T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/724 Esas
KARAR NO : 2025/103
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/10/2022
KARAR TARİHİ : 20/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yapımına 2010 yılında başlanan ... Mah. ... ... Sok. No:.../... (... Ada ... Nolu Parsel) ... sitesindeki ... Bloktan oluşan ... dairelik inşaattan daire sahibi ...’dan ... isimli şahsın aracılık sözleşmesi ile konut satın aldığını, aracılık yaparak söz konusu taşınmazları satan ...'nın, inşaatı tamamlanmayacağını bildiği halde sattığını ve ... ile sitenin yöneticisi olan ve diğer davalı ... hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, davalılar hakkında .../... dosya numaralı soruşturma dosyası ve diğer maliklerin yaptıkları şikayetler sonucunda başka başka soruşturma dosyaları açılmıştır açıldığını, davalı ...'nın taşınmaz satışının aracısı değil birebir tarafı olduğunu, davaya konu takibin temelindeki senetin müvekkil tarafından ...'nın aldatıcı işlemleri bilinmeden verildiğini, müvekkilinden ... tarihli gayrimenkul alım satım sözleşmesinde kendisini aracı gibi göstererek 3 adet ... liralık senet aldığını, iki adet ... liralık senedin bedeli müvekkilince ödemişse de taşınmazın yapımını kesin olarak tamamlamayacağının anlaşıldığını, ödenen iki adet senede ilişkin tüm haklarını saklı tuttuklarını, her ne kadar Yargıtay kararlarında aracılık yapan kişinin satış sözleşmesinin taraflarının bir araya gelmesi ile alacağa hak kazanılacağı belirtilmişse de senedin lehtarı olan davalı ... taşınmazın asıl satıcısı olup satış sonrasında sorumlu olmamak adına kendisini aracı gibi gösterdiğini, ... TL'ye satışı yapılmış bir taşınmaz için ... TL'lik aracılık sözleşmesi yapılmış olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalılardan ... taşınmazı ... TL'ye müvekkiline satışını sağlayabileceğini ancak kendisinin de üzerine ... TL alacağını belirterek sözleşme yaptığını beyanla, davacının Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyasında şimdilik ... TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli davalılarının, dava konusu senete konu toplamda TL'nin %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT:
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermemiş, böylelikle davayı tümden inkar etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE :
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyasının celp edilmiş, kesinleşmesi beklenmiş olup, davalılar hakkında verilen takipsizlik kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava kambiyo senedine dayalı icra takibinden borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılan menfi tespit davasıdır.
Davacının iddiası taşınmazı esasen davalı ...'tan satın aldığına ilişkin olup, davalı ...'ın diğer davalı ... ile işbirliği içinde tamamlanmayacağını bildiği halde satması bu suretle dolandırılması sebebiyle davalı ... için aracılık faaliyeti nedeniyle ödenen bedelden borçlu olmadığına ilişkindir.
Dava dilekçesi ekinde sunulan satış sözleşmesinde satıcının ... olduğu ve ... TL bedelle taşınmazın satıldığı, bu paranın daire sahibi olan ...'ın banka hesabına havale edildiği anlaşılmaktadır. Taşınmazın iskanı alınmadığı ve inşaat halinde olduğu belirtilmiş, daire ilgili mevzuat konusunda tarafların davalı ... tarafından bilgilendirildiği kabul edilmiştir.
Uyap üzerinden yapılan tapu kaydı sorgulamasında, davacının sözleşmede satıcı olarak belirtilen ...' dan aldığı sabittir.
Yine davacının ... İle taşınmaz satışından cayması halinde ... TL bedelli cayma akçesi ödeneceğine dair sözleşme imzalamış olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde taşınmazı dava dışı ...'in ... TL bedelle sattığı, bu bedelin davacı tarafından bizzat ...'in banka hesabına yatırıldığı, davalı ...'ın aracı olduğu, davacının bu satıştan vazgeçtiği durumda aracılık ücreti yerine davalıya cayma akçesi ödeyeceği anlaşılmaktadır. Davacı da dava dilekçesinde "Davalılardan ... taşınmazı ... TL'ye müvekkile satışını sağlayabileceğini ancak kendisinin de üzerine ... TL alacağını belirterek sözleşme yapmıştır." şeklindeki beyanları ile sözleşmeyi doğrulamıştır. Davacı düşük sayılabilecek bir bedelle taşınmaz almak için davalıya taşınmaz bedelinden daha yüksek bedelde komisyon ödemeyi kabul etmiştir. Nitekim satış sözleşmesindeki "Alıcı daireyi görmüş araştırmış kabul etmiştir. Satıştan sonra tapu dervri yapıldıktan sonra taraflar birbirini daire ucuz satıldı diye veya benzer sebeblerden kesinlikle birbirilerinden bedel istemeyecektir. Aracı ... daire ile ilgili bütün mevzuatı bilmekte olup alıcı ve satıcıyı bilgilendirmiştir." şeklindeki kayıtlar da bu kabulü desteklemektedir.
Bu kabule göre davalı ...'ın satıcı değil aracı olduğu sabittir. Kaldı ki davanın konusu, satımın geçersizliği ve satış için ödenen bedelin iadesi değil, takibe konu aracılık faaliyeti nedeniyle verildiği öne sürülen kambiyo senedinin bedelsizliğine ilişkindir.
Öncelikle usuli dava şartları ele alınmış olup, dava şartlarından husumet üzerinde durulmuştur. Takip dosyasından borçlu olunmadığının tespiti için açılan davada husumet takip alacaklısına düşer. Davalı ..., takip alacaklısı olmadığından bu davalı hakkında pasif husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerekmiştir. Bir an için takipten değil de senetten borçlu olunmadığına dair dava açıldığı kabul edilse dahi, dava dilekçesi ekinde sunulan satış cayma akçesi sözleşmesi uyarınca ... şirketinin yetkilisi olarak davalı ...'a aracılık faaliyeti kapsamında senet verildiği ve davacının evi mesken olarak aldığı kabulü ile tüketici mahkemesine görevsizlik verilmesi gerecekti. Bir an için mahkememizin görevli olduğu kabul edilseydi de davacının sözleşme uyarınca inşaat halindeki iskansız yapıyı durumu bilerek aldığı, para yokluğu, müteahhitin bırakması gibi sebeplere ilişkin risklerin bulunduğunu bildiği, davalı ... alıcı ile satıcıyı bir araya getirerek edimini ifa ettiği düşüncesiyle davanın esastan reddi gerekecekti.
Esas yönünden yapılan değerlendirmede, öncelikle davacı, davalı ...'ın lehtarı olduğu senedin aracılık faaliyeti için verildiğini, daha sonra aracılık faaliyeti sırasında davacının, davalı tarafından taşınmazın gerçek durumunun gizlenmesi nedeniyle zarara uğradığını ve bakiye borçtan sorumlu tutulamayacağını ispatlaması daha sonra ise illetten mücerret senet için davalı ... ...'e karşı şahsi def'ilerini ileri sürebilmek için takip alacaklısının kötü niyetle tüm bu hususları bilerek senedi takibe koyduğunu ispatlaması gerekir. Davacının iddialarına dayanak teşkil edecek yazılı delil sunmadığı, kesinleşmesi beklenen savcılık dosyasında bu yönde delil bulunmadığı ve davacının iddiaları hakkında takipsizlik kararı verildiği, davalı ...'in ... tarihli beyanlarında davacının iddialarını kabul etmediği, bedelsiz senedi takibe koymak suç teşkil ettiğinden ve yine dolandırıcılığa ilişkin iddialar davalı hakkında hakkında soruşturma kovuşturmaya vücut verebileceğinden HMK 226/1-c uyarınca yemin delilinin de hatırlatılamayacağı göz önünde bulundurularak davanın reddi gerekmiştir.
İİK 72/4 uyarınca dava alacaklı lehine neticelenmiş olup, tedbir kararı ile alacaklının alacağının tahsilinde gecikmeye sebebiyet verildiği, İİK 72/5 maddesinin aksine talep aranmaksızın tazminata hükmedilmesi gerektiği kabulü ile davalı alacaklı lehine %20 tazminata da hükmedilmiştir.
Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-A)Davalı ... yönünden;
Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
B)Davalı ... yönünden;
Davanın REDDİNE,
İİK 72/4 uyarınca reddolunan tutar (... TL) üzerinden hesaplanacak % 20 oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Dava reddedilmekle, alınması gereken ... TL maktu harcın peşin alınan ... TL harçtan düşümü ile artan ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, reddedilen ... TL üzerinden davalı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.20/02/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır