(5237 S. K. m. 62, 142)
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2017 tarih ve 2017/8796 Esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası üzerine, yapılan yargılama sonunda Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/433 Esas ve 2018/553Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusu yapılması üzerine;
Dairemizce duruşma açılmasına karar verilmesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılması talebiyle Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasının yargılamasında;
Sanık .... ilk derece mahkemesinde alınan savunmasında; olayın idianamede anlatıldığı şekilde meydana geldiğini, ancak kendisinin telefonu alacağına karşılık aldığını, müştekinin kendisine 700. TL borcu olduğunu ve vermediğini, kendisinin, müştekinin evinde oturacağını, 2 aylık kira verdiğini, müştekinin eve elektrik ve su bağlatacağını, iskan alınmadığı için bağlatamadığını, kendisinin de o evde oturamadığını, bunun üzerine alacağı kaldığını, istemesine rağmen vermediğini, bu olay ne zaman oldu tam olarak hatırlamadığını, kendisinin de alacağını tahsil için bu suçu işlediğini, telefonunu aldığını, "paramı ver telefonu al" dediğini, müştekinin "saçmalama" dediğini, kendisinin de telefonla restuarantan ayrıldığını, müşteki ile samimiyetleri olduğunu, şikayet edeceğini düşünmediğini, müştekinin nikah şahidi olduğunu, müştekinin zararını 9 gün önce giderdiğini ifade etmiştir.
Katılan .... ilk derece mahkemesinde alınan beyanında; ....'in kendisinin komşusu olduğunu, ....'in ağabeyi ile samimiyeti olduğunu, sanığı da tanıdığını, sanığın olay günü yemek yerken yanlarına oturmak istediğini, yemek yerken bir müddet sonra cep telefonu ile kızını aramak istediğini ve kendisinden telefonu istediğini, kendisinin de sanığa verdiğini, hesabı ödemeye gittiğini, bu sırada da telefonla konuşmaya başladığını, sokağa çıktığını, ondan sonra koşarak bulundukları yerden uzaklaştığını, kendisinin de polise şikayetçi olduğunu, sanığın aleyhe olan beyanları kabul etmediğini, sanığın doğruyu söylemediğini, zararını gidermediğini, kendisini telefonla aradığının doğru olduğunu, zararı gidereceğini, şikayetinden vazgeçmesini söylediğini zararı giderirsen veya cep telefonumu iade edersen şikayetinden vazgeçerim dediğini, ancak böyle bir girişimi olmadığını, kendisini birkaç kez aradığını, ödeyeceğini söylediğini ancak ödemediğini, ayrıca aralarında hukuki bir ilişki olmadığını sanığın beyanları yalan olduğunu, kendisini evini ona kiralamayacağını, kendisinden para almadığını, tamamen uydurduğunu, telefonunun değerinin suç tarihi itibari ile 1.000 TL nin üzerinde olduğunu ifade etmiştir.
Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; katılan ile sanığın arkadaş oldukları, olay tarihi olan 12/01/2017 günü birlikte yemek yemek üzere suç yeri adresinde bulunan .... Kebap isimli iş yerine geldikleri, sanığın katılandan bir yeri arayacağını söyleyerek cep telefonunu istediği, katılanın da suça konu .... 3 marka cep telefonunu sanığa verdiği, katılanın hesap ödemek üzere kasaya gittiği sırada sanığın iş yerinden kaçarak uzaklaştığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında katılanın zararının giderilmediği sübuta erdiği, sanığın bu telefonu borcuna karşılık çaldığına yönelik savunmasına bu savunmayı destekleyecek herhangi bir yazılı veya sözlü delil sunmaması nedeniyle itibar edilmediği, eylemin bina içerisinde muhafaza altına alınmış cep telefonunun çalınması şeklinde gerçekleştiği, sanığın ikrarı ve katılanın ifadesi karşısında eylemin sübutunda bir kuşku bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın cezalandırılması cihetine gidilerek; sanığın hırsızlık suçundan TCK.'nun 142/2-h., 62. maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Verilen bu karara karşı sanık tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen karar hakkında duruşma açılmasına karar verilmesi sonucu yapılan yargılamada;
Sanık usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamıştır.
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; sanık .... hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde mahkumiyetine ilişkin karara karşı vaki istinaf talebi üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde;
Sanık hakkında düzenlenen iddianame ile müşteki ile sanığın arkadaş oldukları, olay tarihi olan 12/01/2017 günü birlikte yemek yemek üzere suç yeri adresinde bulunan .... Kebap isimli iş yerine geldikleri, sanığın müştekiden bir yeri arayacağını söyleyerek cep telefonunu istediğini, müştekinin de suça konu .... 3 marka cep telefonunu sanığa verdiği, müştekinin hesap ödemek üzere kasaya gittiği sırada sanığın iş yerinden kaçarak uzaklaştığından bahisle cezalandırılması istemiyle hakkında kamu davası açılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın üzerine atılı hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nun 142/2-h, 62 maddeleri gereğince neticeten 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık 23/10/2018 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Katılan ile sanığın arkadaş oldukları, suç tarihi 12/01/2017 günü birlikte yemek yemek üzere .... Kebap isimli iş yerine gittikleri, sanığın bir yeri arayacağını söyleyerek katılandan cep telefonunu istediği, katılanın .... 3 marka cep telefonunu sanığa verdiği, katılanın hesap ödemek üzere kasaya gittiği sırada sanığın iş yerinden kaçarak uzaklaştığı, dosyadaki belgelere göre, aynı gün .... isimli cep telefoncuya 300-350 TL'ye sattığı, cep telefoncunun da başka kişiye sattığı, ama telefonun bulunup iade edilemediği gibi soruşturma ve kovuşturma aşamasında katılanın zararının giderilmediği anlaşılmıştır.
Sanığın bu telefonu borcuna karşılık çaldığına savunmuş ise de; dosya içerisinde bu savunmayı destekleyecek herhangi bir yazılı veya sözlü delil sunmaması nedeniyle itibar edilemeyeceği anlaşılmış olup sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmıştır.
Ancak ;
Kanun koyucu cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hakime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir.
Hakimin temel cezayı belirlerken, dayandığı gerekçenin TCK.'nın 61/1. maddesine uygun olarak dosyaya yansıyan bilgi ve belgeleri isabetli değerlendirdiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olmalıdır.
Somut olay değerlendirildiğinde; sanığın çalmış olduğu telefonun değerinin 1000 TL olduğu bu nedenle hırsızlık suçundan tayin olunan temel hürriyeti bağlayıcı cezaların, adalet, hak ve nesafet kuralları ile 5237 sayılı TCK.'nın 3/1. maddesinde düzenlenen “orantılılık” ilkesiyle ve TCK. 61. maddesinde belirtilen suç konusunun önem ve değeri ile oluşan zararın ağırlığı göz önüne alınarak tayin edilmesi gerekirken karar gerekçesinde " çalınan malın değeri " şeklinde ifade ile dosya içeriği ile bağdaşmayacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin kanuna aykırı olduğu kanaatine varılmıştır,
Ayrıca sanık hakkında ilk derece mahkemesince hüküm verildikten sonra istinaf yargılaması devam ederken mağdurun zararını giderdiği, mağdurun da iade suretiyle zararının giderildiğine dair dilekçe vermiş olması nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık şartları oluştuğundan 5237 sayılı TCK'nun 168/2 maddesinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Belirtilen nedenler ile
Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/10/2018 Tarih, 2017/433 Esas, 2018/553 Karar sayılı kararının KALDIRILMASI ile ;
Sanığın üzerine atılı hırsızlık suçundan TCK'nun 142/2-h, 168/2 53, maddeleri gereğince ve TCK. 61. maddesindeki özellikler gözetilerek cezalandırılmasına
Sair hususlardaki istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini kamu adına talep ve mütalaa etmiştir.
Dairemizce duruşma açılarak yapılan yargılamada; sanığın kaçamaklı savunması, müşteki anlatımı, tutanaklar ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; katılan ile sanığın arkadaş oldukları, olay tarihi olan 12/01/2017 günü birlikte öğlen yemeği yemek üzere suç yeri adresinde bulunan .... Kebap isimli iş yerine geldikleri, sanığın katılandan bir yeri arayacağını söyleyerek cep telefonunu istediği, katılanın da suça konu 1.000 TL değerindeki .... 3 marka cep telefonunu sanığa verdiği, katılanın hesap ödemek üzere kasaya gittiği sırada sanığın iş yerinden kaçarak uzaklaştığı, soruşturma ve kovuşturma aşamasında katılanın zararının giderilmediği, sanığın bu telefonu borcuna karşılık çaldığına yönelik savunmasına bu savunmayı destekleyecek herhangi bir yazılı veya sözlü delil sunmaması nedeniyle itibar edilmediği, sanığın suça konu telefonu aynı gün .... isimli ikinci el cep telefoncuya 300 - 350 TL karşılığında sattığı, istinaf aşamasında katılanın zararının giderildiğine dair dilekçe verdiği anlaşılmakla; sanığın bina içerisinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu vicdani kanısı ile cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
Sanık.... hakkındaki Antalya 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/10/2018 gün ve 2017/433 Esas 2018/553 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK.'nun 280/2 maddesi gereğince KALDIRILARAK;
Sanık....’in bina içerisinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu işlediği yapılan yargılama sonunda anlaşıldığından sanığın şahsi ve sosyal durumu, olayın oluş biçimi ve eylemin diğer özellikleri ile suçun işlendiği zaman, işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kastının yoğunluğu ile güttüğü amaç dikkate alınarak 5237 sayılı TCK.'un 142/2-h. maddesi gereğince takdiren 5 YIL HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın kovuşturma aşamasında müştekinin zararını giderdiği anlaşıldığından cezasından 5237 sayılı TCK.’nun 168/2. maddesi gereğince yarı oranında indirim yapılarak 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmalar sırasındaki iyi hali lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasından 5237 sayılı TCK.' nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Taktiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanık hakkında TCK.nun 53/1.maddesinin a,d,e bendlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c, bendindeki hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeye kadar diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanmaktan YOKSUN BIRAKILMASINA, sanık hakkında TCK nun 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih 2014/140-2015/85 E-K sayılı kararı ile iptal edilmesi sebebi ile uygulanmasına yer olmadığına,
Sanık hakkındaki mahkememiz kararı kesinleştiğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün değerlendirilmesi açısından Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/248 Esas – 2015/93 Karar sayılı dosyasına gerekçeli karardan bir suret gönderilmesine;
Sanığın sorumlu olduğu posta ve davetiye giderinden ibaret toplam 65,50 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak maliye hazinesine gelir kaydına,
CMK.'nun 286/2-b maddesi uyarınca kesin olmak üzere 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)