T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/164 Esas
KARAR NO : 2025/168
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... (...) ile davalı taraf arasında ... tarihinde satış sözleşmesinden kaynaklı ... tarihli ... numaralı, ... TL bedelli fatura düzenlendiğini, müvekkilinin faturada yazan mal ve hizmetleri gereği gibi davalı tarafa ifa ettiğini, davalı tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, fatura bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi E. ... numaralı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ... tarihinde borca itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptalini, takibin devamına, davalı tarafın kötü niyetli olarak takibin uzamasına yönelik itirazına karşı İİK madde 67/2 gereğince icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın belirttiği gibi taraflar arasında ... tarihli bir satış sözleşmesi mevcut olmadığını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan Antalya Genel İcra Dairesi ... esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan ... fatura tarihli ... TL bedelli faturada belirtilen malların müvekkil şirkete teslim edilmediğini, davacının haksız icra takibi yaptığını, müvekkili şirketin borcu olmadığını da bildiği için kötü niyetli olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, alacaklı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Tarafların 2024 yılı alış-satış analizleri ve icra dosyası celp edilmiş, ticari defter ibrazı istenerek mali müşavire bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde ; davacı tarafından davalı aleyhine ... tarihli ... numaralı, ... TL bedelli fatura alacağının tahsili amacıya ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından ... tarihinde takibe, borca, faize ve tüm ferilere itiraz edildiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; ...’un 2021 yılı içinde mal ve hizmet satışı yapılan kişilere ilişkin BS Formu içeriğinde; ... kesilen fatura bulunmadığı, ancak ...’nin 2021 yılı karşılaştırmalı alış satış analiz formu içinde mal ve hizmet satın alınan kişilere ilişkin bilgiler içeriğinde; alış olarak ...’dan 1 adet Kdv hariç ... TL. beyan edildiği, karşıt satışta beyan kaydı bulunmadığı, davacı/ alacaklının ticari defterlerini ibraz edilemediği şeklinde beyanının bulunduğu, davalı / borçlunun 2021 Yılı Ticari defterlerinin; Açılış Tasdiklerinin usule uygun yapıldığı, mevzuata göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve ticari defter
kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün durumda olduğu, davalı / borçlu’nun 2021 yılı ticari defterlerinin ... Emanet hesabının incelenmesi neticesinde; ... tarafından ...’ne kesilen ... tarih ve ... numaralı ... TL. bedelli faturanın Davalı / Borçlu ticari defterlerinde yer aldığı, ... tarihli kapanış fişinde ... TL. ödenmemiş bakiyenin kayıtlı olduğu, icra takibine esas faturayı karşılar şekilde ... TL. ana para borç miktarının kayıtlı olduğu, ayrıca, talebin takip öncesi işlemiş faiz ve yıllık adi kanuni faiz üzerinden olması nedeniyle % 24 oran üzerinden icra dairesi tarafından tahsil gününde güncel olarak hesaplanarak tahsilinin yerinde olduğu bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe dayanak faturalardan davalının borçlu olup olmadığı, davalının itirazının iptalinin gerekip gerekmediğidir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davacı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davalının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davacının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davalının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerine göre, icra takibine konu ... tarihinde satış sözleşmesinden kaynaklı ... tarihli ... numaralı, ... TL bedelli faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf ticari defterlerini usulüne uygun ihtara ve tebliğe rağmen sunmamış olmakla 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3 maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davalı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu, yine HMK 222/son maddesi uyarınca bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağından, davalının faturayı ticari defterine kayıt etmesi ile malları teslim almadığı savunmasında bulunamayacağı anlaşılmıştır. Neticeten davalının yemin deliline de dayanmamış olması ile takip konusu fatura borcunun (icra takibindeki asıl alacak bedelinin) bizatihi davalı defterleri ile ispat edildiği, işlemiş faiz hesabının TTK 1530/4-A bendine göre hukuka uygun olduğu kanaatiyle, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre davanın kabulüne ve faturadan doğan alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve ... TL takip öncesi faiz olmak üzere toplam ... TL bedel üzerinden takibin devamına,
2-Hüküm altına alınan ... TL nin %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.12/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır