(5271 S. K. m. 230, 279, 280, 286, 289)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi, dosya incelendi, görüşüldü;
Suç adının "Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" olduğu halde gerekçeli kararda "Karşılıksız Çek Düzenleme" olarak gösterilmiş ise de, bu hususun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Müştekinin çekin bankaya ibrazından önce çek üzerinde cirosunun bulunduğu ve çeki bankaya ibraz edenin müşteki olmadığı anlaşıldığından, çekin karşılıksız olduğunu ibraz tarihinde öğrenmiş sayılamayacağı, öğrenme tarihi ispatlanamadığı takdirde şikayetin azami bir yıllık süre içinde yapılmış olması nazara alınarak suça konu 31/08/2016 ibraz tarihli çekle ilgili şikayetçinin 28/08/2017 havale tarihli şikayet dilekçesiyle süresinde şikayette bulunduğu ve davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği halde, düşme kararı verilmesi nedeni ile davanın esası yönünden hükmün gerekçesiz olması;
Hukuka aykırı ve müşteki vekilinin istinaf talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230, 280/1-d ve 289/1-g maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286. maddesi gereğince kesin olarak 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)