T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/278 Esas
KARAR NO : 2025/336
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 28/04/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ....'ye ait işyerinde 2003 ile 2018 yılları arasında çalışarak emekli olduğunu, ....'nin merkez adresi, ... mahalle ... No. ... ... iken, ... tarihinde kurulan ....'nin merkez adresi olan ... Mh. ... Sk. No... ... adresine ... tarihinde taşındığını ve bu adresi birlikte kullandıklarını, ... ve ...'un kardeş olarak şirketin ortakları olduklarını, ....'nin ise ...'un kayınbiraderi ... tarafından tek başına kurulan göstermelik bir şirket olduğunu, müvekkilinin emekli olduktan sonra haklarını talep ettiğinde şirkette çok sayıda takip bulunduğunu ve şirketin borca batık olduğunu öğrendiğini, müvekkilinin işçi alacağı davası devam ederken şirketin malvarlığını elden çıkardığını, bir bağımsız bölümü düşük bedelle ...'un baldızı ...'a devrettiğini, ....'ye ait araçların satış ilanının .... tarafından çıkarıldığını tüm bunların şirketler arasında organik bağı gösterdiğinden Yargıtay kararlarında kabul edildiği üzere tüm davalılardan alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalılar ... ve ... ile ... vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle, Davacının, müvekkili şirketten işçilik alacağı olduğu ve bunu tahsil edemediğinden bahisle, tüzel kişilik perdesinin aralanarak (kaldırılarak) şirket ortakları olan davalıların ve diğer davalı şirketin kişisel mal varlıkları ile işçilik alacağından sorumlu tutulmaları talebi ile işbu davayı açtığını, davacı, davalı müvekkil şirketin, işçilik alacağını ödememek için mallarını kaçırdığını, yeni bir şirket kurduğunu iddia ettiğini, davacının müvekkil şirketten alacağı olduğu ve buna ilişkin icra takibi olduğu doğru olduğunu, ancak davacının işçilik alacağını ödememek için malların kaçırıldığı iddiası, yeni bir paravan şirket kurulduğu ve müvekkil şirketin bu yeni şirkete devredildiği iddiası ve muvazaalı devriler yapıldığı iddialarını kabul etmenin mümkün olmadığını, kural olarak tüzel kişilik kendi malvarlıǧına sahip olduǧu ve ortaklarından tamamen ayrı, baǧımsız bir varlık, hukuk süjesi olduǧu için, borçlarından onu oluşturan ortaklar deǧil, bizzat ve tek başına kendisi sorumlu olduğunu ve ortaklara gidilemeyeceğini, tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasını gerektiren olaylar ise; birer istisna ve tüzel kişiliǧin göz ardı edilmesi ancak istisnai durumlarda söz konusu olabileceğini ve aksini savunmak, tüzel kişilik kavramının ortadan kalkmasını savunmak anlamına geldiğini, tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılmasından anlaşılan; alacaklılarına karşı sadece kendi malvarlıǧı ile sorumlu olan tüzel kişiye ilişkin bir borçtan dolayı sorumluluk alanının, tüzel kişiyi oluşturan veya yöneten kişileri de içine alacak şekilde genişletilmesi olduğunu, tüzel kişilik perdesinin düz kaldırılması halinde tüzel kişiyi oluşturan veya yöneten kişilerin sorumlulukları, koymayı taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı olmayacağını, tüzel kişilik perdesinin ters kaldırılması halinde, kural olarak tüzel kişi ortaǧının şahsi alacaklıları ortaǧın tüzel kişideki payını haczettirmesi ve böylece tüzel kişinin malvarlıǧından dolaylı olarak alacaǧını tahsil etmesinin mümkün olduğunu, tüzel kişilik perdesinin çapraz kaldırılması ise; bir şirketler grubunun ya da holdinglerin bünyesinde bulunan şirketler arasında söz konusu olabildiğini, Örneǧin; yavru ortaklıǧa ilişkin bir durumdan dolayı bu yavru ortaklıǧın baǧlı olduǧu ana ortaklıǧa ve bu ana ortaklık üzerinden de diǧer yavru ortaklığa gidilebilmesi olduğunu, davamızda ise bu durumlar söz konusu olmadığını, davacının nereden ulaştığını bilmediğimiz ve KVKK ya göre suç teşkil eden iddialarını da kabul edilemeyeceğini ve gerçeği yansıtmadığını, yapılan devirlerden bahsedilmektedir ki baldız vb. açıklamalar da gerçeği yansıtmadığını,diğer davalı şirket ile müvekkil şirketin bir bağı bulunmadığını, iddia edildiğinin aksine hiçbir zaman aynı adreste faaliyet göstermediğini ve adreslerinin de ayrı olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE :
... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası, davalılar ... ile ...'nin sicil kayıtları celp edilmiştir. Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak dava dilekçesinde belirtilen 12 adet aracın ... tarihinden sonraki mülkiyeti devir işlemlerine ilişkin kayıtlar, ... ve ... ile ...'ın akrabalık ilişkilerini gösterir nüfus kayıtları ile davalı şirketlerin iş yerinde çalışanları gösterir bilgi ve belgeler celp edilmiştir. ... Tapu Müdürlüğünden ... Mahallesi ... ada ... parsel sayısında tapuya kayıtlı bağımsız bölümün davalı ... şirketi adına kayıtlı iken ... TC numaralı ...' a devrine ilişkin kayıtlar getirtilmiştir.
Ticari defterler üzerinde incelemeler yapılarak bilirkişi raporları aldırılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin tespit davasıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun davaya ışık tutan emsal 2019/11-808 E. 2020/504 K. İlamında belirtildiği üzere, " tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi; bazı şartların varlığı hâlinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesi dikkate alınmadan, mevcut tüzel kişiliğin arkasına saklanan gerçek veya tüzel kişinin borçtan sorumlu tutulmasını ifade etmektedir. ... Yine muvazaa, kanuna karşı hile gibi durumlarda da bazen tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi uygulanmadan da sorumluluğa hükmedilebilmektedir.
... tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının önemli bir istisnasını teşkil etmektedir ..... tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi her somut olayın özelliği gözetilerek değerlendirilmeli ve TMK’nin 2. maddesi gereğince dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılma yasağı gözetilerek tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığı, tüzel kişiliği düzenleyen normların dışına çıkılıp çıkılmadığı incelenmelidir. Bununla birlikte öğretide; tüzel kişi ile ortakların alanlarının organizasyon ve malvarlıklarının birbirine karışması, ortağın kendi fiil ve işlemleriyle üçüncü kişilere karşı sanki tüzel kişilik ile kendisi arasında bir ayrım yokmuşçasına işlemler yapması ya da ortağın kendi malvarlığı ile şirketin malvarlığı birmiş gibi davranması, yetersiz sermaye ile faaliyete devam edilmesi özellikle şirket tüzel kişiliğinin bilinçli (kötü niyetli) olarak üçüncü kişileri zarara uğratması hâllerinde perdenin aralanması gerektiğinden bahsedilmektedir...... Öğreti ve uygulamada tüzel kişilik perdesinin aralanmasının genel olarak üç değişik durumda mümkün olabileceği ifade edilmektedir. Birinci durum perdenin düz aralanması olarak ifade edilen şirketin borcu için şirkete ilave olarak ortakların da borçtan sorumlu tutulmasıdır. İkinci durum perdenin ters çevrilerek aralanması olarak ifade edilen ortağın borcu için ortağın yanında şirketin de borçtan sorumlu tutulmasıdır. Nihayet üçüncü durum ise somut uyuşmazlık bakımından tartışılması gereken ve perdenin çapraz aralanması olarak ifade edilen, borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğu cihetine gidilmesidir.
....... tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde iktisadi bir bütünlük içerisinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Ayrıca üçüncü kişiler nezdinde uyandırılan bu algı neticesinde, ticaret yaparken güçlü bir yapıya sahip görüntüsü oluşturularak, şirketlerden birinin borca batırılması ya da içinin boşaltılıp iş alanının diğerine kaydırılması işlemleri tipik bir hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmelidir. ...... tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması için iki şirket arasında alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli olarak işlemlerin yapıldığının ve bu nedenle asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediğinin somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. "
Anlatılanlar ışığında somut olayda davacının, davalı ...den alacaklı olduğu, alacağını tahsil edemediği ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ve taraflar arasında bu hususta ihtilaf bulunmamasına göre kabul edilmiştir. İhtilaf borçlu ...nin borcundan davalıların tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle sorumlu tutulup tutulamayacağına ilişkindir.
Her iki şirketin merkez adresinin de bir yıl kadar ... Mh. ... No. ... ... ... şeklinde bitişik adres olduğu, faaliyet konularının aynı olduğu, her iki şirketin bitişik adresi yanında; sonradan kurulan ... kurucusu olan ...'ın 2016 yılı ... Ayına ilişkin SGK e-bildirgesinde ...’nin bir çalışanı olduğu sabittir. Yine taraflar arasında yakın akrabalık bulunduğu, davalı ... şirketi ortaklarının ( ... ve ...) kardeş olduğu, diğer davalı şirketin ise gerçek kişi davalıların bir diğer kardeşleri olan ...'ın eşi olan ... tarafından kurulduğu ... ilçe nüfus müdürlüğü cevabi yazısına göre kabul edilmiştir.
Aldırılan ek bilirkişi raporu ile davalı ... ... nin 2014 ve 2015 yılında yapmış olduğu ticari faaliyetlerin diğer davalı şirket kurulduktan sonra anlamlı şekilde azalıp azalmadığı, portföyünün diğer şirkete geçip geçmediği, yine daha önce incelenen ticari defterler de nazara alındığında davalı ... şirketinin içinin boşaltılıp boşaltılmadığı, gerçek kişi davalıların bu şirketten herhangi bir ad altında tahsilat yapıp yapmadıkları, yine dosya kapsamında bulunan davalıya ait olduğu belirlenen araçların satışının yapılıp yapılmadığı bedellerin tahsil edilip edilmediği, davalı ... şirketinin bu araçların satışından tahsilat yapıp yapmadığı hususları açığa kavuşturulmuş olup, davacının iddiasını doğrular şekilde ... Şirketinin kurulduğu 2018 yılından itibaren, pazarda rakip firma kurulmasının satışın bir miktar düşmesine sebep olabileceği kabul edilmekle birlikte, bu sınırı aşan, önceki yıllara göre faaliyette yüzde 66 ya varan azalma olması, 2020 yılında ise davalı ... Şirketinin herhangi bir ticari faaliyeti kalmaması şirketin borca batıklık durumu olmadığı halde işlevsiz bırakılması dikkate alındığında sonradan kurulan ... ne ait tüzel kişiliğin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanıldığı vicdani kanaatine varılmıştır. Buna göre davalı şirketler arasında perdenin çapraz aralanması talebi kabul edilerek bu yönde tespit hükmü kurulmuştur.
Gerçek kişi davalılar yönünden yapılan değerlendirmede ortakların şirketi işlevsiz bıraktıkları ve şirketi rasyonel yönetmedikleri gibi şirketten ekonomik faaliyeti etkileyecek ölçüde para çekmiş oldukları, şirket malvarlığı ile kendi malvarlıkları birmiş gibi davrandıkları, bu suretle şirketin içini boşaltarak mal kaçırdıkları vicdani kanaatine varılmıştır. Buna göre davalı şirket ile ortaklar arasında perdenin düz aralanması talebi kabul edilerek bu yönde tespit hükmü kurulmuştur.
Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE;
Davalılardan ... İle davalılar ..., ... ve ... Arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına, ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına kayıtlı borçtan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarının tespitine, alacağın davalılardan tahsiline,
2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL tanık ücreti, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.15/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır