T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/453 Esas
KARAR NO : 2025/369
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/06/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde yaşanan yıldırım düşmeleri nedeniyle davacının işletmesinin bulunduğu bölgede elektrik kesintileri yaşandığını, ardından ... tarihinde ... personellerinin şebeke ve elektrik hatlarına müdahalesi esnasında birden çok yüksek gerilim darbesi ve patlaması yaşandığını, iş yerinin yakınındaki elektrik direğinde kabloların yanarak koptuğunu, bu nedenle davacıya ait ... sistemi şebeke yönünden gelen yüksek gerilim sonucu ağır hasar alarak panoda bulunan invertörün yanarak kullanılamaz hale geldiği ve sistemin on gün süre ile enerji üretemediğini, yine davacıya ait telefon santralinin de meydana gelen yüksek gerilim nedeniyle yanarak kullanılamaz hale geldiğini, yaşanan olayda davalı şirketin kusurunun bulunduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... TL zararın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesi talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın tazminat talebi her halükarda zamanaşmına uğradığını, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda; davacıya ait işletmenin müvekkil şirketin özel trafolu OG abonesi olduğu tespit edildiğini, İlgili işletme 'Özel Trafolu Abone' olup trafonun tüm bakım ve sorumluluğu kendisine ait olduğunu, 30 Kasım 2000 tarih ve 24264 sayılı resmi gazetede yayınlanan Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne göre; "Tüm yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu Elektrik Mühendisi olmalıdır." denilmekte olduğunu, dosya kapsamında ise davacıya ait işletmenin sorumlu bir elektrik mühendisi bulundurduğuna dair hiçbir veri ya da kayıt bulunmadığını özel trafolu abonelerde gerilim dalgalanmaları kendi trafolarından kaynaklandığını, voltajın şiddeti kendi mülkiyetlerinde olan trafo tarafından ayarlandığını, trafoların voltajı dengeleme, voltajı ve gerilimi düşürme gibi fonksiyonları bulunmadığını, iş bu dosya kapsamında davacı tarafça iddia edilen arızaların, davacıya ait trafonun kapasitesinden fazla enerji tüketmesi (trafonun yetersiz olması), trafonun tekniğe aykırı bir şekilde tesis edilmesi, bakım ve onarımlarının periyodik olarak yapılmamış olması, trafo kademe ayarlarının yapılmamış olması vb. sebeplerle kaynaklanmış olması kuvvetle muhtemel olduğunu, olayın meydana gelmesinde ve zararın doğmasında müvekkil şirketin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, meydana gelen yangının elektrik dağıtım şebekesiyle hiçbir ilgisinin olmadığını, olay tarihinde davacının enerji aldığı şebekede ölçülen değerler Yönetmelikte öngörülen nominal değerler arasında olduğunu, yangının elektrik dağıtım şebekesi kaynaklı olmadığını gösteren bir başka husus ise; davacılar dışında başka herhangi bir aboneden benzer bir şikayet alınmadığını, iddia edildiği gibi voltaj dengesizliği ya da elektrik dağıtım şebekesindeki bir arıza nedeniyle hasar meydana gelmesi halinde bu durumdan sadece davacının zarar görmesi mümkün olmadığını, aynı hattan enerji alan diğer abonelerin de bu durumdan etkilenmesi ve zarar görmesi kaçınılmaz olacağını, olaydan sonra müvekkil şirket arıza ve ihbar kayıtlarında gerekli incelemeler yapılmış ancak belirtilen tarihte o bölgeden hiçbir arıza başvurusu ya da ihbarın yapılmadığı tespit edildiğini, davacıya ait işletmede arızalandığı belirtilen güneş enerji panelleri koruma şalterinin görevinin yapmamış olması ve ya devre dışı bırakılmasının söz konusu olduğunu, söz konusu tesisin kabul işlemlerinde koruma elemanlarının çalıştığının görüldüğünü, bu sebeple tesisatın koruma elemanının çalışmaması dağıtım şirketi sorumluluğunda bulunmadığını, müvekkil şirket ekiplerinin şebekeye müdahalesi esnasında gerilim darbesi ya da patlaması yaşandığı yönündeki davacı taraf iddiası da gerçek dışı olduğunu, Müvekkil şirket ekiplerinin şebekede arızaya sebebiyet veren ya da gerilim dalgalanmasına yol açan herhangi bir işleminin söz konusu olmadığını, davacının bu yöndeki beyanları müvekkil şirkete kusur yüklemeye yönelik haksız ve gerçek dışı iddialar olduğunu, yaşanan olaydaki kusurun müvekkil şirket tarafından kabul edildiği yönündeki beyanların da gerçek dışı olduğunu, dava dışı ... isimli vatandaşa yazılan yazıda kusurun kabul edilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin ... ile yapmış olduğu ekteki 3.Şahıs Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında kaza tarihi itibariyle sigortalı bulunduğunu, öncelikle müvekkili şirkete karşı açılan davanın ...'ye ihbarına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili şirkete, ...-... tarihleri arasında ... Numaralı 3. Şahıs Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı şirketin sorumluluğunun , sigortalının kusuru oranında olup poliçede yer alan 3. şahıs mali sorumluluk teminat limiti olay başına ... USD ile sınırlı olduğunu, ayrıca beher hasarda ... USD muafiyet uygulanacağı poliçeye derç edildiğini, davanın süresi içerisinde müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, meydana gelen kazanın oluşumunda davalı sigortalının kusur ve sorumluluğunun aynı zamanda kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının tespiti gerektiğini, dava konusu olayın davacı yanın kusuru neticesinde meydana geldiğini, sigortalının kusurunun bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise, konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak kazanın oluşumunda tarafların kusurunun ve davacı yanın maddi zararının tespitini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile ve de somut olayda sigortalısının aleyhine hüküm tesis edilmesi durumunda, müvekkil şirket bakımından temerrüdün ihbar dilekçesinin tebliği ile oluştuğunun kabul edilmesi gerektiğini , esasa ilişkin cevap hakkı saklı kalmak kaydıyla, davacı delillerinin taraflarına tebliğine, “İhbar olunan” sıfatı gereği müvekkili şirket hakkında hüküm tesis edilmemesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Davalı kurumdan arıza tarihi olan ...-... tarihleri arasındaki davacı işyerinin bulunduğu yerdeki sistemdeki arzı kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Mahallinde keşif icra edilmiş, taraf tanıkları dinlenmiş, bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak;
"... tarihinde ... Şirketinin ... Mah. ... Cad. No:.. .../... adresindeki fabrikasına enerji sağlayan ... sistemi inverterinin hasar görmesi olayında,
Ayrıntıları raporda değerlendirmeler ve oluşan kanaat bölümünde verildiği üzere: Oluşan olayın dağıtım şirketine ve sorumluluğuna ait yönetmeliklere uygun olmayan direkten toprağa kaçak olması sonucu cihaz hasarlarının oluştuğu, Olayın sorumluluğunun ... ne ait olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi heyet EK raporunda sonuç olarak;
"Hukuki Durumun ve Delillerin Takdiri Yüce Mahkemenize Ait Olmak Üzere;
... tarihinde ... Şirketinin ... Mah. ... Cad. No:.. .../... adresindeki fabrikasına enerji sağlayan ... sistemi inverterinin hasar görmesi olayında, Kök rapordaki görüşümüz değişmemiştir.
Ayrıntıları rapor içeriğinde değerlendirmeler ve oluşan kanaat bölümünde verildiği üzere: Oluşan olayın dağıtım şirketine ve sorumluluğuna ait yönetmeliklere uygun olmayan direkten toprağa kaçak olması sonucu cihaz hasarlarının oluştuğu, Olayın sorumluluğunun ... ne ait olduğu, ... Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümlerine uygun çalıştığı, kazanın özel trafolu abone ile hiçbir ilişkisi olmadığı, kaza sonucu oluşan hasarın telafisi için harcanan ürün bedeli ve montaj bedeli tutarının makul olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır. Dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde yaşanan yıldırım düşmeleri nedeniyle davacının işletmesinin bulunduğu bölgede elektrik kesintileri yaşandığı, ardından ... tarihinde ... personellerinin şebeke ve elektrik hatlarına müdahalesi esnasında birden çok yüksek gerilim darbesi ve patlaması yaşandığı, iş yerinin yakınındaki elektrik direğinde kabloların yanarak koptuğu, bu nedenle davacıya ait ... sistemi şebeke yönünden gelen yüksek gerilim sonucu ağır hasar alarak panoda bulunan invertörün yanarak kullanılamaz hale geldiği ve sistemin on gün süre ile enerji üretemediği, yine davacıya ait telefon santralinin de meydana gelen yüksek gerilim nedeniyle yanarak kullanılamaz hale geldiği, yaşanan olayda davalı şirketin kusurunun bulunduğu iddia edilmiş ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ... TL zararın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesi talep ve dava edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; olayın meydana gelmesinde ve zararın doğmasında tarafların kusur ve sorumluluğu, mücbir sebep olup olmadığı, davacıya ait trafonun kapasitesinden fazla enerji tüketmesi (trafonun yetersiz olması), trafonun tekniğe aykırı bir şekilde tesis edilmesi, bakım ve onarımlarının periyodik olarak yapılmamış olması, trafo kademe ayarlarının yapılmamış olması gibi trafodan kaynaklanan bir sorun olup olmadığı, neticeten davacının hizmet kusuru nedeniyle davalıdan tazminat isteminin haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Olay tarihinde yürürlükte olan 6098 sayılı TBK md. 69'da; "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar. Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır" ve aynı kanun md. 71'de "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur. Bir işletmenin, mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özenin gösterilmesi durumunda bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olduğu sonucuna varılırsa, bunun önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletme olduğu kabul edilir. Özellikle, herhangi bir kanunda benzeri tehlikeler arzeden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, bu işletme de önemli ölçüde tehlike arzeden işletme sayılır. Belirli bir tehlike hâli için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır. Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile, zarar görenler, bu işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilirler." düzenlemesi yer almaktadır. “Kanunda bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden” sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi ) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığının çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, bir başka deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olarak belirlenmiştir." (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas No: 2016/849, Karar No: 2017/10883 sayılı ilamı)
Elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması, sorumluluk için yeterlidir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15)" (Yargıtay 3, HD, Esas No: 2023/5322, Karar No: 2024/104 sayılı ilamı)
Tüm bu açıklamalar ışığında, icra edilen keşif, bilirkişi heyet raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından, davacının özel trafo aboneliğinin bulunduğu işletmesinde, özel trafo direğinden bağımsız olan elektrik dağıtım direğinde, ... tarihinde yaşanan yıldırım düşmeleri nedeniyle tanıkların da şahit olduğu üzere cızırtı ve kıvılcımlanma olaylarının yaşandığı, ... tarihinde ... personellerinin şebeke ve elektrik hatlarına müdahalesinden sonra ( ki davalı dağıtım şirketin ... tarih ve ... numaralı takip formalarından bölgede ...-... saatleri arasında sorunlar olduğu tespit edilmiştir ) davacının işletmesindeki (kök ve ek raporda fotoğrafları yer alan) arızaya konu elektrik direğinde ... hattının direkten ayrılması nedeniyle toprağa elektrik kaçağının ulaştığı ark olayının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Bu ark olayının direkteki bağlantı kusurundan ve elektrik direğinin yönetmelik hükümlerine aykırı olmasından kaynaklandığını kanaatine varılmıştır. Şöyle ki; keşif anında fotoğraflanan direk ile olay esnasında fotoğraflanan direğin bağlantı görünümlerinin farklı olduğu, arıza konu direkteki bağlantıların değiştirildiği, dava konusu zarara uğrayan inverterin servis şirketi olan ... isimli dava dışı şirketin kontrol neticesinde düzenlediği ... tarih ve ... sıra nolu servis formunda hasarı şebeke yönünde gelen yüksek gerilime bağladığı, yine telefon santralinin kontrolü için gelen dava dışı ... isimli servis firmasının ... tarih ve ... sıra nolu düzenlediği servis formunda cihazdaki hasarın sebebinin yine elektrik şebekesinden gelen yüksek gerilim olduğunu tespit etmiştir. Bilirkişi heyeti de raporlarında ark olayından sonra toprak hattına enerjinin kaçtığı dava konusu inverter, telefon santralına toprak üzerinden enerji girdiği, bu durumun zarar gören inverterin incelenmesi ile de tasdiklendiği, bu nedenle gerek enerji, gerekse elektronik cihaz ve elektronik kartların tamamen korumasız kaldığı, davacının inverterinde gerçekleşen zarardan doğrudan davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ek raporunda davacının elektrik mühendisi istihdamı zorunlu olmayıp, hizmet alımı ile yönetmelik hükümlerine uyduğu ve dava konusu direk ile özel trafo direğinin farklı olduğu tespitleri uyarınca davalının aksi savunmalarına kıymet verilmemiş, dava konusu zarara uğrayan inverter için tamirin kabil olmaması ve yeni alınan inverter bedelinin piyasa rayiçlerine uygun olduğu bildirilmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu hasarın davalı sorumluluğundaki elektrik direğinin yönetmelik hükümlerine aykırı oluşundan kaynaklanması nazara alınarak davalının kamu hizmeti görüyor olması, elektrik tüketimindeki fazlalıklar TBK 52 ve devamı maddeleri uyarınca tazminattan indirim yapılmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; ... TL'nin, dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL keşif harcı, ... keşif araç ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan ... TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır