T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/271 Esas
KARAR NO : 2025/375
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 29/01/2015
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'nün kullandığı ... palakalı araçla kazaya karıştığını, davalı şirketin ...'nün aracını sigortalayan ZMMS şirketi olduğunu, söz konusu kazada yaralandığını, sakat kaldığını ve tedavi sonrası da iyileşemediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve dava tarihinden itibaren faiz işletilmek kaydı ile şimdilik ... TL geçici iş görmezlik, ... TL geçici iş göremezlik dönemi içerisinde bakıcı gideri, ... TL daimi iş göremezlik, güç kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı taraf savunmasında, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ...-... tarihleri arasında sigortalı olduğunu, bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatlarının ise kaza tarihi itibariyle kişi başı ... TL olduğunu, müvekkili şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, ... doğumlu ...'nin kaza tarihinde ... yaşından küçük olduğunu ve ehliyetinin bulunmadığını, hukuki mevzuat gereğince motosikletin kullanımı için gerekli olan ... sınıfı sürücü belgesinin ... yaşını bitirmiş olan kişilere verildiğini, buna rağmen davacının kaza tarihi itibariyle ehliyetsiz olarak araç kullandığını, bu nedenle sürücü belgesi olmadan araç kullanan ve yaralanan davacının kazanın meydana gelmesine kusuru ile sebebiyet verdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile gerekli raporların alınmasını talep ettiklerini, dava konusu kaza ile ilgili açılan savcılık /ceza dosyasının celbi ile kesinleşmemiş ise bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini talep ettiği görüldü.
Birleşen davada dava dilekçesinde özetle; ... havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacının vücudunda kırıklar meydana geldiğini, beyin travması geçirdiğini, vücut fonksiyonlarının işlevini büyük oranda kaybettiğini, bu nedenle sürekli tedavi gördüğünü, bu zaman zarfında eğitimine ara vermek zorunda kaldığını, tedavi için sık sık ...'ya gittiğini, yol ve hastane masrafları nedeniyle mağdur olduğunu, ayrıca kaza sonrasında yeme, içme gibi kişisel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak duruma geldiğini, yakınlarının yardımı ile insani ihtiyaçlarını karşıladığını, bu nedenle davalının haksız fiili nedeniyle şimdilik ... TL maddi tazminatın, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan ve dava tarihine kadar yapılan tedavi giderlerinin, tedavi için ...'ya gidiş-geliş, genel giderler için şimdilik ... TL maddi tazminatın, davalının haksız eylemi sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik de olmak üzere davacının başkalarına bağımlı yaşamak zorunda kalması nedeniyle büyük üzüntü ve ızdırap duyduğunu, kazanın yaşamını ve eğitim hayatını olumsuz etkilediğini, davacının çekmiş olduğu üzüntü ve acıların bir nebze giderilmesi için ... TL manevi tazminat olmak üzere toplam ... TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın kaza tarihi itibari ile ... Tarafından sigortalandığını, sigorta şirketinin davaya dahil edilmesini talep ettiklerini, dava konusu kazanın davacının asli kusuru sebebiyle meydana geldiğini, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, davacının müvekkilinden talep ettiği tazminat miktarının hukuka aykırı, haksız ve fahiş olduğunu, davacının zararı ile olay arasındaki nedensellik bağının araştırılması ve kusur derecesinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin davacıya yönelik kasıtlı bir eylemi bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen davada ihbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davaya konu kaza ile ilgili ve maluliyetine ilişkin tazminat talebine dair müvekkil şirketi davalı olarak gösterdiği Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin .../... esas sayılı dosyasının bulunduğunu, her iki davanın davacısı ve konusunun aynı olduğunu, iş bu dosya ile Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının birleştirilmesini, davanın reddini talep etmiştir.
Alanya ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... E.../... K.sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacının tedavisine ilişkin evraklar dosya arasına alımıştır.
SGK'ya yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
Sosyal ekonomik durum araştırılması için yazılan müzekkerelere verilen cevaplar dosya arasına alınmıştır.
Davaya konu trafik kazasına karışan araçlara ilişkin olarak Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır.
İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan ... tarihli Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben aynı olaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı sürücü ... 'nin %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... 'nün %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu Dairesinden alınan ... tarihli Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine hitaben aynı olaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre E cetveline göre davacıda %2.1 oranında sürekli maluliyet oluştuğu, 9 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu tespit edilmiştir.
İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan ... tarihli mahkememize hitaben aynı olaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda; davacı sürücü ... 'nin %10 (yüzde on ) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ... 'nün %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu Dairesinden alınan ... tarihli mahkememize hitaben dava konusu olaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporunda; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre E cetveline göre davacıda %2.1 oranında sürekli maluliyet oluştuğu, 9 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Alınan ... tarihli aktüerya raporuna göre; dava konusu kaza sonucunda %2.1 oranında sürekli ve 9 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...' nin; olay tarihinde öğrenci olması nedeniyle geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı olmadığı, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın ... TL, iyileşme dönemi için bakıcı gideri yönünden maddi zararının ...- TL olduğu tespit edilmiştir.
Dosya yeniden aktüerya bilirkişiye tevdii edilmiş olup, düzenlenen ... tarihli aktüerya bilirkişi raporunda; %2.1 oranında sürekli ve 9 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...' nin; olay tarihinde öğrenci olması nedeniyle geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı olmadığı, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararın 2019 asgari ücretleri dahil edilerek yeniden hesaplandığını, %10 kusur durumu için ... TL, %15 kusur durumu için ... TL, iyileşme dönemi için bakıcı gideri yönünden maddi zararının %10 kusur durumu için ... TL, %15 kusur durumu için ...-TL olduğu tespit edilmiştir.
Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... talimat nolu dosyasında alınan ... havale tarihli heyet bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalı ...' nün davaya konu olayda %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu, davacı ...' nin olayda %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, ayrıca olay sırasında başından yaralanmasından dolayı müttefik kusurunun değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda: " Tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; mahkememiz asıl dava dosyasında ve birleşen dava dosyasında davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin tazmin talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderine ilişkin tutarlar belirlenirken; davacının yaralanmasında müterafik kusurunun bulunduğunun anlaşılması nedeniyle %20 oranında indirimler yapılmıştır.
Davacının, birleşen dava dosyasındaki manevi tazminat talebi; tarafların kusur durumları ,trafik kazası tarihinde paranın satın alma gücü ve manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması durumları göz önünde bulundurularak kısmen kabul edilmiştir." gerekçesi ile kısmen kabule dair verilen karar istinaf incelemesinde "1-Asıl dava dosyası davacıya vekaleten ..., birleşen dava dosyası davacıya vekaleten ... tarafından açılmıştır. Yine her iki vekil ayrı ıslah dilekçesi vermiş, karar her iki vekil tarafından asıl ve birleşen davaya özgü olmak üzere ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Bununla birlikte birleşen davada talep dilekçesinin açıklanmasına ilişkin ara karara karşı ... beyanda bulunmuş, duruşma tutanaklarına kimi zaman asıl dosya davacısı vekilinin geldiği, birleşen dosya davacı vekilinin mazeret dilekçesi verdiği şeklinde kayıtlar girmiş, her iki vekilin duruşmayı takip için birbirlerine yetki belgesi verdikleri tespit edilememiş, ilk derece mahkemesince asıl dosya davacı vekiline, birleşen dosya için de davacıyı vekil olarak temsil edip etmeyecekleri açıkça sorulmamıştır.
Yine, birleşen dava dosyası dava dilekçesi ekinde sunulan ...'a ait vekaletname incelendiğinde, gerek vekaletnamenin düzenlendiği tarihte ve gerek dava tarihinde davacının reşit olmadığı halde velileri yerine davanın bizzat davacı küçük tarafından açıldığı ve vekaletnamenin bizzat davacı küçük tarafından verildiği görülmektedir. Vekaletnamenin düzenlendiği tarih itibariyle davacı küçük mahkeme kararı ile ergin kılınmamışsa, yargılamanın geldiği aşamada davacı reşit olduğundan, bizzat davacıdan alınacak vekaletname ile davaya devam edilmesi gerekir.
Mevcut bu durumda öncelikle asıl ve birleşen davalanın ayrı vekillerle mi, yoksa tek vekille mi temsil ettirileceği hususundaki belirsizliğin giderilmesi, her iki dava ayrı vekil tarafından takip edilecekse birleşen dosya davacı vekilinden davacının bizzat kendi verdiği vekaletnamenin istenilmesi, her iki davayı tek vekil temsil edecekse bu kez ...'dan birleşen dava dosyası için istinaf dilekçesi verdiğinden diğer vekil ...'ın yetkilendirildiğine dair yetki belgesinin istenilmesi gerekir.
2-Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir."
Buna göre Yargıtay tarafından da benimsendiği üzere davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi gerekir.
Öte yandan gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu amaçla gerçek zararın hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre hesaplanması kabul edilmektedir. Tazminat hesabında hüküm tarihine en yakın tarihteki ücretlerin esas alınmasının nedeni tazminatların hesaplanma yöntemiyle ilgili olup tazminat miktarının belirlenmesi ileriye dönük varsayımsal hesaplamaları gerektirmesi ve gerçek belli iken varsayıma dayalı hesaplama yapılıp buna göre karar verilmesinin mümkün olmaması esasına dayalıdır.
Asgari ücret, tüm çalışanlar için uygulanması zorunlu “taban ücret” tir. Asgari ücretin, işçilerin yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam seviyesini sağlaması için gerekli olan en az ücreti ifade ettiği ve adil bir ücret elde edilmesi, böylece çalışanların ekonomik ve sosyal durumlarının düzeltilmesi amacına yönelik olduğu gözetildiğinde asgari ücretin kamu düzeni ile ilgili olduğu ve bunun altında bir ücretten söz edilemeyeceği, asgari ücretin altında kararlaştırılan ücretlerin ve buna ilişkin sözleşmelerin geçerli olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Asgari ücret kamu düzeni ile ilgili olduğundan davanın her aşamasında uygulanması zorunludur.
İlk derece mahkemesince tazminat bilirkişisinden önce ... tarihinde, sonrasında ise ... tarihinde rapor ek rapor alınmış, ancak hüküm ... tarihinde kurulmuştur. İlk derece mahkemesince hüküm tarihinde geçerli olan asgari ücrete göre TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle davacının sürekli iş görmezlik zararının hesaplanması gerekirken, daha önceki tarihlerde geçerli olan asgari ücrete göre zarar hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince davacının müterafik kusuru nedeniyle maddi tazminattan %20 oranında indirim yapılmışsa da, istinaf denetimine elverişli olacak şekilde hangi nedenden dolayı müterafik kusurun varlığı gerekçeli kararda yazılmamış olması doğru görülmemiştir.
Birleşen davada dava dilekçesiyle açıkça ... TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve ... TL tedavi (ulaşım, iaşe vb. dahil) gideri talep edilmiştir. Bu açık talebe rağmen birleştirme kararı sonrası ilk derece mahkemesince davacı taraftan talep sonucunun açıklatılması istenilmiş, ... ... tarihli dilekçesinde; ... TL sürekli iş görmezlik tazminatı ve ... TL bakıcı gideri talep edildiğinin dava dilekçesinden anlaşıldığı şeklinde beyanda bulunmuştur.
Oysa birleşen davada talep edilen ... TL bakıcı gideri değil, tedavi giderine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacının birleşen davada talep ettiği tedavi gideri konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
İlk derece mahkemesince birleşen dava dosyası yönüyle davacıdan tedavi gördüğü sağlık kuruluşları sorularak, ilgili tedavi evraklarının dosyaya getirtilmesi, varsa davacının elinde tedaviye ilişkin fatura ve makbuz gibi masraf belgelerinin dosyaya ibrazının sağlanması, daha sonra dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan belgeli ya da belgesiz tedavi (yol, iaşe, ilaç, pansuman, medikal malzeme gibi) giderinin ne olacağı konusunda rapor alınması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bir önceki bentte de açıklandığı üzere birleşen davadaki talep; sürekli iş görmezlik zararı ve tedavi giderine ilişkindir.
Birleşen dosya davacı vekili ... ... tarihli ıslah dilekçesiyle; ... TL olarak talep edilen maddi tazminat miktarını ... TL bakıcı gideri ve ... TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam ... TL'ye çıkarmıştır. Oysa bu davada bakıcı gideri talep edilmediğinden ıslah yoluyla da olsa bakıcı gideri talep edilmesi mümkün değildir. HMK'nın 26. maddesi gereğince hakim taleple bağlı olup, talepten fazlaya hükmedilemeyecektir. İlk derece mahkemesince bakıcı gideri yönünden usulünce açılmış bir dava bulunmadığından talep konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, talep aşılarak bakıcı giderine de karar verilmesi usul ve yasaya aykırı düşmüştür.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
İlk derece mahkemesince davacının trafik kazası sonucu yaralanmasının %2,1 maluliyet oluşturduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve 2 ay bakıcıya ihtiyaç duyduğu ile davalı taraf sürücüsünün asli kusurlu olduğu kabul edilmiş iken, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında birleşen davada davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az olmuştur. Davacı lehine daha üst seviyede manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.
Kabule göre de; asıl dava dosyası davalısının ... olduğu gözetilmeden, asıl davada alınması gereken bakiye harç ve yargılama giderlerinden birleşen dosya davalısı ...'nün de müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı düşmüştür.
