmiştir.
Sanık, .... isimli soyadını bilmediği bir kişinin yanında çalıştığını, araçta ele geçen kaçak sigaraları kendisinin satın almadığını, satın alan kişinin .... olduğunu, ....'nin teslim etmesi gereken yerleri söylediğini, kendisinin de oralara götürdüğünü, olay günü de onun söylediği bir yerden teslim aldığı sigaraları dükkana götürmekte olduğu sırada yakalandığını savunmuştur.
Sanığın .... isimli kişinin kimlik bilgilerini ortaya koyamayarak dolaylı ikrar niteliğinde savunmada bulunması, ele geçen 2420 paket sigaranın ticari miktarda olması, bu sigaraların dışarıdan bakıldığında görünür bir halde iken sanığın kullandığı araçtan ele geçirilmiş olması karşısında sanığın bandrolsüz ve kaçak sigara naklederken yakalanmak şeklinde gelişen kaçakçılık suçunun sübuta erdiğinin kabulü gerekmiştir.
Birleşen Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/158 Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak;
10.05.2014 günü saat 11.30 sıralarına güvenlik güçlerince rutin devriye görevi yapılırken, ….. isimli işyerinde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarı alınmış ve adrese intikal edildiğinde sanığın açık ve görünür şekilde sigara sattığı görülerek dava konusu sigaralar ele geçirilmiştir.
Ele geçen eşyaya ilişkin olarak keşif yapılmış ve konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporunda dava konusu sigaların bandrolüz ve kaçak olduğu ortaya konulmuştur.
5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda yabancı menşeli eşyanın gümrük işlemine tabi tutulmadan yurda sokulması, alınıp satılması, ticari amaçla bulundurulması ve nakledilmesi suç olarak düzenlenmiştir.
Sanık, kendisinin işyerinde çalıştığını, ele geçen kaçak ve bandrolsüz sigaraları kendisinin satın almadığını, dükkan sahibinin soyadını bilmediği ...... isimli bir kişi olduğunu, kendisinin sadece sigaraları işyerinde sattığını savunmuştur.
Sanığın ….. isimli kişinin kimlik bilgilerini ortaya koyamayarak dolaylı ikrar niteliğinde savunmada bulunması, ele geçen sigara 75 paketten ibaret ise de 9 değişik markada olması ve bu eşyanın ihbar üzerine umuma açık nitelikteki işyerinde sanık tarafından açıkta ve görünür şekilde satışa arz edilmiş vaziyette ele geçirilmiş olması karşısında sanığın bandrolsüz ve kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurmak şeklinde gelişen kaçakçılık suçunun sübuta erdiğinin kabulü gerekmiştir.
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirildiğinde sanığın sübut bulan her iki eylemini de bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği ve bu eylemler yönünden hakkında TCK'nun 43. maddesinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın sübut bulan kaçakçılık suçu nedeniyle suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak temel cezalar alt sınırdan belirlenmiştir.
Suç tarihleri dikkate alınarak ve dava konusu eşyanın değerine göre, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 3/22. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme olarak işlediğinden cezasından takdiren 1/4 oranında artırım yapılmasına, hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanığa verilen cezadan başkaca yasal veya takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, sanığın ekonomik ve şahsi hallerine göre, TCK'nun 52/2. maddesi uyarınca gün adli para cezasının bir gününün takdiren 20 TL'den belirlenmesine, hükmolunan sonuç hapis cezasının miktarı itibariyle şartları oluşmadığından, sanık hakkında TCK'nun 50, 51 ve CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı da gözetilerek, TCK’nun 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine, dava konusu sigaralardan imha edilen kısım yönünden müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına, numune alınan bandrolsüz ve kaçak sigaraların ise 5607 sayılı Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiş, katılan lehine vekalet ücreti takdir edilmiş ve yargılama giderleri hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince, sanığın sübut bulan eylemleri nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10, TCK'nun 43 ve 62, 52/2. maddeleri en lehe şekilde uygulanmak suretiyle sanığın sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 120 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, her iki suçun tarihlerinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 28.06.2014 tarihinden önceye ilişkin olduğu, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun ile değişik 3/18, TCK'nun 43 ve 62, 52/2. maddeleri en lehe şekilde uygulandığında ise sanığın sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, buna göre TCK'nun 7/2. maddesi dikkate alındığında suç tarihleri itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin sanık lehine olduğu anlaşılmakla bu doğrultuda uygulama yapılmıştır.
İddia, savunma, soruşturma, ilk derece mahkemesi ile istinaf aşamasında yapılan kovuşturma sonucunda toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı gözetilerek, sanık hakkında Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/11/2016 tarih ve 2015/1568 E. - 2016/1282 K. sayılı kararı ile sanık hakkında birleşen Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1568 E ve Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/158 E sayılı dosyalarına ilişkin olarak 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına karar verilerek yukarıda tartışılan deliller ile Dairemizin açıklanan kabulü uyarınca sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarih ve 2015/1568 E. - 2016/1282 K. sayılı kararı ile sanık ....... hakkında birleşen Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1014 E, 2015/140 E ve 2015/309 E sayılı dosyalarına ilişkin olarak 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa hükmolunan hapis cezasının 3 yıla çıkartılmasına ilişkin hükmün B bendinin 3 numaralı fıkrasında, kanun madde ve fıkrasının "3/10" yerine hatalı olarak "3/18" olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı, sanığın istinaf nedenleri bu itibarla yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan;
Hükmün B bendinin 3 numaralı fıkrasında yer alan "3/18" ibaresinin çıkartılması, bunun yerine "3/10" ibaresinin yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
Sanık müdafiinin yüzüne karşı, katılan Gümrük İdaresi vekili ile sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 284 ve 286. maddeleri gereğince kesin olarak 12/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
II-Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/11/2016 tarih ve 2015/1568 E. - 2016/1282 K. sayılı kararı ile sanık ...... hakkında birleşen Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1568 E ve Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/158 E sayılı dosyalarına ilişkin olarak 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden ise;
Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;
Anılan hükmün Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Sanığın sübut bulan kaçakçılık suçundan eylemine uyan 5607 sayılı Kanun'un 6455 sayılı Kanun ile değişik 3/18. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak takdiren 3 YIL HAPİS VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Suç tarihleri dikkate alınarak ve dava konusu eşyanın değerine göre, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 3/22. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
3-Sanığın eylemini bir suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme olarak işlediğinden cezasından takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak 3 YIL 9 AY HAPİS VE 6 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Hükmolunan cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS VE 5 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
5-Sanığa verilen cezadan başkaca yasal veya takdiri artırım ve indirim maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına,
6-Sanığın ekonomik ve şahsi hallerine göre, TCK'nun 52/2. maddesi uyarınca gün adli para cezasının bir günü takdiren 20 TL'den olmak üzere 100 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
7-Hükmolunan sonuç hapis cezasının miktarı itibariyle şartları oluşmadığından, sanık hakkında TCK'nun 50, 51 ve CMK'nun 231. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
8-24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. sayılı kararı da gözetilerek, TCK’nun 53/1-2-3 madde fıkralarının tatbikine,
9-Dava konusu sigaralardan imha edilen kısım yönünden müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına, numune alınan bandrolsüz ve kaçak sigaraların ise 5607 sayılı Kanunu'nun 13/1. maddesi delaletiyle TCK'nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
10-Katılan Gümrük İdaresi vekille temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1980 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine,
11-Aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair; Sanık müdafiinin yüzüne karşı, katılan Gümrük İdaresi vekili ile sanığın yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzurunda talebe uygun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 284 ve 286. maddeleri gereğince kesin olarak 12.04.2017 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)