T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/225 Esas
KARAR NO : 2025/512
DAVA : Kıymetli Evrak İadesi (İstirdat)
DAVA TARİHİ : 25/03/2022
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İadesi (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Lehtarı ve hamili müvekkili olduğu, keşidecisi ... olan, ... tarih, ... TL bedelli, ... seri numaralı, ... şubesi çekin ... tarihinde dava dışı diğer çekler ile birlikte ... sularında müvekkilin kendisine ait arabadan çalındığını, dava konusu çek ile beraber diğer çekleri çalınan müvekkilinin bu hususta Antalya CBS'na suç duyurusunda bulunulduğunu, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında yukarıda adı geçen çek ve diğer çekler hakkında ödeme yasağı tedbiri talepli çek iptali davası ikame edildiğini, dava konusu çek hakkında ... tarihinde tedbiren ödeme yasağı kararı verilmiş ve akabinde ticaret sicil gazetesinde mahkeme kararına binaen durum ilan ile aleniyete kavuşturulduğunu, ilerleyen aşamalarda mahkemece yapılan tahkikatte ise dava konusu çekin davalı tarafça bankaya ibraz edildiği bilgisine ulaşıldığını ve bilgisi verilen mahkemenin ... tarihli celsesinde iade davası açılmak üzere taraflarına süre verildiğini, davanın kabulüne karar verilerek çeki elinde bulunduran davalının; lehtarı ve hamili müvekkilimiz, keşidecisi ... olan, ... tarih, ... TL Bedelli, ... seri numaralı, ... şubesi çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkil aleyhine açılan işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu çeki bankaya ibraz ettiğini, çek ile ilgili tedbir kararı olduğundan bankanın çeke el koyduğunu, müvekkilinin çekte belirtilen söz konusu tutarı alamadığı gibi çeki de alamadığını, davacının açmış olduğu davada menfaati bulunmadığını, çekin müvekkilin zilyetinde olmadığını, işbu davanın müvekkile yöneltilemeyeceğini, çeki elinde bulundurmayan müvekkilinin böyle bir çeki iade etmesinin söz konusu olamayacağını, bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddine, davacının çek iade talebini çeke el koyan bankaya yöneltmesi gerektiğini savunmuştur.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası, Antalya CBS' nin .../... esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
... Şubesine müzekkere yazılmış cevabi müzekkere dosya arasına alınmıştır.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA; " Davacı benim mahalleden arkadaşım olur, diğer davalıyı tanımam. Olay tarihinde ben davacıyı pazarda gördüm, telaşlıydı. Telaşlı olduğunu görünce ne olduğunu sordum, arabaya hırsız girdiğini söyledi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA; " Biz pazarcılık yapıyoruz. Olay tarihinde akşam tezgahı kaldırmak için davacı geldi. Arabanın ön kapıları kilitliydi, arkasını açtı tezgaha yanaştırdı, malzemeleri topluyorduk. Malzemeleri topladıktan sonra aracın önüne geçtiğimizde evrak çantaları yoktu ve aracın içi dağınıktı. Çek bu şekilde çalındı."şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava, yetkili hamilin rızası hilafına elden çıkan çekin istirdatı, davasıdır.
Davalı yan arabulucu dava şartının yerine gelmediği iddiasında ise de; 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girdiği bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartı olduğundan dava tarihi(25/03/2022) itibariyle arabulucuya başvuru zorunlu olmadığı görülmüştür. Bu yönde değerlendirme yapılmamıştır.
6102 sayılı TTK'nın 763. maddesine göre, elden çıkan kıymetli evrakın ortaya çıkması halinde senedi elinde bulundurana karşı iade davası açılabilir. Zayi nedeniyle iptali istenen çekin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı çek iptali dosyasında verilen tedbir nedeniyle ödenmemesi üzerine ... tarihli ... Celsede davacı vekiline TTK'nun 763. Maddesi uyarınca; ... Şubesine ait, ... seri numaralı ... keşide tarihli ...-TL bedelli çeki elinde bulunduran ... aleyhine istirdat davası açmak üzere süre verildiği, işbu davanın bu süre üzerine ikame edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.
Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).
6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesindeki “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa...” ibaresi, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkmış olmasını, yani çalınmasını, tehdit ya da hile ile alınmasını, kaybedilmesini veya rıza ile fakat devri sakatlayan hukuki olgularla elden çıkmasını ifade etmektedir. Ancak çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. Bu tür davalarda, çekin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıkarak yeni hamil tarafından kötü niyet veya ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını ispat külfeti davacıya ait olup anılan olgular tanık dâhil her türlü delile kanıtlanabilir.
Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.
Ayrıca TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Davalı ...'in dava konusu çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Dairemizce celbedilen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Faili Meçhul Suçlar Bürosunun .../... soruşturma sayılı dosyasında davacının otomobilinden dava konusu çek ile dava konusu olmayan çeklerin bulunduğu çantanın çalındığı iddiasıyla davacının şikayeti üzerine soruşturma yürütüldüğü, olayla ilgili güvenlik kamerası olmadığı, parmak izine rastlanmadığı, görgü tanığı olmadığı ve daimi arama kararı verildiği belirlenmiştir. Anılan soruşturma dosyasında davalı ...'in çekin iktisabında ağır kusurlu davrandığını veya kötüniyetli olduğunu gösterir bir delil söz konusu değildir. Çeklere ilişkin zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması ve ödemeden men kararı verilmiş olması da, tek başına, çeki elinde bulunduran davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. Bu haliyle davalı ...'in çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği ispat edilememiş olup, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davacının talebinin ...-TL bedelli çekin istirdadına yönelik olmakla, her ne kadar yargılama sırasında ...-TL olarak gösterilen dava değerinin üzerinde harç ikmali gözden kaçmışsa da davanın reddi ile maktu harç alınacak olması ile nisbi vekalet ücreti taktir edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır