T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/436 Esas
KARAR NO : 2025/387
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin inşaat yapı sektörünün çeşitli alanlarında faaliyet gösterdiğini, davalı borçlunun ise ...'da sera teknolojileri sektörü alanında hizmet verdiğini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellere ait faturaların KDV tevkifatı yapılarak düzenlenmesi gerektiğini, KDV Genel Uygulama Tebliği md. VC-2.1.3.2.1'de “Yapım işleri ile, Bu işlerle birlikte ifa edilen ... ve ... Proje Hizmetlerinde” uygulanacak tevkifat oranı 4/10 olarak KDV tevkifatı uygulanır. Yükleniciler tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde, işi devreden her yüklenici tarafından, kendisine ifa edilen hizmete ait KDV üzerinden tevkifat yapılır. Buna göre üniversiteler tarafından düzenlenen ihaleler kapsamında yapılan inşaat işlerine uygulanacak KDV tevkifat oranı 4/10 olarak belirlendiğini, yapım işinin bir kısmının yükleniciler tarafından tamamen veya kısmen alt yüklenicilere (taşeronlara) veya daha alt yüklenicilere devredilen yapım işlerinde de yine KDV tevkifatı yapılacağını, Gelir İdaresi tarafından yayınlanmış Özelgelerde de aynı husus kabul edildiğini, müvekkilinin ... Üniversitesi tarafından ... tarihinde düzenlenen ..., ... ve ... ihalesi almış ve bu ihale kapsamında İdare tarafından sonradan kapsama dahil edilen “sera yapım işi” davalı borçlu tarafından müvekkil şirkete, söz konusu işe karşılık 9020 KDV'li (... TL) brüt ... TL tutarında fatura düzenlendiğini, davalı borçlu tarafından, düzenlenen faturadan 4/10 oranında (...TL x 4/10) ...- TL KDV tevkifatı yapılması gerekirken, davalı borçlu müvekkilin bu yöndeki beyan ve taleplerini dikkate almamış ve hatalı şekilde KDV tevkifatsız fatura düzenlediğini, bunun üzerine vergi dairesi tarafından müvekkile hatalı düzenlenmesi sebebiyle ...- TL tevkifata ek olarak ... TL ceza ödemesi tebliğ edildiğini, KDV tevkifat uygulaması gereği davalı borçlu tarafından KDV 2 beyannamesi ile vergi dairesine başvurularak tevkifat ödemesi istendiği zaman alınabilecekken, davalı borçlunun bu yöndeki taleplerini görmezden geldiğini ve müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, davalı borçludan defaatle faturayı düzeltmesi talep edilmiş olmasına karşı bu yöndeki taleplerinin görmezden gelindiğinden son çare olarak müvekkilinin kusurundan ötürü haksız yere ödemek zorunda kalmış olduğu toplam ... TL'nın tahsili için Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. sayılı dosyası ile, davalı borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçlunun söz konusu takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini, itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki mevcut olmadığını, müvekkilinin davacı tarafın almış olduğu ihale kapsamında almış olduğu sera yapım işini bitim tarihinde süresinde ve eksiksiz olarak ikmal ve teslim ettiğini, ... tarihli ...- TL bedelli e-fatura tanzim edildiğini, fatura karşılığı yatırılması gereken ilgili tutarların maliyeye müvekkili tarafından yatırıldığını, başkaca borçlarının bulunmadığını, tanzim olunan faturaya kanuni müddeti içinde itiraz edildiğini, davacı tarafın ticari defter delilini kabul etmediklerini, tanık deliline muvafakatlarının bulunmadığını, icra takibinde, takibe dayanak belge sunmayan davacının itirazın iptali davasında icra dosyasında var olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını, itirazın iptali davasının kısmi olarak açılamayacağını, takipte talep olunan (969 kanuni faiz) ve dava dilekçesinde (avans faizi) talep olunan faiz miktarlarının farklı olduğunu, davanın Vergi Mahkemesinde açılması gerekirken, Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, ... TL Vergi Dairesine davacı tarafından yatırıldığını, davanın Vergi Dairesine karşı açılması gerekirken şirketim hasım olarak gösterildiğini, alacaklının kötü niyetli olduğu, alacak miktarının belirsiz olduğunu, davanın hukuki dayanaktan ve hukuki yarardan yoksun ve konusuz kalmış olması nedeniyle hem usul hem esastan reddine, görevsizlik ve husumet itirazlarımızın kabulüne, mahkeme aksi kanaatte ise, davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan takip alacaklısı davacı aleyhine, takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile tecziyesine, mahkeme giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
... Üniversitesinden davaya sera yapımına ilişkin kayıtlar celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Davacının esnaf,tacir araştırmasına ilişkin Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Vergi Dairesinden, Ticaret Sicil Müdürlüğünden kayıtlar celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Davacının 2023 yıl BA, davalının 2023 BS formları ilgi vergi dairelerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; Alacaklı/davacı tarafından borçlu/davalı hakkında KDV tevkifatının yapılmaması sebebiyle ödenen vergi cezasının rücu bedeli alacağı toplamı ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresinde borcun tamamına itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli mali müşavir bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Tartışma ve değerlendirme;
... tarafından yapılan sera yapım işi için, ... tarihinde davacı adına, ... numaralı aşağıdaki e-fatura düzenlenmiştir.
Mal ve hizmet Bedeli ...
%20 KDV ...
Fatura Bedeli ...
Söz konusu fatura ... tarihinde her iki tarafın ticari defterlerine işlenmiştir. Dolayısıyla, davacı taraf söz konusu faturadan ... tarihinde haberdar olmuştur.
Uyuşmazlık konusu faturala KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ'nde; ... tarih ve 31397 R. Gazetede yayınlanan Ser No:.. Tebliğle yapılan değişiklik nedeniyle ... TL KDV tutarının 4/10'u olan ... TL'lık kısmının tevkifat yapılarak vergi dairesine ödenmesi gerekmektedir.
Ancak, davalı tarafça düzenlenen faturada tevkifat tutarı gösterilmediği gibi, tevkifat tutarını yatırmakla sorumlu bulunan davacı tarafça da mevzuata uyulmadığı görülmüştür. Davalının düzenlediği fatura ile ilgili olarak ... TL KDV tutarının tamamını ... Hesaplanan KDV hesabına kaydet görülmüştür. Oysa ki, ... TL KDV'nin tevkifat tutarı olan ...- TL-... TL—... TL'nin ...- Hesaplanan KDV hesabına, ... TL'nın ise mahsup edilecek vergiler hesabına aktarılarak muhasebeleştirilmesi gerekirdi.
Davalı tarafça ise , ... TL-... TL—... TL'nın ...-İndirilecek KDV hesabına ... TL'nın Ödenecek vergiler hesabına (tevkifat yoluyla ödenecek KDV) aktarılarak muhasebeleştirilmesi ve bu doğrultuda vergi dairesine ödenmesi gerekirdi.
Dava konusu uyuşmazlıkta tarafların basiretli tacir oldukları her ikisinin de yapılan işte kdv tevkifatı olduğunu bilmeleri gerektiği hususu dikkate alındığında sorumlunun kim olduğunun değerlendirilmesinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu değerlendirilmiştir.
Takip Tarihi İtibariyle Davacı Alacağının Tespiti
Davacı yan icra takibinde aşağıdaki gibi alacak talebinde bulunmuştur:
4/10 KDV tevkifatı ...
Pişmanlık Cezası ...
Damga Vergisi ...
Toplam ...
Dava konusu uyuşmazlıkta tarafların basiretli tacir oldukları her ikisinin de yapılan işte kdv tevkifatı olduğunu bilmeleri gerektiği hususu dikkate alındığında sorumlunun kim olduğunun değerlendirilmesinin sayın mahkemenizin takdirlerinde olduğu ödenen ... TL ve ... TL damga vergisinin bu nedenle talep edilip edilemeyeceğinin takdirinin sayın mahkemenize ait olacağı değerlendirilmiştir.
... TL KDV tevkifat tutarının davacı tarafça, davalıya ödenecek olan fatura toplamı olan ... TL'den mahsup edilerek ödeme yapılması gerektiği, davalının ticari defterlerinde bu ödemenin halen yapılmadığı görülmüş ise de eğer davacı tarafından davalıya ödeme yapıldı ise ... TL KDV tevkifat bedelinin davalıdan istenebileceği, eğer ödeme yapılmadıysa ... TL fatura bedelinden ödenen tevkifat tutarı olan ... TL düşülerek ödeme yapılması gerekeceği değerlendirilmiştir.
Normalde olması gereken davalının faturayı tevkifatlı düzenlemesi gerekmekte olup davacı tarafın fatura bedeliniz ...- TL- ...- TI ... TL olarak davalıya ödemesi, ...- TL'nın vergi dairesine ödenmesi (...'de ödenmiştir) gerekir.
Davacı yan, dava dilekçesinde avans faizi istemesine karşın, icra takibinde %9 yasal faiz istemiş olduğundan, talep gereğince takip tarhinden itibaren sayın mahkemenizce Kabul edilecek alacak miktarı için %9 ve değişen oranlarda yasal faiz isteyebileceği tespit ve görüşüne varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava itirazın iptali davasıdır.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının ... tarihli icra takibi ile davalı ... açıklamalı takip başlattığı, takip dayanağı olarak; ... KDV tevkifatının yapılmaması sebebiyle ödenen ...-TL vergi cezasının rücu bedelinin gösterildiği belirlenmiştir.
Davacı, ... Üniversitesi tarafından ... tarihinde .../... ihale kayıt numarası ile düzenlenen ..., ... VE ... GENEL BAKIM ONARIM İŞİ ihalesini aldığını ve bu ihale kapsamında idare tarafından sonradan iş kapsamına dahil edilen "sera yapım işi" davalı borçlu tarafından gerçekleştirildiğini, İhalenin yüklenicisinin davacı olması sebebiyle, davalı borçlu tarafından,davacıya söz konusu işe karşılık %20 KDVli (...-TL) brüt ...-TL tutarında fatura düzenlendiğini, düzenlenen faturadan 4/10 oranında (... x 4/10 = ...-TL) KDV tevfikatı yapılması gerekirken, hatalı şekilde KDV tevfikatsız fatura düzenlendiğini, bunun üzerine vergi dairesi tarafından davacıta hatalı fatura düzenlemesi sebebiyle ...-TL tevfikata ek olarak ...-TL ceza ödemesi tebliğ edilmiş ve bu tutar toplamı olan ...-TL davacı tarafından vergi dairesine ödendiği iddiasıyla bu bedelin davalıdan rücusu talep edilmektedir.
Davalı taraf, fatura itiraz edilmediğini, davacıya borcu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Yukarıdaki iddia ve savunmalar doğrultusunda vergi dairesi tarafından davacıya hatalı fatura düzenlemesi sebebiyle toplam ...-TL tutarındaki ceza tevkifatı doğrultusunda davacı tarafından vergi dairesine ödenen bedelin davalıdan tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği, gerekmekte ise takibin devam edeceği miktarın ne olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davaya konu ihale dosyasının incelenmesinde, ... ve ... Genel Bakım Onarım İşine ait ihale ... tarihinde ... TL sözleşme bedeli üzerinden yapılmış, yer teslimi ... tarihinde yüklenici (...) ... ile Sözleşme imzalanarak ...'de yer teslimi yapılmıştır. Sözleşmeye göre işin bitiş tarihi ...'dür. (...'e kadar ek süre verilmiştir) Daha sonra, ... ... işi de ihaleye ilave edilmiştir.
Davalı ... tarafından yapılan sera yapım işi için, davacı şirket adına ... tarihli, ... numaralı ...-TL mal ve hizmet bedeli, ...-KDV olmak üzere toplam ...-TL bedelli e- fatura düzenlenmiştir.
- Dava ile ilgili mevzuat hükümleri:
3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
Mükellef:
Madde 8 – 1. Katma Değer Vergisinin Mükellefi:
a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar,
b) İthalatta mal ve hizmet ithal edenler,
c) Transit taşımalarda gümrük veya geçiş işlemine muhatap olanlar,
ç) (Ek: 29/3/2018-7104/2 md.) Müzayede mahallerinde yapılan satışlarda bu satışları yapanlar,
d) ... ... ... ve ... kurumları,
e) (Değişik: 14/3/2007-5602/10 md.) Her türlü şans ve talih oyunlarını tertip edenler,
f) (Mülga: 14/3/2007-5602/11 md.)
g) 1 inci maddenin 3 üncü fıkrasının (c) bendine giren hallerde bunları tertipleyenler veya gösterenler,
h) Gelir Vergisi Kanununun 70 inci maddesinde belirtilen mal ve hakları kiraya verenler,
ı) İsteğe bağlı mükellefiyette talepte bulunanlardır.
2. (Değişik : 3/6/1986 - 3297/2 md.) Vergiye tabi bir işlem sözkonusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. (Değişik üçüncü cümle: 29/3/2018-7104/2 md.) Bu gibi sebeplerle fazla veya yersiz hesaplanan ve Hazineye ödenen vergi, Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre işlemi yapan mükellefe iade edilir. (Ek cümle: 29/3/2018-7104/2 md.) Şu kadar ki söz konusu iadenin yapılabilmesi için işlemle ilgili beyanların düzeltilmesi ve fazla veya yersiz hesaplanan verginin satıcı tarafından alıcıya geri verilmesi şarttır.
Vergi sorumlusu: Madde 9 – (Değişik : 24/6/1994 - 4008/30 md.)
1. Mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilir. (Ek cümleler: 28/11/2017-7061/41 md.) Şu kadar ki Türkiye’de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmayanlar tarafından katma değer vergisi mükellefi olmayan gerçek kişilere elektronik ortamda sunulan hizmetlere ilişkin katma değer vergisi, bu hizmeti sunanlar tarafından beyan edilip ödenir. Maliye Bakanlığı elektronik ortamda sunulan hizmetlerin kapsamı ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
2. Fiili ya da kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğu veya belgesiz hizmet satın alındığının tespiti halinde, bu alışlar nedeniyle ziyaa uğratılan katma değer vergisi, belgesiz mal bulunduran veya hizmet satın alan mükelleften aranır.
Belgesiz mal bulundurdukları veya hizmet satın aldıkları tespit edilen mükelleflere, bu mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verilir. Bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde,belgesi ibraz edilemeyen mal ve hizmetlerin tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisi,alışlarını belgeleyemeyen mükellef adına re'sen tarhedilir.Bu tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanır.
Ancak belgesiz alınan mal ve hizmetleri satanlara,bu satışlarla ilgili olarak,vergi inceleme raporuna dayanılarak katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde,ziyaa uğratılan vergi ve buna ilişkin ceza ayrıca alıcılardan aranmaz.
3. (Ek: 16/6/2009-5904/9 md.) 5300 sayılı Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanununa göre düzenlenen ürün senetlerinin, senedin temsil ettiği ürünü depodan çekecek olanlara teslimine ait katma değer vergisinin ödenmesinden lisanslı depo işleticileri sorumludur.
KATMA DEĞER VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİ
2. Vergi Sorumlusu
2.1. KDV’de Tevkifat Uygulaması
3065 sayılı Kanunun (9/1) inci maddesine göre, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma yetkisine sahiptir.
Vergi alacağını güvence altına almak amacıyla düzenlenen bu madde sadece ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayanlar için öngörülmüş değildir. Maliye Bakanlığı, bunların dışında gerekli gördüğü diğer hallerde de verginin ödenmesinden işleme taraf olanları sorumlu tutabilecektir.
Maddede belirtilen işlemlere taraf olanlar, kendine mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen kişi ve/veya kurumlardır. Bunlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten mükellef gibi sorumlu olacaklardır.
KDV tevkifatı ihtiyari bir uygulama olmayıp, Maliye Bakanlığınca tevkifat uygulaması kapsamına alınan işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması zorunludur. Diğer taraftan, Maliye Bakanlığınca tevkifat kapsamına alınmamış işlemlerde alıcılar tarafından tevkifat yapılması mümkün değildir.
2.1.1.KDV Tevkifatının Niteliği
KDV tevkifatı uygulaması, teslim veya hizmet bedeli üzerinden hesaplanan verginin, teslim veya hizmeti yapanlar tarafından değil, bu işlemlere muhatap olanlar tarafından kısmen veya tamamen vergi sorumlusu sıfatıyla beyan edilip ödenmesidir.
“Tam tevkifat” işlem bedeli üzerinden hesaplanan verginin tamamının işleme muhatap olan alıcılar tarafından beyan edilip ödenmesi; “kısmi tevkifat” ise hesaplanan verginin Maliye Bakanlığınca belirlenen kısmının, işleme muhatap olan alıcılar tarafından, diğer kısmının ise işlemi (teslim veya hizmeti) yapan tarafından beyan edilip ödenmesidir.
2.1.1.1. Beyan
Tevkifat, genel bütçeli idareler hariç, tevkifata tabi işlemin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilir.
Tevkifat kapsamındaki işlemlerde vergiyi doğuran olay bakımından özellikli bir durum söz konusu olmayıp, bu işlemlere ilişkin KDV’nin beyan dönemi 3065 sayılı Kanunun 10 uncu maddesine göre tespit edilir.
Bu kapsamda, işleme ait fatura veya benzeri belge izleyen ay içinde düzenlense dahi sorumlu sıfatıyla beyan, işlemin vuku bulduğu dönemin beyan süresi içinde yapılır. Kısmi tevkifat uygulamasında satıcının mükellef sıfatıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edeceği kısım da aynı dönemde beyan edilir.
Hizmet işlemlerinde, hizmetin ayın sonunda tamamlanması halinde de fatura izleyen ayda düzenlense bile yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılır. İşlem bedelinin ödenmemesi, işleme ait faturanın süresinde düzenlenmemesi, alıcıya geç gelmesi veya hiç gelmemesi tevkifatın yapılıp yukarıda belirtilen süre içinde sorumlu tarafından beyan edilmesine engel değildir.
Genel bütçeli idareler dışındaki vergi sorumluları tevkif ettikleri vergiyi, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan ederler. Bunların başka faaliyetleri nedeniyle KDV mükellefiyetlerinin bulunmaması ve dolayısıyla 1 No.lu KDV Beyannamesi vermemeleri bu uygulamaya engel değildir.
2 No.lu KDV Beyannamesi sadece tevkifata tabi işlemlerin olduğu dönemlerde verilir. Gerçek usulde KDV mükellefleri (KDV1 vergi türünden mükellef sicilinde kayıtlı olanlar), tevkifata tabi tutulan KDV’nin beyanında 1015B Beyanname kodlu KDV2 Beyannamesini, gerçek usulde KDV mükellefiyeti bulunmayanlar (Genel bütçeli idareler dışındaki kamu kurum ve kuruluşları dahil) ise söz konusu verginin beyanında 9015 Beyanname kodlu KDV2 Beyannamesini kullanırlar.
Genel bütçeli idareler, tevkif ettikleri KDV için sorumlu sıfatıyla beyanname vermezler, tevkif edilen KDV doğrudan bunların muhasebe birimlerince gelir kaydedilir.
Ayrıca, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan karşılanması halinde tevkif edilen KDV, söz konusu idare, kurum ve kuruluşlar tarafından 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecektir.
Tevkifat, bu Tebliğ kapsamında olan mal ve hizmetleri satın alan ve adına fatura ve benzeri belge düzenlenen sorumlu tarafından yapılarak, yukarıdaki belirlemeler çerçevesinde 2 No.lu KDV Beyannamesi ile beyan edilip ödenecek veya doğrudan muhasebe birimlerince ilgili Bütçe hesabına gelir kaydı yapılacaktır.
KDV mükellefiyeti bulunmayan BSMV mükelleflerinin, 2 No.lu KDV Beyannamesini kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairesine vermeleri gerekmektedir.
Ancak, bankaların tevkif ettikleri vergiyi ödemeyi yapan şubeler itibarıyla, şubelerin bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edip ödemeleri de mümkündür.
Bu tercihi yapan bankaların, durumu bir dilekçe ile önceden genel müdürlüğün bağlı olduğu vergi dairesine yazılı şekilde bildirmeleri gerekmektedir. Bu bildirime ait yazının bir örneği, genel müdürlük tarafından şubelere gönderilir, şubeler tarafından da kendi bağlı oldukları vergi dairelerine ibraz edilmek suretiyle sorumlu sıfatıyla beyan, şubeler tarafından yapılmaya başlanır.
....
2.1.3. Kısmi Tevkifat Uygulaması
2.1.3.1. Kısmi Tevkifatın Mahiyeti ve Tevkifat Uygulayacak Alıcılar
Tebliğin (I/C-2.1.3.2) ve (I/C-2.1.3.3) bölümleri kapsamındaki işlemlerde, işlem bedeli üzerinden hesaplanan KDV’nin tamamı değil, bu işlemler için izleyen bölümlerde belirlenen orandaki kısmı, alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecek; tevkifata tabi tutulmayan kısım ise satıcılar tarafından mükellef sıfatıyla beyan edilip (beyannamede ödenmesi gereken KDV çıkması halinde) ödenecektir.
Kısmi tevkifat uygulanacak işlemler, söz konusu bölümlerde belirtilenlerle sınırlı olup, bunlar dışındaki işlemlerde işleme muhatap olanlar tarafından kısmi tevkifat yapılmayacaktır.
Kısmi tevkifat uygulaması kapsamında KDV tevkifatı yapmak üzere sorumlu tutulabilecekler aşağıda iki grup halinde sayılmış olup, tevkifat uygulaması kapsamındaki her bir işlem bazında tevkifat yapması gerekenler, söz konusu gruplardan birine veya ikisine veyahut söz konusu gruplar kapsamında olan bazı sorumlulara atıf yapılmak suretiyle Tebliğin ilgili bölümlerinde belirtilmektedir.
a) KDV mükellefleri (sadece sorumlu sıfatıyla KDV ödeyenler bu kapsama dahil değildir)
b) Belirlenmiş alıcılar (KDV mükellefi olsun olmasın):
- 5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar, il özel idareleri ve bunların teşkil ettikleri birlikler, belediyelerin teşkil ettikleri birlikler ile köylere hizmet götürme birlikleri,
- (Değişik:RG-3/6/2021-31500)(65) Yukarıda sayılanlar dışındaki, kanunla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan kamu kurum ve kuruluşları,
- Döner sermayeli kuruluşlar,
- Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
- Kanunla kurulan veya tüzel kişiliği haiz emekli ve yardım sandıkları,
- Bankalar,
- (Ek:RG-16/2/2021-31397)(64) (Değişik:RG-3/6/2021-31500)(65) Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri,
(Ek:RG-16/2/2021-31397)(64) Sendikalar ve üst kuruluşları,
- (Ek:RG-16/2/2021-31397)(64) Vakıf üniversiteleri,
- (Ek:RG-16/2/2021-31397)(64) Mobil elektronik haberleşme işletmecileri,
- (Ek:RG-15/2/2017-29980) Büyükşehir belediyelerinin su ve kanalizasyon idareleri,
- Kamu iktisadi teşebbüsleri (Kamu İktisadi Kuruluşları, İktisadi Devlet Teşekkülleri),
- Özelleştirme kapsamındaki kuruluşlar,
(Ek:RG-31/1/2018-30318) ... Fonu ile alt fonlara devredilen kuruluşlar,
- ... ile menkul kıymetler, vadeli işlemler borsaları dahil bütün borsalar,
- Yarıdan fazla hissesi doğrudan yukarıda sayılan idare, kurum ve kuruluşlara ait olan (tek başına ya da birlikte) kurum, kuruluş ve işletmeler,
- Payları ... (...) ...nde işlem gören şirketler,
- Kalkınma ve yatırım ajansları.
Okul aile birlikleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı aile hekimliği kurumları, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında değerlendirilmez.
Belirlenmiş alıcıların birbirlerine karşı yaptıkları teslim ve hizmetlerde (şirketleşenler dahil profesyonel spor kulüplerince yapılanlar hariç), KDV tevkifatı uygulanmaz.
5018 sayılı Kanuna ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşların tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarına ait bedellerin, genel bütçe ödenekleri dışındaki bir kaynaktan ödenmesi tevkifat uygulamasına engel değildir.
Bu kapsamda tevkif edilen vergiler, vergi sorumlularına ait 2 No.lu KDV Beyannamesi ile yetki alanı içerisinde bulunulan vergi dairesine, Tebliğin (I/C-2.1.1.1)bölümündeki açıklamalara göre beyan edilip kanuni süresi içerisinde ödenir.
KDV mükellefiyeti bulunmayanların, Tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) ayrımı kapsamında olmamak kaydıyla, kısmi tevkifat uygulaması kapsamındaki alımlarında tevkifat uygulaması söz konusu olmayacaktır.
Örnek: KDV mükellefiyeti bulunmayan apartman yönetimlerine verilen özel güvenlik hizmetlerinde ya da KDV mükellefiyeti bulunmayan konut yapı kooperatiflerine verilen yapı denetim hizmetlerinde, tevkifat uygulanmayacaktır.
(Ek paragraf:RG-21/5/2016-29718) 213 sayılı Kanuna göre, mücbir sebebin başladığı tarihten sona erdiği tarihe kadar geçen sürede, mücbir sebepten yararlanan mükelleflerin vergi ödevleri ertelenmektedir. Bu kapsamda beyanname verme yükümlülükleri ileri tarihe ertelenen mükelleflerin, mücbir sebep halinde bulunduğu süre içerisinde kısmi tevkifat kapsamındaki alımlarında tevkifat uygulanmaz. (Ek cümle:RG-5/2/2021-31386) Şu kadar ki, işleme taraf satıcı mükellefin de mücbir sebep kapsamında bulunması halinde, söz konusu alımlarda genel hükümler çerçevesinde tevkifat uygulamasına devam olunur.
-Mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi;
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacının 3065 sayılı katma değer vergisi kanunu 9/1 maddesi kapsamında ve katma değer vergisi genel uygulama tebliği I-C-2 maddesi kapsamında vergi sorumlusu olduğu, tebliğin aynı maddesinin I-C-2.1.3.1/a bendi uyarınca (....ifa edilen ... ve ... hizmetlerinde alıcılar tarafından 4/10 oranında....) taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu hizmet ifasının 4/10 oranında tevkifata tabi olduğu tespit edilmiştir.
Diğer bir anlatımla davalının davacıya vermiş olduğu hizmete ilişkin düzenlediği fatura üzerindeki hesaplanan KDV nin 4/10' nun, kdv dahil fatura tutarından davacı tarafından tevkif edilerek (kesinti yapılarak) bakiye tutarın davalıya ödenmesi, yapılan kesintinin (tevkif edilen kdv'nin) ise yine davacı tarafından davalı adına vergi dairesine vergi sorumlusu sıfatı ile ödenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
İlgili yasal mevzuatta huzurdaki davaya konu edilen durumda davalıya rucu edileceği/edilebileceği/edilebilirliği düzenlenmemiştir. İlgili yasal mevzuatta bu durumun tersi yani davalının kesintiye uğramasına rağmen davacının kesintiyi vergi dairesine ödememesi durumu düzenlenmiştir.
Davalının tevkifatlı fatura düzenlemekle yükümlü olduğu halde davalı tarafından faturalarda KDV tevkifat oranının belirtilmediği ve bu suretle ilgili mevzuat hükümlerinde ön görülen belge düzenine uyulmadığı, bu nedenle davacı tarafından KDV tutarının ve fatura bedelinin tamamının davalı şirkete ödendiği, davacı yanın verdiği düzeltme beyanı ile icra takibine konu vergi cezasının ödendiği KDV tevkifatına tabi sözleşme konusu işlere ilişkin davalı yüklenicinin davacı adına düzenlediği hakediş faturalarında KDV tutarının tevkifat edilmeden hesaplanmış olması nedeniyle davacı tarafın yapmak zorunda kaldığı ödeme kapsamında davalı yana fazladan yapmış olduğu ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iadesi talebinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaati ile davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına,
2- İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır