(5271 S. K. m. 230, 280, 286, 289)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi, dosya incelendi, görüşüldü;
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun oluşumu için, yediemin olarak teslim edilen malların teslim amacı dışında tasarruf edilmesi gerektiği cihetle; sanığın 04/06/2013 tarihli, kolluk tarafından şüpheli sıfatıyla alınmış savunmasında, babasının iş yeri olan Cafe K..'te garson olarak çalıştığını, evlerinin de iş yerinin üst katında olduğunu, kendisine yediemin olarak teslim edilen eşyaların bir kısmını koliyle muhafaza için eve çıkarttığını, kalan kısmını ise iş yoğunluğu nedeniyle eve çıkartmayı unuttuğunu, eve çıkarttığı malların evde durduğunu savunmasına karşın, kovuşturma aşamasında sanıktan bu husustaki savunmasının sorulmadığı ve hazırlıktaki ifadesi okunduğu halde aşamalardaki beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği; malların bir kısmının evde bulunduğu, kalan kısmının ise iş yerinde unutulduğu savunulmasına karşın, evde bulunduğu savunulan malların evde olup olmadığı yönünde kolluğa bir araştırma yaptırılmadığı; malların bir kısmının evde bulunduğunun tespiti durumunda, bulunamayan diğer mallar yönünden TCK'nun 289/3 maddesinin irdelenmesi gerekeceği; ceza yargılamasındaki resen araştırma ilkesi gözetilerek ve dosyadaki bilgi ve belgelerin mevcut kapsamına göre, sanığın icra takibinde kefil durumunda olduğu, asıl borçlunun ise babası O. T. ve K.. Elektrik Otomotiv İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olduğu görülmekle, sanığın hacze konu malların sahipliği konusunda beyanı da alınmadığından, bu konuda ayrıntılı beyanı alınarak ve gerekirse ilgili Ticaret Sicili'nden sorularak, sanığın borçlu şirkette suç tarihi itibariyle ortaklığının bulunduğunun, malların haczedildiği kafenin de ilgili şirkete ait olduğunun tespiti ve sanığın suçunun sübutu durumunda hakkında TCK'nun 289/1 maddesinin ikinci cümlesinin de uygulanmasının gerekebileceği anlaşılmakla;
Mahkeme kararlarında hükmün gerekçesini oluşturan tüm delillerin, bu delillere göre mahkemenin ulaştığı neticenin, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın fiilinin ve yüklenen suçun unsurlarının, cezaya ilişkin artırım ve indirim nedenlerinin nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiğinin gözetilmesi gerekirken, sanığın savunmasındaki iddialarının ve dosyadaki bilgi ve belgelere göre araştırılması gereken yukarıda belirtilen hususların araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde karar verilmek suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230. maddesine aykırı olarak yetersiz gerekçeyle karar verilmesi;
Hukuka aykırı ve sanığın istinaf talebi bu sebeple yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-g-h ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286. maddesi gereğince kesin olmak üzere 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)