T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/751 Esas
KARAR NO : 2024/635
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/12/2021
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I. İDDİANIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... adına kayıtlı ... plakalı aracın takla atması sonucu nedeni ile araç içinde bulunan müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin ... ne kaldırıldığını, müvekkiline tedavi giderleri ile geçici işgöremezlik durumunu, çalışma gücünün azalmasından ve sarsılmasından doğan kayıplarına ve sair hususlara dair herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza nedeniyle belinde oluşan kalıcı rahatsızlığın halen devam ettiğini, davanın kabulüne, müvekkilinin iş göremezlik/destekten yoksun kalma, iş gücü/ kazanç kaybı, yaralanma ve bedensel sakatlık durumu ve sair ek tedavi giderleri olan tüm maddi zararlarının tazmini için şimdilik ... TL, manevi tazminat olarak da ... TL nin davalından tahsili ile müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ...-... tarihleri arasında geçerli ... poliçe numarası ile ZMMS poliçesinin düzenlendiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin ... ...'da olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesini, davada zamanaşımının geçtiğini, dava konusu kazanın ... tarihinde gerçekleştiğinini, davacının müvekkili şirkete başvuru tarihinin ... yılı olduğunu, arabuluculuğa başvuru tarihinin ... tarihi olduğunu, davanın zaman aşımı yönünden reddini, davacı tarafın maluliyet oranının zaman içinde arttığını , artan maluliyet sebebi ile dava açıldığı ve bu artan bölüm yönünden zaman aşımı süresinin dolmadığı gibi bir beyanı ve itirazı da bulunmadığını, dava konusu kazaya ilişkin gerçek kusur oranlarının saptanması gerektiğini, dava konusu kaza sebebiyle sigortalı araç sürücüsünün bir kusurunun bulunmadığını, kusur raporu alınmasını, güncel Yargıtay kararları gereğince Devlet Hastanelerinden verilen maluliyet rapolarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulundan ya da Devlet Üniversitelerinin adli tıp bölüm başkanlığınca belirlenmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik zararının olmadığını, Zorunlu trafik poliçesi genel şartlarınca müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatından ve manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davanın yetki itirazımız sebebi ile usulden reddine , mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
... tarihli Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi raporunda özetle; olay mahallindeki yolun özelliklerini, çarpma noktasını ve aracın son konumunu gösterir herhangi bir belge (kaza tespit tutanağı veya bilirkişi raporu) bulunmadığı için kusur izafesi yapılamadığı bildirilmiştir.
Mahallinde 1 trafik bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak rapor alınmıştır.
Trafik bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak ;
... plakalı otomobil Sürücüsü ... bölünmüş tek yönlü trafiğin işlediği iki şeritli yol üzerinde polisin dur ihtarına riayet etmeden aracının hızını, yol, durum icap ve şartlarına göre ayarlamadan dikkatsiz tedbirsiz ve tehlikeli bir şekilde ... hızla giriş yaparak geçtiği esnada alt geçit çıkışına geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek sola doğru doğrultu değiştiren otomobili orta refüj taşlarına çarptıktan sonra takla atarak karşı istikametten gelen araçların şeridine devrilmesi neticesi meydana gelen kazanın oluşumuna dikkatsiz, tedbirsiz ve nizamlara aykırı hareket ederek olayda,
-(Görevli memur polisin DUR ihtarına uymama)
(Hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğini görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır)
Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadır)
Şerit izlemede ve değiştirme kurallarına uymak zorundadır) ve (Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma) dikkat ve özen hükümlülüklerine aykırı hareket ederek kazanın oluşumunda tamamen hatalı davranış gösterdiği,
Yolcu ... ; Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ... Marka otomobilin sağ ön koltuğunda yolcu ... ile birlikte polislerin dur ihtarına uymayarak ... ne dikkatsiz, tedbirsiz ve tehlikeli bir şekilde hızla giriş yaparak geçtiği esnada alt geçit çıkışına geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybeden Sürücü ...‘ın Tamamen hatalı davranışı sonucu kaza meydana geldiği, kazanın oluşumunda etken hal ve hareketinin olmadığı görüşünde olduğu bildirilmiştir.
... tarihli İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda sonuç olarak; Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, ... doğumlu, ... (...) ...’nın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının,
*11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:
Gr1 X (1Aa……….15)A %19x2/3= %12,6
E cetveline göre %11,2(yüzdeonbirvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,
*İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği,
*Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği bildirilmiştir.
Aktüerya bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle;
... tarihinde trafik kazası sonucu %11,2 oranında sürekli, 6 ay geçici iş gücu kaybı ve 1 ay bakım ihtiyacı gelişen davacı ...'nın
-Geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zarar ... TL ,
-Sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan talep edebileceği maddi zararı ... TL,
- SGK dışı Tedavi giderleri talebi yönünden belgesiz zorunlu giderlerinden kaynaklanan zararı ... TL olarak hesaplandığı" bildirilmiştir.
... tarihli İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda sonuç olarak; Kişinin 11,2 (yüzdeonbirvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kayıp oranının dava konusu ... tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca Kurulumuzun ... tarih ... nolu kararında; elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, Mahkemesince Sorulduğu üzere dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği bildirilmiştir.
IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava haksız fiiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Bilindiği üzere trafik kazaları bir haksız fiildir. Haksız fiil, kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 41 inci maddesinde tanımlanmış, Kanun'un 60 ıncı maddesinde ise haksız fiilden zarar görenin zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zamanaşımı süreleri düzenlenmiştir. Belirtilmelidir ki 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) konuya ilişkin 49 ve 72 nci maddeleri de aynı yönde düzenleme içermektedir. Anılan maddeler ile haksız fiillere uygulanacak üç zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Bunlar, zarar görenin zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak bir yıllık zamanaşımı; fiilin vukuundan itibaren işleyecek on yıllık zamanaşımı ve fiilin aynı zamanda ceza kanunlarında düzenlenmiş olması hâlinde uygulanacak olan ceza zamanaşımı süreleridir.
Haksız fiillerin bir kısmı, sadece hukuk açısından değil, ceza kanunları bakımından da sorumluluğu gerektirir; haksız fiilin faili, yani sorumlusu genellikle daha ağır sonuçları olan ceza kovuşturmasına konu olabileceği sürece, zarar görenin haklarını yitirmesinin kabul edilmesi mümkün değildir. Bu bakımdan haksız eylem aynı zamanda ceza kanunları gereğince bir suç teşkil ediyorsa ve ceza kanunları ya da ceza hükümlerini ihtiva eden sair kanunlar bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi tayin etmişse, tazminat davası da ceza davasına ilişkin zamanaşımı süresine tabi olur. Nitekim bu husus 07.12.1955 tarihli ve 17/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulanmıştır. Buna göre, anılan mevzuat uyarınca ceza zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için öncelikle zarar veren eylemin ceza kanunu veya ceza hükmü taşıyan özel kanunlarda suç olarak düzenlenmesi gerekli olup özel kanunlarda haksız eylem için başka bir zamanaşımı süresi tayin edilmiş olmadıkça, haksız eylemden doğan maddi ve manevi zararların tazmini için açılacak davalarda TBK'nın 72 nci maddesinde öngörülen zamanaşımının uygulanması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.10.2013 tarihli ve 2013/4-36 Esas, 2013/1457 Karar sayılı kararı).
Özel kanun niteliğinde olan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109 uncu maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden BK'nın 60 ıncı maddesindeki düzenlemeden farklı, özel bir hüküm getirilmiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun “Zamanaşımı” başlıklı 109 uncu maddesi; “...Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır” hükmünü içermektedir. Buna göre madde ile BK’nın 60 ıncı maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, trafik kazasından kaynaklanan tazminat davaları yönünden iki yıl olarak düzenlenmiş olup, BK'nın 60 ıncı maddesi ile KTK'nın 109/II nci maddesi zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbiriyle uyumlu olmakla birlikte, zamanaşımı süresi yönünden birbirlerinden ayrılmaktadır. Belirtilmelidir ki KTK'nın 109/2 nci maddesindeki düzenleme ile ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olabilmesi, sadece eylemin ceza kanunlarına göre suç sayılması koşuluna bağlanmıştır. Zira sonuçta; haksız eylemin cezayı gerektiren bir fiil teşkil etmesi durumunda o fiil için öngörülen ceza zamanaşımı süresi hukuk yargılamasında da uygulanacaktır. (YHGK 2024/(17)4-164 E. 2024/313 K.)
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu ... tarihli kaza sonucunda davacı sürekli iş gücü kaybına uğrayacak biçimde yaralanmış olup, kazada başkaca ölen ya da yaralanan bulunmamaktadır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu'na göre taksirle yaralama suçunun cezası 3 aydan 1 yıla kadar düzenlenmiş, TCK 66. Maddesine gre bu dava için 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Davaya konu trafik kazası ... tarihinde meydana gelmiş, maddi ve manevi tazminat istemini içeren dava, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, kısmi dava biçiminde ... tarihinde açılmıştır. Yargılama sırasında davacı taraf, ... tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini ...-TL’ye yükseltmiş; davalı tarafından yasal süresi içinde, hem davaya hem de ıslah edilen kısma ilişkin olarak zamanaşımı def'î ileri sürülmüştür.
Davacının iş gücü kaybının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış, ... tarihli raporda davacının 11,2 (yüzdeonbirvirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kayıp oranının dava konusu ... tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu meydana geldiği ve dava konusu kaza ile illiyetli olduğu, ayrıca Kurulun ... tarih ... nolu kararında; elde edilen bulgular ile tespit edildiği ve sabit olduğu, dava konusu olaya bağlı yeni gelişen bir durumun bulunmadığı, maluliyet oranında artış veya herhangi bir azalmanın meydana gelmediği oy birliğiyle mütalaa edilmiştir. Neticeten; kaza nedeniyle oluşan bedensel zararın sebep olacağı maluliyet oranının belirlendiği tarihin, zararın öğrenilmesi kavramına bir etkisi olmadığı, bedensel zararın (yaralanmanın) gerçekleşmesi ve bu yaralanmayla ilgili tedavinin tamamlanması ile zararın kapsamının belli olduğunun kabul edilmesi gerektiği, kaza nedeniyle değişen ya da gelişen bir durumun bulunmadığı, olay tarihi olan ... tarihinden itibaren davanın açıldığı ... tarihine kadar davaya konu olay bakımından uygulanması gereken TBK'nın 72 ıncı maddesindeki bir yıllık, KTK’nın 109 uncu maddesindeki iki yıllık ve TCK'nın 66 ıncı maddesindeki sekiz yıllık ceza zamanaşımı sürelerinin dolduğu, davalı ... vekilinin süresinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğü gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın zaman aşımı yönünden REDDİNE,
2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Maddi tazminat talepleri yönünden;
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam ...-TL maktu harç ...-TL başvurma harcı olmak üzere toplan ...-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Manevi tazminat yönünden;
6-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam ...-TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazladan alınan ...-TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9- Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/10/2024
Katip... Hakim...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır