(5237 S. K. m. 58, 292) (5275 S. K. m. 108)
TÜRK MİLLETİ ADINA
İlk derece mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre Dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25/10/2017 tarih ve 2017/7411-2017/5698 E-İ sayılı iddianamesi ile "Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 02/10/2017 tarihli suç duyurusu evrakı incelendiğinde yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı şüphelinin 02/10/2017 tarihinde tedavi amacıyla yatırıldığı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden saat: 16:00'da kaçtığının ve yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığının, bu suretle firar ettiğinin anlaşılması üzerine hususun tutanağa bağlandığı, soruşturma kapsamında Ceza İnfaz Kurumu ile yapılan yazışmalarda şüphelinin teslim olmadığı ve halen yakalanmadığının anlaşıldığı, şüpheli hakkında firar etmesi nedeniyle yakalama emri çıkarılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunulduğu, şüphelinin yukarıda açıklandığı şekilde üzerine atılı suçu işlediği tüm soruşturma evrakı kapsamından anlaşılmakla; şüphelinin yargılanmasının yapılarak eylemine uyan Türk Ceza Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca cezalandırılması" talebiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA:
Sanık ..... ilk derece mahkemesince alınan savunmasında:
"Ben ayağımdaki platinler sebebiyle Numune Hastanesi'ne götürülmüştüm, orada ameliyat oldum, 30 Eylül 2017 tarihinde ameliyat oldum, 02/11/2017 tarihine kadar yani Pazartesi gününe kadar hastanede yatışım yapıldı, bana ceza infaz kurumu memuru "Senin hakkında firardan işlem yapacağım, hücre cezası vereceğim, neden taburcun yapıldığı gün kuruma teslim olmadın" dedi, ben de bunun üzerine evime istirahat etmek üzere gittim, bir kaç ay sonra da ikametimde iken polisler tarafından yakalandım, başka bir suçtan polisler evime gelip arama yaptıkları sırada yakalandım, pişmanım, beraatime karar verilsin, bağışık tutulmak isterim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER:
Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları dosyada bulundurulmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ HÜKMÜ:
Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/03/2018 tarih ve 2017/469 Esas, 2018/179 Karar sayılı kararı ile sanığın hükümlü ve tutuklunun kaçması suçu sabit olduğundan suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ve sanığın güttüğü amaç ve saike göre alt sınırdan ceza tayini sureti ile eylemine uyan TCK'nın 292/1. maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık tarafından 22/03/2018, Cumhuriyet savcısı tarafından 11/04/2018 tarihlerinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DURUŞMA AÇILMASI KARARI:
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için gerekli görüldüğünden, CMK'nın 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma açılmasına karar verilmiştir.
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ SAFHASI:
Sanık ..... Dairemizce SEGBİS ile alınan savunmasında;
"Ben olay tarihinden önce Ankara Numune Hastanesinde ameliyat olmuştum, pazartesi gününe kadar hastanede yattım, o gün infaz koruma memuru bana sen cuma günü taburcu olmuşsun, senin kapalı ceza evine iaden yapılacak şeklinde beyanda bulununca aramızda tartışma oldu, bende bunun üzerine hastaneden ayrıldım. İki buçuk üç ay sonra kolluk görevlileri beni evde yakalayarak aldılar. Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu konusunda takdir mahkemenindir, savunmam bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
ESAS HAKKINDA MÜTALÂA:
Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki mütalaasında; sanığın dosyada mevcut sabıka kayıtlarına göre ikinci kez mükerrir olduğu, yöntemince elde edilmiş kanıtlara göre sabit görünen eylemi nedeniyle TCK'nın 292/1, 53, 58 ve 61 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin mevcut kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanığın beyanı ve olay tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 02/10/2017 tarihinde tedavi amacıyla yatırıldığı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinden saat: 16:00'da kaçtığının ve yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığının firar ettiğinin anlaşıldığı, bu suretle hükümlünün kaçması suçunu işlediği vicdani kanaatine varılmış, varılan bu kanaate göre de TCK'nun 292. maddesi gereğince cezalandırılmasına yönelik aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kalecik Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015-139 Esas 2017-148 Karar sayılı, 22/03/2017 karar tarihli kararında da tekerrür hükmü uygulandığından hükmolunan cezanın TCK'nın 58/6-7. ve 5275 Sayılı Kanun'un 108/3. maddeleri uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Sanık .....'nin istinaf talebinin reddi ve Ankara Batı Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf talebinin kabulü ile Ankara Barı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/469 esas, 2018/179 karar sayılı ve 13/03/2018 tarihli hükmünün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2-2. cümlesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Sanığa isnat edilen hükümlünün kaçması suçu sabit olduğundan fiiline uyan TCK'nın 292/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suç konusunun önemi ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak takdiren 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Şartları oluşmadığından sanığın cezasına artırım ya da indirim uygulanmasına yer olmadığına,
4-Sanığın sabıkalı kişiliği gözetilerek hakkında takdiren TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
5-Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak hakkında TCK’nın 53/1, 2, 3. maddesinin uygulanmasına,
6-Sanığın adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması sebebiyle hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
7-Sanığın sabıkalı kişiliği, suç işlemedeki ısrarı ve verilen cezanın hapis cezası olarak infaz edilmesinin sanık üzerinde daha caydırıcı olacağı gözetilerek hakkında TCK'nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
8-Sanığın daha önce kasıtlı suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmiş olması nedeni ile TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına kanuni olarak yer olmadığına,
9-Tekerrüre esas alınan Kalecik Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015-139 Esas 2017-148 Karar sayılı, 22/03/2017 karar tarihli, 7 ay 15 gün hapis cezasını içeren, 24/04/2017 tarihinde kesinleşen ilamı sebebiyle ve TCK’nin 58/6 maddesi gereğince sanığa verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
10-Tekerrüre esas alınan ilamda TCK’nin 58. maddesi gereğince sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığından 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesi gereğince sanık hakkında İKİNCİ DEFA TEKERRÜR hükümlerinin uygulanmasına,
11-Yapılan yargılama gideri terkin sınırı altında kaldığından Hazine üzerinde bırakılmasına,
Dair, Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere mütalaaya uygun olarak verilen karar, Cumhuriyet Savcısı ..... (.....) ile sanığın SEGBİS'te yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/04/2019 (¤¤)