T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/440 Esas
KARAR NO : 2024/651
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/06/2022
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I. İDDİANIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; :
müvekkilinin ... maddeleri imalat ve ticareti yapan bir şirket olduğunu, davalı şirkete icra takibine konu edilen fatura içeriğinde belirtilen ... maddelerini sattığını, satılan ürünlere ilişkin olarak müvekkil şirket tarafından davalı şirkete takibe konu edilen faturalarının düzenlendiğini, fatura muhteviyatında belirtilen ürünlerin davalı şirkete satılarak teslim edildiğini, ancak davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediğini, faturaların davalı şirketin de ticari defterlerine işlendiğini ve müvekkili şirkete borçlu olduğunun sabit olduğunu, davalı şirket tarafından ilgili faturalara itiraz da edilmediğini, bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını, müvekkili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili için Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından satın aldığı ürünlerin bedellerini ödemediği halde yapılan icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli davalı borçlu hakkında alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği ve davacının tüm iddialarını inkar etmiş sayıldığı anlaşılmıştır.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacı şirketin davalı adına düzenlediği dava konusu alacağın dayanağı olan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre, davacının davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince takip tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete bir borcunun olmadığı, aksine ...-TL. tutarında fazla ödeme yaptığının kayıtlı olduğu, tarafların ticari defterlerindeki borç - alacak farkının sebebinin davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan toplam ...-TL. tutarındaki 9 adet fatura borç kaydından ve, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp da davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan yukarıda belirtilen toplam ...-TL. tutarındaki davalı tarafından yapılan ödemenin kaydından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak;
Dava dosyasına sunulan ... tarihli yazısı ekindeki davalı şirkete ait banka hesap ekstresi üzerinde yapılan incelemelerde, davalı şirketin banka hesabından toplam ... TL. tutarında davacı şirkete ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak;
Dava dosyasına sunulan davalı şirkete ait ... hesap ekstresi üzerinde yapılan incelemelerde, davalı şirketin banka hesabından toplam ...-TL. tutarında davacı şirkete ödeme yapıldığının kayıtlı olduğu ,davalı şirketin bu ödemeleri davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve bu ödemelerin fatura alacağından davacı tarafından mahsup edilmediği, davalı şirketin ... hesabından davacı şirkete yapılan diğer ödemeler davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve fatura alacağından mahsup edildiği, davalı şirket vekilinin ... tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği ödeme belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde, davalı şirketin toplam ... TL tutarında davacı şirkete ödeme yaptığı, davalı şirket vekilinin iddia ettiği “... – ...” ödemeleri ile davacı şirket arasında bir illiyet bağı kurulamadığı, davalı vekilinin iddia ettiği ... tarihli ...-TL. tutarındaki ödeme, ... tarihli ödeme olması gerekirken ek raporda sehven ... tarihli ödeme olarak belirtildiği, bu ... TL lik ödeme ... tarihli ... ödemesi olup, bu ödeme her iki tarafında ticari defterlerinde ... tarihinde ...-TL ödeme olarak kayıtlı olup, fatura borcundan mahsup edildiği, bu durumda dava dosyasına kök raporumdan sonra sunulan ödeme belgelerine göre;
Davacının defterinde olup da davalının defterinde olmayan faturaların teslim edildiğinin kabul edilmesi durumunda ;
Davacının davalı adına düzenlediği fatura toplamı = + ... TL
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL
Davının bakiye alacağı = ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu,
Davacının defterinde olup da davalının defterinde olmayan faturaların teslim edildiğinin
kabul edilmemesi durumunda ;
Davacının davalı adına düzenlediği fatura toplamı = + ...-
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL
Davacının bakiye alacağı = ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu
hesaplanmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Davalı vekilinin ... tarihli itiraz dilekçesinde, dava dosyasına sunulan kök raporumda davalı şirketi ticari defterlerinde 2020 yılında 51 adet fatura olduğunun tespitinin yerinde olmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinde davacı adına 52 adet fatura kaydının olduğunu iddia ettiğini, dava dosyasına sunulan raporlarımda 2020 yılı ticari defterlerinde tarafların ticari defterlerinde birbirini teyit eden davacının davalı adına düzenlediği faturanın 51 adet olduğu tespit edildiğini, davalı vekilinin 52 adet fatura olduğu iddiasının sebebinin, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup da davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ... tarihli ... SIRA NOLU ...-TL. bedelli fatura kaydından kaynaklandığını, davalı şirketin ticari defterlerinde davacı adına alacak olarak kayıtlı olup da davacının ticari defterlerinde davalı adına borç olarak kayıtlı olmayan ve davacı tarafından takip/dava konusu edilmediği için bu fatura hesaplamaya dahil edilmediğini, bu faturanın kabul edilmesi durumunda davalı şirketin ticari defterlerinde 2020 yılında 52 adet davacı şirketten fatura teslim aldığı kabul edileceğini, bu durumda tarafların ticari defterlerinde birbirini teyit davacı şirket faturaları ve ödeme kayıtları ile dava dosyasına sunulan ödeme kayıtları ve davacının defterinde olup da davalının defterinde olmayan faturaların teslim edildiği ile ilgili dava dosyasına somut bir belge ibraz edilmediği hususlarında birlikte değerlendirildiğinde ;
Davacının davalı adına düzenlediği fatura toplamı = + ...-TL.
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL.
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL.
Davalının yaptığı ödemeler toplamı = - ...-TL.
= ...-TL. tutarında davacının davalı şirketten bakiye alacağının olduğu hesaplanmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava; İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; takibe konu nedenlerle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki borca itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazlarının iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının yasal koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İtiraza konu Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının davalılardan cari ilişkiden kaynaklanan asıl alacak bedeli olarak ...-TL ile takibe giriştiği, takibe dayanak belge ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4).Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen raporlar ve tüm dosya kapsamından, taraflar arasında ... maddelerinin satımından kaynaklanan ticari ilişkinin mevcut olduğu, defterlerin ilk incelenmesinde davacının ticari defterlerine göre davalıdan ...-TL alacaklı olduğunun, davalının ticari defterlerine göre davacıdan ...-TL fazla ödemede bulunduğunun kayıtlı olduğunun, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp da davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan ...-TL'nin davalı tarafından davacıya ödendiğinin kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından yapılan ödemelere dair tarafların dayandığı tüm banka hesap hareketlerinin ve vergi dairesi bildirimlerinin incelenmesi neticesinde, Gelir İdaresi Başkanlığı Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı Antalya Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü ... tarihli ... sayılı yazısı ekindeki davalı şirkete ait BA formu uyarınca, davacı şirketin ticari defterlerinde 2020 yılında davalı adına borç kayıt edilen toplam 56 adet faturanın 51 adedinin davacı taraftan alınan mal alış faturası olarak davalı tarafından bağlı olduğu vergi dairesine beyan edildiği, buna göre 2020 yılı ticari defterlerinde tarafların ticari defterlerinde birbirini teyit eden davacının davalı adına düzenlediği 51 adet faturanın olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilen faturaların davacı tarafından davalıya tebliğ edildiği ispat edilemediğinden ve bu konuda davalı kabulü de olmadığından Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/7819 Esas ve 2017/2738 Karar sayılı içtihadı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispat külfeti davacıya ait olup, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup da davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı
olmayan yukarıda belirtilen toplam ...-TL. tutarındaki 9 adet faturanın ve muhteviyatındaki
malların davalı şirkete teslim edildiğine dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği, tarafların ticari defterlerinden karşılıklı kayıt bulunmayan faturalar yönünden davacının iddiasını ispat edemediği, yemin teklifini süresinde ibraz etmemekle yemin deliline de dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı, 2020 yılı ticari defterlerinde tarafların ticari defterlerinde birbirini teyit eden davacının davalı adına düzenlediği 51 adet faturanın değerlendirilmesi ile davacının defterinde olup davalının defterinde olmayan faturaların teslim edildiğinin kabul edilmemesi durumuna göre ... tarihli bilirkişi raporundaki seçenekli hesaplama hüküm vermeye ve denetime elverişli kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptandığından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenemeyeceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL/ KISMEN REDDİ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının KISMEN İPTALİ İLE, takibin ... TL miktarına işleyecek yasal faizi üzerinden üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin ve ... TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Kabul edilen miktar yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Reddedilen miktar yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davalıdan, ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.30/10/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır