T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/506 Esas
KARAR NO : 2025/350
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/07/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın cari hesap alacağından kaynaklı borcunu ödemediğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edildiğini, Cari hesap alacağının taraflara arasındaki klima ticaretinde ve önceki cari hesap alacaklarından kaynaklandığını, müvekkilinin davalı firmadan klima satın almak için ödeme yaptığını ancak klimaların hiçbir zaman teslim edilmediğini, cari hesap özetinden de görüleceği üzere ... TL alacağı bulunduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, kötü niyetli itiraz nedeniyle % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
YANIT:
Davalı ... vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; cari hesap alacağına dayanan, dava konusu aynı olan iş bu dava haricinde Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E ve Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E sayılı davalarının ikame edildiğini, hakikatin ortaya çıkarılması, davalının davacıya borçlu olmadığının tüm somut vakalarla görülebilmesi için dosyalar arasında mutlak bağlantı bulunması ve usul ekonomisi gereği ve bilhassa tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve organik bağın tespiti açısından dosyaların birleştirilmesinin talep edildiğini, Yetkili mahkemelerin ... Ticaret Mahkemeleri olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin birleştirme talep edilen dosyaların davacıları ile eldeki dosya davacısından aralarında organik bağ bulunması sebebiyle sonuç itibari ile alacaklı olduğunu, davacının sözleşmenin feshine ilişkin faturaları cari hesabına işlemediğini, satılan malların davacı ve grup şirketlerine teslim edildiğini, davacının davalıdan satın aldığı klimaların etiketlerini hukuka aykırı değiştirerek ve başka şantiyelerde kullanarak müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, bu sebeplerle davanın öncelikle usulden, aksi kanaat halinde esastan reddi ile davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir
KANITLAR VE GEREKÇE :
Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün .../... esas sayılı dosyası, mahkememizin .../... ve .../... esas sayılı dosyaları uyap sisteminden celp edilmiştir. Tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava ticari satıştan kaynaklanan alacak nedeniyle yapılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı yan davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı ise usuli itirazları ile birlikte zamanaşımı savunmasında bulunmuş, davalının davacı ile organik bağı bulunan şirketlerden alacaklı olduğunu, konkordato sürecinde fatura kabulü olmadığından fesih sonrası faturaların deftere kaydedilmediğini, takibe konu malların grup şirketlere teslim edildiğini ayrıca karşılıksız çekler nedeniyle davacıdan alacağı bulunduğunu savunmuştur.
Öncelikle yetki ilk itirazı ele alınmış, TBK 89/1 uyarınca davacının yerleşim yeri mahkememiz yetki sınırları içinde kalmakla aksi yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.
Zamanaşımı yönünden sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda zamanaşımı süresi TBK 146 uyarınca 10 yıl olmakla, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Organik bağ savunması yönünden yapılan değerlendirmede, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 125. maddesi gereğince ticaret şirketleri tüzel kişiliği haiz olup, kanuni istisnalar haricinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 48. maddesi kapsamında bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Ticaret şirketleri tüzel kişiliğe sahip olduklarına göre, istisnalar hariç olmak üzere, şirket malvarlığının, aktif ve pasifiyle birlikte, sahibi tüzel kişidir.
Organik bağ kavramında ise bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir.
Mahkememizin .../... E. .../... K. Sayılı dosyasında davacı ve davalının organik bağ iddiasında bulunduğu ... ve ... Birlikte konkordato talebinde bulunmuştur. Şirketler arasında organik bağ bulunduğu kabul edilse bile bu şirketlerin, alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yaptığı hususu ispatlanmadan bu savunma dinlenemez. Anılan konkordato dosyasında organik bağı bulunduğu savunulan her 3 şirketin de borca batık olmadığı, bir başka ifadeyle borçlarının tahsil kabiliyeti bulunduğu açıktır. Bu nedenle davalının farklı tüzel kişiliği haiz grup şirketlerden birinden alacağının bulunması TTK 125 nazara alınarak bir diğerine karşı ileri sürülemeyecektir. Davacının ve diğer şirketlerin alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığına dair somut delil olmadığından davacıları farklı olan .../... ve .../... esas sayılı dosyaları ile dosyamızın birleştirilmesi talebi yerinde görülmemiştir.
Esasa ilişkin yapılan değerlendirmede, ... Ticaret mahkemesi aracılığıyla aldırılan davalının defterlerine ilişkin raporda davalının defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, leh ve aleyhine delil teşkil ettiği, davacı tarafça düzenlenen iade faturalarının ( Toplam ... TL bedelli 2 adet fatura) defterine kayıtlı olduğu, karşılıksız çeklerin ödeme kaydından banka güvence bedeli harici mahsup edildiği, buna göre davalının davacıya takip tutarı kadar borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacının defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, leh ve aleyhine delil teşkil ettiği, Toplam ... TL bedelli 2 adet faturanın davacı tarafından ödendiği halde karşılığında mal teslim alınmadığı, buna göre davalının davacıya takip tutarı kadar borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların defterleri birbiriyle uyumlu olup kesin delil mahiyetindedir. Davalı iade faturalarını kaydettiği halde ürünlerin grup şirketlere teslim edildiğini savunmuştur. Öncelikle taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve yine davalı davacıdan iade aldığı klimaları başka grup şirkete teslim etse dahi bu husus ... Cevabından anlaşılamayacağından ve yukarıda ayrıntısı ile anlatıldığı üzere organik bağın bulunması davalıyı dosyamız davacısına karşı borçtan kurtarmayacağından, bilirkişi raporundaki aksi kanaate rağmen bu delil toplanmamıştır.
Kaldı ki birleştirme talep edilen .../... ve .../... esas sayılı dosyalardan da aldırılan bilirkişi raporları uyarınca davalının kendi defterleri uyarınca, davalı davacı ... ... da borçlu durumdadır.
Anlatılanlara göre birbirini doğrulayan defter kayıtları uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, İİK 67 koşullarını haiz alacak likit olmakla davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına da hükmedilerek, anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
-Davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün .../... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
Hükmolunan alacağın ( ... TL ) % 20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.22/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır