T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1 Esas
KARAR NO : 2024/650
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I. İDDİANIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalılara ticari satım, cari ticari ilişki, sevk irsaliyeleri ve faturalarla ... ... sattığını, bu ticari satımdan dolayı müvekkilinin davalılardan bakiye ... TL miktarında alacağı doğduğunu, davalılar cari ilişkiden kalan borçlarını ödemeyince müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ... tarihinde davalılar aleyhine icra takibine giriştiğini, her iki davalı da yasal süresinde icra takibine, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, haklarındaki takipleri durdurduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, asgari %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ödeme emrinde bahsedilen cari hesap alacağının detayının bulunmadığını, ödeme emrinde somut bir alacağının olmadığını, müvekkilinin kayıtlarında da böyle bir cari alacağının olmadığını, cari hesap alacağı iki firma arasında olan bir ilişki olup, aynı cari hesap alacağından dolayı 2 firmanın borçlu gösterilmesin de hukuka aykırı olduğunu, yapılan işlemlere ilişkin hizmeti verdiğini ispat etmek zorunda olduğunu, buna ilişkin varsa tutanakların mahkemeye ibraz edilmesinin zorunda olduğunu, dava aşamasında da soyut bilgiler ile dava açmadığını ve alacağını somutlaştırmadığını, alacaklının alacağı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davanın reddine, kötü niyetli olduğu açıkça görülen davacının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile ... tarihli sözleşme ile ... ... sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere anlaşılan ... miktarının fiyatı ... TL olup, daha bir metreküp ... bile satın alınmadan davacı tarafa 3 parça halinde toplam ... TL çek verildiğini, kalan ... TL'de davacı tarafın hesabına ... yapıldığını, müvekkilinin sözleşme ile birlikte almadığı ... ödemesini karşı tarafa yaptığını, akabinde davacı taraf sözleşme gereği vermesi gereken ... bir kısmını yani ... TL'lik kısmını verdiğini ve müvekkiline faturaladığını, faturalanan ... parasının ise sözleşme gereği zaten karşı tarafa sözleşmenin imzalandığı anda verildiğini, ödenen ... TL'den faturalanan ... TL'lik ... alımından sonra kalan ... TL üzerinden ... alacakları mevcut iken davacı tarafça icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ücretini ödemiş olduğu ... büyük çoğunluğunu alamamasına rağmen, davacı tarafın haksız, hukuksuz icra takibi ile karşılaştığını, alacaklı ile borçlu konuma getirildiğini, akabinde, karşı taraf ile bu konuda konuşmalar yapıldığını ve sözleşmenin taraflarca karşılıklı fesih edildiğini, verilmeyen ... ilişkin yani ... TL'ye ilişkin olarak daha önce verilen 2 adet ... TL+... TL olmak üzere toplam ... TL'lik çekin müvekkili şirkete iade edildiğini, iade ile birlikte de kalan ... TL karşı tarafa banka yolu ile gönderildiğini, tüm bu hususların yapılacak ticari defter incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davacı tarafla sadece bu konuda ticari ilişkiye girildiğini, bunun haricinde bir ticari ilişkilerinin olmadığını, davacı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunu, davacının davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı tarafından ...-TL. tutarındaki asıl alacağın tahsili için davalılar hakkında ... tarihinde cari ilişkiden kaynaklanan alacak için icra takibi başlatıldığı, tarafların itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacı şirket ile davalı ... nin ticari defterlerine göre, davacı şirketin davalı ... nden bir alacağının olmadığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin takip tarihi itibariyle bakiye ... TL tutarında davalı ...’dan alacağının olduğu, davacı şirketin de davalılardan ...-TL. tutarında alacak talep ettiği, dava konusu alacağın dayanağı olan e-arşiv faturaları ve muhteviyatındaki malların davalı ...’ya teslim edilip edilmediği ile ilgili takdirin sayın mahkemeye ait olduğu kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; Davacı şirket ile davalı ... nin ticari defterlerine göre davacı şirketin davalı ...nden bir alacağının olmadığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirketin takip tarihi itibariyle bakiye ... TL. tutarında davalı ...’dan alacağının olduğu, davacı şirketin de davalılardan ... TL. tutarında alacak talep ettiği, dava konusu alacağın dayanağı olan e-arşiv faturaları ve muhteviyatındaki malların davalı ...’ya teslim edilip edilmediği ile ilgili takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu, davalı ... ve davalı şirketin ticari defterlerine göre, davalı şirketin diğer davalı ...’dan mal satın alınması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince davalı şirketin toplam ...-TL. tutarında davalı ..’dan mal satın aldığı, bu fatura bedellerine istinaden davalı şirketin ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı ...’ya borcunun olduğu tespit edilmiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA; " Ben davacı tarafın çalışanıyım. Benim sözleşmelerle alakalı bir bilgim yoktur. Ben ... ... taşırım. Ve verilen adrese götürür dökerim. Ben ... de bir adrese söz konusu ... götürdüm. Biz patron kim bilmeyiz, işçileri görürüz. Ben söz konusu yere iki defa mal götürdüm. Tahmini ... metreküp ... dökmüşümdür. İrsaliyelerde ne kadar ... götürdüğüm bellidir. Ben ... götürdüğüm inşaatın marka ismini hatırlamıyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA;" Ben davacı şirkette ... operatörü olarak çalışıyorum. Biz ... ... de ... na götürdük ve döktük. Orada davalının işçileri vardı. Biz sadece işçileri biliriz. Ben ... götürdüğümüz yerin kime ait olduğunu bilmiyorum. Ben davalı şirketleri bilmem. Ben söz konusu yere ... metreküp ... götürdüm. Araçların da bir tanesi zaten ... metreküp ... alır dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA;" Ben davacı şirkette sevkiyat amiri olarak çalışıyorum. Davalı şirket ... üzerine çalışmaktadır. Ben tam hatırlamamakla birlikte ... metreküp ... davalı şirketin bildirmiş olduğu ... deki adrese gönderdim. Oraya kaç araç gittiğini hatırlamıyorum. Ancak 2 veya 3 defada ... dökülmüştü dedi. "şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA; " Ben davacı şirkette satış pazarlama müdürü olarak çalışıyorum. Bizim davalı şirket ile sözleşmemiz vardı. Sözleşme gereği ... davalı şirketin göstermiş olduğu alana döktük. Ancak bu dökümler yapılırken davalı şirket diğer davalı ... ile arasında olan iş ilişkisi gereğince bir kısım ödemelerin ... tarafından yapılacağını bize bildirdi. Bunun üzerine bir kısım faturalar ... adına kesildi. Sonrasında bu olaylar yaşanınca sözleşme fesh edildi. Ben ne kadarlık ürün teslim edildikten sonra sözleşmenin fesh edildiğini hatırlamıyorum. Ancak hali hazırda ciddi bir alacağın olduğunu hatırlıyorum. Biz davalı şirketin çeklerini geri iade ettik. Söz konusu saha davalı şirketin sahasıdır. Davalı şirket işi ...'ya ... etmiştir. Davalı şirket tüm ödemeleri ...'ya yapmış ancak bize davalılardan bir ödeme yapılmadı. Bizim tüm anlaşmamız davalı şirket ileydi. Bize ... döküleceği yeri de davalı şirket gösterdi. Ödeme noktasına gelince ödemeyi ...'dan almamış gerektiğini beyan ettiler dedi. "şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA; " Ben daha önceden davacı şirkette ... operatörü olarak çalışıyordum. Davalı şirketin ... deki yerine yüklü miktarda ... götürüldü. Bende iki defa söz konusu yere ... götürdüm. Anlaşmaya konu tüm ... ... deki yere döküldü. Ben davalıları bilmem. Biz ... döker, irsaliye belgelerini imzalar geliriz dedi."şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava; İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca açık (cari) hesap ticari ilişkiden kaynaklı bakiye hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık; takibe konu nedenlerle davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, davalının icra takibine vaki borca itirazlarının haklı olup olmadığı, bu itirazlarının iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatının yasal koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
İtiraza konu Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının davalılardan cari ilişkiden kaynaklanan asıl alacak bedeli olarak ... TL ile takibe giriştiği, takibe dayanak belge ibraz edilmediği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219, 223). İcra dosyasında itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğ edildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı gibi, eldeki davanın bir yıllık yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4).Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen raporlar ve tüm dosya kapsamından, icra takibine konu edilen cari ilişkiden kaynaklanan asıl alacak bedeli olarak ... TL'nin, ... tarihli ... ... nolu ...-TL bedelli satış faturası, ... tarihli ... ... nolu ...-TL bedelli satış faturası ve ... tarihli ... ... nolu ...-TL bedelli satış faturası olmak üzere toplam ... -TL olmak üzere davacı tarafından davalı ... adna düzenlenen e-arşiv faturalardan oluştuğu anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defterlerine göre davacının her iki davalı ile ticari ilişkisinin mevcut olduğu, ... nin ticari defterlerine göre davacı şirketin davalı ...'den bir alacağının olmadığı, davacı şirketin ticari defterlerine göre de davacı şirketin davalı ... adına borç kaydettiği faturalar bedelinin tamamını tahsil ettiği ve davalı ...nden bir alacağı kalmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defterlerinde dava konusu edilen 3 fatura yönünden davalı ...'dan alacaklı olduğunun kaydedildiği, buna karşılık ...'nın 2022 yılına ait işletme defterinde ilgili faturaların kayıtlı olmadıkları anlaşılmaktadır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/7819 Esas ve 2017/2738 Karar sayılı içtihadı ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, fatura içeriği malın teslim edildiğinin ispat külfeti davacıya aittir.
Dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların, davacı tarafından davalı ... adına e- arşiv Fatura olarak düzenlemiştir.
E-fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere e-Arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturanın kâğıt ortamında teslim edilmesi esastır.
Yani e-Arşiv faturalar, kağıt ortamında basılarak alıcısına elden veya alıcısının talebi olursa elektronik ortamda teslim edilmesi gerekmektedir.
Elektronik ortamda iletilmesi imkanından faydalanabilmek için faturanın, malın teslimi anında düzenlenmesi ve “İrsaliye Yerine Geçer” ifadesinin yazılması zorunludur.
Ayrıca dava konusu alacağın dayanağı olan 3 adet E- Arşiv faturalarda, elektronik ortamda teslim edileceği ilgili olan davalıya ait ... adresinin yer almadığı görülmüştür.
Yani, dava konusu olan e-arşiv fatura davalının ... adresine gönderilmemiştir. Dava dosyasına sunulan ... tarihli ... sayılı yazısı ekindeki davalı ...’ya ait sigortalı personel listesi üzerinde yapılan incelemelerde, ilgili e-israliyelerde isim ve imzası olan ..., ... ve ... ismindeki kişilerin davalı ...’nın ve davalı ...nin ortağı ve yetkilisi, personeli olmadıkları tespit edilmiştir.
Yargılama sonunda toplanan tüm delillere göre, davacı tarafça davaya konu cari (açık) hesap alacağına dayanak icra takibi başlattığı, alacağının temelini oluşturan 3 adet faturanın davalı ...'ya tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ belgesi ve bu faturaların içeriğinde yazılı malların davalıya teslim edildiğine yönelik e-irsaliyelerdeki ismi geçen şahısların davalı yetkilisi, ortağı, çalışanı olmadığı, aksinin de davacı tarafından ispat edilemediği, dinlenen davacı tanıklarının teslim edilen ... hacmine, nereye teslim edildiğine, kim tarafından teslim alındığına dair ispata elverişli beyanları olmadığı, tanık ...'ın beyanlarında ifade bulan, davacı ile davalı şirket arasında sözleşme bulunduğu, davalı şirketin işi ...'ya ... ettiği, davalı şirket diğer davalı ... arasında olan iş ilişkisi gereğince bir kısım ödemelerin ... tarafından yapıldığı ve faturaların ... adına kesildiği yönündeki beyanların yazılı delille ispatı elzem olup, ... tarihli bilirkişi ek raporunda davalılar arasındaki ticari ilişkinin incelenmesinden de mezkur tanığın beyanlarının doğrulanmadığı anlaşılmaktadır. Neticeten, takibe konu edilen alacağın temeline oluşturan 3 fatura ve buna dayanak 24 sevk irsaliyesinde geçene ... ... davalılara teslim edildiği davacı tarafından ispat edilemediğinden bu faturaların davalıların ticari defterlerinde de kaydının olmadığı anlaşılmakla, sübut bulmayan itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmetmek için davanın davalı lehine sonuçlanması, davacının icra takibinde kötüniyetli olması ve davacının talebi gerekir. Davacının kötüniyetli sayılabilmesi için haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olmalıdır. Alacaklının kötüniyetli olduğu konusunda ispat yükü davalıdadır. Davalı borçlu, takip konusu alacağın aslında hiç doğmadığını veya sona erdiğini alacaklının bildiği halde takibe geçtiğini kanıtlarsa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir. İzah edilen tüm nedenler karşısında dosya kapsamına göre, davacının takipte kötüniyetli olduğu ispatlanmadığından yasal koşulları bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/10/2024
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır