(5941 S. K. m. 5) (2004 S. K. m. 349) (7201 S. K. m. 35) (5237 S. K. m. 3, 61) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliğine, suç tarihi ile istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi sebeplerinin bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına geçildi.
Suç adı "Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" olduğu halde gerekçeli karar başlığında "Karşılıksız Çek Düzenleme" olarak gösterilmesi hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
1-5941 sayılı Kanunun 5/1 maddesi uyarınca çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçuna ilişkin yargılama görevi bulunan icra ceza mahkemelerinin yargılama usulünü düzenleyen 2004 sayılı Kanunun 349. maddesinde, şikayet dilekçesini veya dava beyanını alan icra mahkemesinin duruşma için hemen bir gün tayin edeceğinin, sanığın duruşmaya ne şekilde çağırılacağının ve hangi koşullar altında yokluğunda karar verileceğinin düzenlendiği; bu düzenlemelere göre, sanığa, duruşmaya gelmediği ya da müdafi göndermediği taktirde yokluğunda karar verileceğine ilişkin meşruhatı içerir tebligat yapılması gerektiği, bu tebligata rağmen duruşmaya gelmediği, müdafi göndermediği ve bizzat bulunmasına lüzum görülmediği taktirde yokluğunda karar verilebileceği halde, sanığın MERNİS adresi bulunmasına ve daha önce o adrese yapılmış bir tebligat bulunmamasına rağmen, duruşmaya gelmemesinin sonuçlarına ilişkin İİK'nun 349/5 maddesindeki meşruhatı da içermeyen, gerek adres, gerekse de meşruhat içeriği olmaması itibariyle usule aykırı olarak sanığın MERNİS adresinden farklı olan adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan tebligat esas anarak alınarak, yasa hükmüne aykırı şekilde sanığın yokluğunda duruşma yapılarak karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de; TCK'nun 61. maddesi gereğince temel gün adli para cezası belirlenirken, suç nevine göre, çekin karşılıksız kalan miktarı nedeniyle meydana gelen zarar öğesi özellikle gözetilerek ve 5941 sayılı kanunun 5/1 maddesinde öngörülen ceza hadleri dikkate alınıp, farklı miktarları karşılıksız kalan çekler yönünden ceza tayininde yapılması gerekecek uygulamalar da gözetilip, TCK'nun 3. maddesindeki orantılılık ilkesine ve hakkaniyete uygun şekilde, maddede belirtilen ceza hadlerine göre temel gün miktarının belirlenmesi gerekirken, çekin karşılıksız kaldığı kabul edilen miktarına göre sanık hakkında temel gün para cezasının eksik belirlenmesi,
Hukuka aykırı, müşteki vekilinin istinaf isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5271 sayılı CMK 280/1-d, 289/1-e maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2018 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)