T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/350 Esas
KARAR NO : 2025/196
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/05/2024
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir çok inşaat ürün yelpazesinden oluşan bir satış firması olduğunu, borçlu şirket ile müvekkil arasında inşaat malzemeleri satımından kaynaklı ticari faaliyet ilişkileri mevcut olduğunu, bu ticari faaliyetlerden kaynaklı müvekkilin davalı borçlu şirketten alacağının mevcut olduğunu, müvekkil şirketin; ... tarihli ... numaralı fatura, ... tarihli ... numaralı fatura, ... tarihli ... numaralı fatura, ... tarihli ... numaralı faturadan ve ... tarihli ... numaralı faturalardan kaynaklı toplamda ... TL davalıdan kısmi alacağının bulunduğu, müvekkili şirketin iş bu faturalardan kaynaklı ... TL kısmi alacağı nedeniyle davalı aleyhine ... tarihinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığını, yasal süresi içinde borçlu tarafından söz konusu borca itiraz edildiğini, ... tarihinde takibin durdurulmasına karar
verildiğini, itirazın iptaline takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz eden davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalıya dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Tarafların karşılaştırmalı alış-satış analizleri, icra dosyası dosya arasına alınmış, ticari defter ibrazı istenerek mali müşavir bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine cari hesap ekstresi ... TL alacağın tahsili amacıyla takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde ödeme emrine, borca,imzaya ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak ;
Davalı tarafa usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen ticari defter ve belgelerini sunmadığı, Davacı / Alacaklı taraf olan ...’nin 2023 Yılı ve 2024/01 dönemi E-defterlerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı
tarafından belirlenen standartlara uygun şekilde hazırlandığı, e-Defterlerin geçerlilik kazanabilmesi için gerekli olan defter bilgileri, firma bilgileri, mali müşavir bilgileri ve vergi detaylarının yer aldığı, tüm ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, delil olarak
kabul edilmesinin mümkün durumda olduğu, ... tarihli ... numaralı fatura, (... TL.), ... tarihli ... numaralı fatura (... TL.), ... tarihli ... numaralı fatura (... TL.), ... tarihli ... numaralı faturadan (... TL.) ve ... tarihli ... numaralı fatura (... TL.) davacının ticari defter kayıtlarında bulunduğu, İcra takibinde alacak konusu yapılan miktarın davacının ticari defter kayıtlarında yer alan
... tarihli ... numaralı faturadan (... TL.) ve ... tarihli ... numaralı fatura (... TL.) kaynaklı kalan bakiye olduğu,
Davacı / Alacaklı taraf olan ... ticari defter kayıtlarına göre ...’den ... TL. ... icra takip tarihi itibariyle alacaklı bulunduğu, Ticari ilişki kaynaklı fatura karşılığı olan alacağın TCMB resmi sitesinde yayımlanan ... tarihinden itibaren geçerli % 51,75 avans işlemlerinde uygulanan faiz üzerinden icra dairesi tarafından tahsil gününde güncel olarak hesaplanarak diğer fer’i alacakları ile beraber tahsil edilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasında takibe dayanak faturalardan davalının borçlu olup olmadığı, davalının itirazının iptalinin gerekip gerekmediğidir.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; Alacaklının davacının, borçlunun davalı olduğu, cari hesap ektresine dayandırılan ...-TL ile ödeme emri düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davalının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davacının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre ... tarihli ... numaralı fatura, (... TL.), ... tarihli ... numaralı fatura (... TL.), ... tarihli, ... numaralı fatura (... TL.), ... tarihli ... numaralı faturadan (... TL.) ve ... tarihli ... numaralı fatura (... TL.) davacının ticari defter kayıtlarında bulunduğu, İcra takibinde alacak konusu yapılan miktarın davacının ticari defter kayıtlarında yer alan ... tarihli ... numaralı faturadan (... TL.) ve ... tarihli ... numaralı fatura (... TL.) kaynaklı kalan bakiye olduğu, Davacı / Alacaklı taraf olan ... ticari defter kayıtlarına göre ...'den ... TL ... icra takip tarihi itibariyle alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini usulüne uygun ihtara ve tebliğe rağmen sunmamış olmakla 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davalı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kanaatiyle, tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğun ticari defterleri itibarı ile kanıtlandığı nazara alınarak asıl alacak balımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre davanın kabulüne ve faturadan doğan alacağın likit ve belinlenebilir olması nedeniyle davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacak bedeline takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin yerinde olduğuna,
2-Hüküm altına alınan bedelin %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzlerine karşı ile davalı tarafın yokluğunda , gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır