(5271 S. K. m. 223) (5941 S. K. m. 5)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların yetkilisi olduğu şirket adına keşide edilen çekin ibrazı tarihinde bankada karşılığının bulundurulmaması dolayısıyla karşılıksız çek keşide etme suçundan müşteki vekilinin şikayeti üzerine, suç konusu çekin 5941 sayılı kanunda 6728 sayılı kanunla yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden önce keşide edildiğinden, çekin keşide edildiği tarih itibariyle sanıkların eyleminin icra ceza mahkemesince verilmesi gereken adli para cezası yaptırımını gerektirmediğinden bahisle, sanıkların unsurları oluşmayan suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş ise de; karşılıksız çek keşide etme suçunda suç tarihi, çekin bankaya ibraz tarihi olup, çekin keşide edildiği tarihin suç tarihi olarak kabul edilemeyeceği, suça konu çekin 22.09.2016 tarihinde bankaya ibraz edilmiş olması karşısında suç tarihinin 22.09.2016 tarihi olduğu cihetle yapılan incelemede:
Mahkeme kararlarında hükmün gerekçesini oluşturan tüm delillerin, bu delillere göre mahkemenin ulaştığı neticenin, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın fiilinin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması, beraat hükmü ile ilgili olarak CMK’nın 223/2. maddesinde belirtilen hallerden hangisine dayanıldığının sebepleri ile birlikte açık olarak gösterilmesi gerekmektedir. Bu itibarla;
Aynı dosya kapsamında verilen Dairemizin 2016-155 esas, 2016-139 karar sayılı ve 29.11.2016 tarihli kesin mahiyetteki bozma kararında belirtildiği üzere karşılıksız çek keşide etme suçlarına bakma görevi icra ceza mahkemelerine ait olduğu ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle derhal uygulanması gerektiği halde hüküm gerekçesinde hala "suç konusu çekin 5941 sayılı Çek Kanunun 5/1. maddesinde 6728 sayılı yasa ile 09/08/2016 tarihinde yapılan değişiklikten önce keşide edildiği anlatıldığı, çekin keşide edildiği tarih itibariyle sanıkların eyleminin icra ceza mahkemesince verilmesi gereken adli para cezası yaptırımını gerektirmediğinden..." açıklamasına yer verilmesi,
Gerekçede hem mahkemenin görevsiz olduğuna atıf yapılıp hem de müsnet suçun unsurlarının oluşmadığı haline dayanılması (CMK'nın 223/2-a maddesine) ve hatta hüküm fıkrasında "CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine" cümlesi yazılıp yüklenen suç açısından kast yokluğu maddesine yer verilmesi suretiyle gerekçe ve hükmün çelişkili ve anlaşılmaktan uzak oluşu,
Kabule göre de;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 24. maddesinde yer alan "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir" hükmünün gözetilmemesi,
Hukuka aykırı, müşteki vekilinin istinaf isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMK'nın 280/1-b, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)