(5237 S. K. m. 61, 289) (2004 S. K. m. 82) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi, dosya incelendi, görüşüldü;
Mahkeme kararlarında hükmün gerekçesini oluşturan tüm delillerin, bu delillere göre mahkemenin ulaştığı neticenin, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın fiilinin ve yüklenen suçun unsurlarının, cezaya ilişkin artırım ve indirim nedenlerinin nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılmasının gerektiği cihetle;
1-TCK'nun 289. maddesinde, muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişinin cezalandırılacağının düzenlendiği, yerleşik Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere, teslim amacı dışında tasarrufun, hacizli malı başkasına verme, ortadan kaldırma, satma, rehnetme veya adresine gelinip istenildiğinde eylemli olarak teslim etmeme gibi davranışlarda bulunulması halinde kabul edilebileceği, somut olayda ise sanığın evinde 31/08/2012 tarihinde yapılan haciz işleminde bir kısım ev eşyası ile bir adet ruhsatlı tabancanın haczedilerek, mahcuzların yediemin olarak sanığa teslim edildiği, aynı adrese 21/11/2012 tarihinde muhafaza haczi için gidildiğinde, adresin boş olduğunun ve sanığın bu adresten taşındığının tutanak altına alındığı, muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşumu için, yediemin olarak teslim edilen malların teslim amacı dışında tasarruf edildiğinin tespiti gerektiğinden, teslime konu ruhsatlı silah dışındaki malların, İİK'nun 82/1-3 maddesi kapsamında haczi mümkün olmayan, borçlu ve aile bireyleri için lüzümlu eşya niteliğinde olmaları nedeniyle muhafaza görevini kötüye kullanma suçuna konu olamayacakları da nazara alınarak, sanığa yediemin olarak teslim edilen mallardan, sadece ruhsatlı silahın halen sanıkta bulunup bulunmadığının kolluk marifetiyle tespit edilmesi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, suçun unsurları yönünden Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi;
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçu nedeniyle kurulan hükümde, TCK’nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, ayrıca gerekçe gösterilmeden, 289/1 maddesi ile tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza yanındaki gün adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi;
Hukuka aykırı ve sanık müdafiinin istinaf talebi bu sebeple yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286. maddesi gereğince kesin olmak üzere 05/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)