Bilindiği üzere, 7251 Sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra a-6 ıncı bendinde; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş” olması halinde kararın esasının incelenmeden kararın kaldırılmasına karar verileceği hüküm altına alınmıştır.
Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; asıl ve birleşen davada davacı vekillerinin istinaf istemlerinin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 355. ve 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekillerinin yukarıda değerlendirilmeyen diğer istinaf nedenleri ile birleşen dava dosyası davalısı ... vekilinin istinaf isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçeleri ile kaldırılmıştır.
Kaldırma sonrası kaldırma sebepleri doğrultusunda yapılan yargılamada; Kaldırma ilamı uyarınca vekaletname eksiği giderilmiş, aktüel bilirkişiden Trh 2010 tablosu ve güncel asgari ücret dikkate alınarak rapor aldırılmış, birleşen dosya yönünden tedavi gideri bilirkişi marifetiyle tespit edilmiş, birleşen dava dosyasında bakıcı gideri talebi olmadığından bu talep yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, istinaf dairesince az bulunan manevi tazminat yerine hakkaniyetli olduğu düşünülen tutarda manevi tazminata hükmedilmiştir.
Yargılama sırasında davacıya asıl davadan feragat etmiş olmakla asıl davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, birleşen davada ise Yargıtay 4 HD " 2022/28 82 E., 2024/11697 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının poliçe limiti ... olduğu halde ... TL üzerinden anlaşma yaparak davacının ... TL lik talebi yönünden öze ilişkin feragat ettiği görülmekle müteselsil sorumlu diğer davalılara da bu feragat bu tutarda sirayet edeceğinden, birleşen davada kalıcı maluliyete ilişkin tazminat talebi yönünden davanın reddi gerekmiştir.
Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede; davacının yaralandığı bölgenin uyluk bölgesi olduğu, kalıcı maliyetinin de bu bölgeye ilişkin bulunduğu anlaşılmakla, davacının kask takmamış olmasının zararın artmasına etkisi bulunmadığı, yine davacının ehliyetsiz şekilde araç sürmesinin davacının meydana gelen kazadaki kusuruna eklenemeyeceği, müterafik kusur indirimi yapılabilmesi için ehliyetsiz sürücünün aracına bu hususu bilen yolcu konumunda olmak gerektiği anlaşılmakla somut olayda bu yönden indirim yapılmamıştır. Kaldı ki birleşen davada, tedavi gideri yönünden müterafik kusur indirimi yapılmış olsaydı dahi davacının talebi her halde hesaplanan tazminattan daha az olmakla taleple bağlı kalınarak kabul edilecekti.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede, olayın ağırlığı davacının çocuk yaşta kalıcı şekilde malul olması uzun süreli gördüğü tedavi çektiği acı, kusur durumları, tarafların ekonomik gücü ve paranın alım değeri gibi hususlar bir arada değerlendirilerek hakkaniyetli görülen tutarda manevi tazminat hükmedilmiştir.
Anlatılanlara göre aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
1-Asıl dava yönünden;
Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
Birleşen dava yönünden;
Kalıcı maluliyete ilişkin tazminat talebi yönünden; davanın REDDİNE,
Bakıcı giderine ilişkin tazminat talebi yönünden; usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
... TL tedavi giderinin ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
... TL manevi tazminatın ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN:
-Alınması gerekli ... TL harçtan, peşin ... ıslah ile alınan ... TL. Olmak üzere toplam ... TL.nın mahsubu ile bakiye ... TL. Harcın davacıdan tahsiline,
-Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
-tarafların beyanı doğrultusunda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
-Maddi Tazminat için alınması gerekli ... TL harçtan , peşin alınan ... TL. ve ıslah ile alınan ... TL. Harç olmak üzere toplam ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL. Harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
Manevi Tazminat için alınması gerekli ... TL: harcın peşin alınan ... TL. Harçtan mahsubu ile ... TL.davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Davacı tarafından yatırılan ... TL. Başvuru, maddi tazminat için ... Peşin, ... TL. Islah ve ... TL. Manevi tazminat için peşin harç olmak üzere toplam ... TL. Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ... TL: Adli Tıp faturası, ... TL. Tebligat posta gideri olmak üzere toplam ... TL. Yargılama giderinin asıl dava davalısı tarafından protokol kapsamında davacıya ödendiği anlaşılmakla davacı üzerinde bırakılmasına,
Birleşen davada kabul edilen maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, birleşen davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
Birleşen davada reddolunan maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı ... 'ye verilmesine,
-Manevi Tazminat için A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, ...'den alınarak davacıya verilmesine,
-Asıl davada ve birleşen davada sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 29/05/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır