(5271 S. K. m. 34, 230, 280, 286, 289) (2004 S. K. m. 106, 110)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun reddi sebepleri bulunmadığından işin esasına geçildi, dosya incelendi, görüşüldü;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/3. maddesi, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34 ve 230. maddeleri ile Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 esas ve 2014/502 sayılı kararı uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen deliller ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekmektedir.
Somut olayda da, sanığın savunmalarında ve icra dosyasına sunduğu 23/10/2015 tarihli dilekçesinde 6 aylık satış isteme süresi içinde satış istenmediği için haczin düştüğünü ileri sürüp, yine de hacizli eşyaların halen mevcut olduğunu beyan ederek adresini bildirmesi karşısında, 2004 Sayılı Kanun'un 106. ve 110. maddelerine göre haczin halen devam edip etmediğinin dolayısıyla sanığın muhafaza yükümlülüğünün sürüp sürmediğinin gerekçeye bağlanmaması, öte yandan müsnet suçun varlığı için dava konusu eşya üzerinde tasarrufta bulunulması gerektiğinden ve sanık da eşyanın halen mevcut olduğunu beyan ederek savunmada bulunduğundan bu hususta araştırma yapılmaması ve savunmaya neden itibar edilmediğinin karar yerinde tartışılıp gösterilmemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf talebi bu sebeple yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-g,h ve 280/1-d maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, CMK'nın 286. maddesi gereğince kesin olmak üzere 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)