T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/119 Esas
KARAR NO : 2025/297
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/02/2024
KARAR TARİHİ : 30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, ... Mh. ... ... ... .../... adresinde kurulu bulunan ... seri numaralı sayaç için ... tarihinde yapılan kontrollerde kesilen elektriği açarak enerji kullanımında bulunulduğunun tespit edildiği, ... adına tutanak tanzim edildiği, ... seri numaralı sayaca tanzim edilen ... tarih ... seri numaralı kaçak tespit tutanağına yapılan kaçak tahakkuk hesaplamasının 513,378kwh 2. kaçak ... TL olarak yapıldığı, Davalı borçlunun takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği belirtilerek, borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının uygun bir teminat karşılığı ihtiyaten haczine, haklı davanın kabulü ile borçlu tarafından haksız olarak yapılan itirazların iptali ile takiplerin devamına, kullanım bedeline tarife hükümlerine göre tahakkuk eden gecikme zammı ve KDV işletilmesine ve bunun dışındaki alacağımıza ticari temerrüt faizi uygulanmasına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam ... Tl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe, borca, faize ve borcun ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak ;
1- Davacı ... personelleri tarafından, ... Mah. ... Cad. ... Blok ... Sitesi .../... adresinde bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına dair Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı düzenlenmiş olduğunun görüldüğü, davalı ... adına düzenlenmiş olan ... tarih ve ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağında; “Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.maddesinin (ç) bendinin ihlal edilmiş olduğu tespit edildi. Kullanılan enerji sayaçtan geçiyor.” Denilmekte olduğu,
2- Tutanak tarihinden önceki son okuma tarihi olan ... tarihinden sonra kesik vaziyette olan elektriğin davalı tarafça açılarak kullanıldığı ve ... tarihinde sayaç mahallinde düzenlenen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile bu durumun tespit edildiğinin dosya içeriğinde bulunan belgelerden anlaşıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin 42.maddesinin 1.fıkrasının (ç) bendinde; “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin, mücbir sebep halleri dışında açılması” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği,
3- Düzenlenen ... tarih ve ... seri numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı dikkate alınarak davalı tarafa tahakkuk ettirilebilecek Kaçak elektrik faturasının tarafımca hesaplandığı, yapılan hesaplamalar sonucunda; Davacı tarafça düzenlenebilecek Kaçak Elektrik Tüketim Faturası ...-TL olarak hesaplandığı, tarafımca hesaplanan fatura tutarının davacı tarafça davalı tarafa tahakkuk ettirilen fatura tutarı ile uyuştuğu,
4- Son ödeme tarihi ... olan ...-TL fatura tutarının (ana para) ... takip tarihi itibariyle yıllık %19,2 faiz oranı üzerinden Gecikme faizinin ...-TL, KDV’sinin ...-TL, ana para dahil toplam takip tutarının ...-TL olarak tarafımca hesaplandığı, tarafımca hesaplanan Gecikme faizi, KDV tutarı ve Ana para dahil toplam takip tutarının Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. sayılı dosyasına konu tutarlar ile uyuştuğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava, kaçak elektrik nedeniyle tahakkuk ettirilen faturanın tahsili için başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi; davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki mahkeme itirazın iptali davasında; tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Şu açıklamalardan anlaşıldığı üzere; itirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan (İİK.m.67/1); alacaklı, alacağının varlığını HMK'ya göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Taraflar arasında davacının kendisine ait iş yerinde kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Diğer taraftan, yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümleri, özellikle “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayan- dırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” şeklindeki düzenleme ile birlikte değerlendirildiğinde; ispat yükü, davacının abonelik sözleşmesi tesis etmeden kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davalı şirkete aittir.
Davalının ... Mh. ... ... Sıt. .../... adresinde kurulu bulunan ... seri numaralı sayaç için ... tarihinde yapılan kontrollerde kesilen elektriği açarak enerji kullanımında bulunulduğunun tespit edildiği, ... adına tutanak tanzim edildiği, ... seri numaralı sayaca tanzim
edilen ... tarih ... seri numaralı kaçak tespit tutanağına yapılan kaçak tahakkuk hesaplamasının 513,378kwh 2. kaçak ... TL olarak yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davaya konu ... hizmet numaralı ticarethane abone grubuna dâhil olan tüketim noktasına dair düzenlendiği görülen tutanakta; "Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinin C bendinin ihlal edilmiş olduğu tespit edildi. Kullanılan elektrik sayaçtan geçiyor." tespitinin bulunduğu anlşaılmaktadır.
Davacı şirket tarafından düzenlenen tutanaklar, düzenlenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde,Tutanak tarihinden önceki son okuma tarihi olan ... tarihinden sonra kesik vaziyette olan elektriğin davalı tarafça açılarak kullanıldığı ve ... tarihinde sayaç mahallinde düzenlenen Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı ile bu durumun tespit edildiğinin dosya içeriğinde bulunan belgelerden anlaşıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin 42.maddesinin 1.fıkrasının (ç) bendinde; “Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin, mücbir sebep halleri dışında açılması” kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğinden” dava konusu olay kaçak elektrik tüketimidir. Bu minvalde, bilirkişi tarafından kaçak enerji bedeli hesaplanmasının dosya kapsamına ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği mevzuatına uygun olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini miktarı muayyen faturaların oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına,
2-Hüküm altına alınan bedelin %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır