T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/550 Esas
KARAR NO : 2025/169
DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/07/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ...’da ... faaliyetleri üzerinde çalışmakta olan bir ... şirketi olduğunu, taşınmaz sahipleri ...' un ... Mah. ... Ada ... Parsel ... / ...’da bulunan depolarını kiraya verilmesi için davacı şirket ile anlaştığını, bunun üzerine davacı şirket depoların kiralanması için çalışmalara başladığını, internet sitesinden ilan verdiğini, söz konusu taşınmazın kiralanması için ... tarihinde davacı şirket tarafından
internet sitesine ilan verildiğini, internet sitesindeki ilanda görüleceği üzere her biri 625 m² olan sıfır yapılı iki deponun, istek halinde birleştirilip toplam 1250 m² kullanımı olan tek depo halinde de kullanılabileceğinin belirtildiğini, internet sitesinde verilen ilan sonrasında davalı şirketin yetkilisi ...' in davacı şirketle iletişime geçerek söz konusu 2 depoyu birlikte kiralamak istediklerini belirttiğini, ...' in davalı şirketin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, davalı şirketin yetkilisi ...' in davacı şirketin aracılığı ile taşınmaz sahipleriyle tanıştığını ve davacının tarafları bir araya getirmesi ile taşınmaz sahipleriyle davalının anlaşarak 2 adet depoyu birleştirerek toplamda aylık ... TL. kira bedeli ile depoları kiraladığını, ... sözleşme başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin yaptığı aracılık hizmetinin bedeli olarak 1 aylık kira bedeli + Kdv tutarının üzerinden toplamda ... TL. ödeme yapılması konusunda davalı şirketle anlaştığını, davalı şirket yetkilisi ...’in ödeme yapacağını belirterek davacıyı oyaladığını, davacı şirketin sözleşmenin imzalanmasından bir süre sonra banka hesap bilgilerinin davalı şirket yetkilisine mesaj ile gönderdiğini, davalı şirket yetkilisi ödemeyi yapacağını ‘’gelince hallederiz’’ şeklinde belirterek davacı şirkete bildirdiğini, ancak ödemenin yapılmaması üzerine ... tarihinde tekrardan şirket yetkilisine yazdığını, cevap alamadığını, davacı şirket yapmış olduğu aracılık hizmet bedeli olarak ... tarihinde toplamda ... TL. fatura düzenleyerek davalı şirkete faturayı ilettiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca haksız ve zaman kazanmak amacıyla itiraz edildiğini, takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafın davaya cevap vermediği, böylece davacının tüm iddialarını inkar etmiş sayıldığı anlaşılmıştır.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine kiralama aracı hizmet bedeli ve işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacı tarafından ticari defterlerin beyan edildiği, davacının 2024 yılı ticari defterlerinin; Açılış Tasdiklerinin usule uygun yapıldığı, mevzuata göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün durumda olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre ...’nden icra takip tarihi olan ... tarihi itibariyle ... TL alacaklı bulunduğu, davacı ticari defter kayıtlarında, hizmet yapıldığına dair ilan sitesi görüntü kaydı ve hizmet alındığına dair ... yazışmaları bulunması, bunun yanı sıra davalı / borçlu tarafından ticari defterlerin ibraz edilmemesi hususlarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, dava konusuna esas teşkil eden uyumsuzluk konusu olan ... TL. tutarın; davalı ... tarafından davacı ...’ne ödenmesi gerektiği, ayrıca, talebin yıllık adi kanuni faiz üzerinden olması nedeniyle % 24 oran üzerinden icra dairesi tarafından tahsil gününde güncel olarak hesaplanmasına müteakip faiz ve fer’i alacaklarının da tahsilinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasında takibe dayanak faturalardan davalının borçlu olup olmadığı, davalının itirazının iptalinin gerekip gerekmediğidir.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyası incelendiğinmde; Alacaklı olarak ...’nin, borçlu olarak ...’ne ... tarihinde ... TL. ana para ve yıllık adi kanuni faiz üzerinden takip başlattığı, icra dosyasına dayanak gösterilen belgenin ... tarafından ...’ne Kesilen ... tarihli ve ... TL. bedelli, kiralama aracılık hizmet bedelli fatura olduğu, yargılama sırasında da fatura dayanağı olarak ... tarihinde "... Mah.'de bulunan ... karşısı kiralık depo" açıklaması ile ... adlı sitedeki ilan ve... telefon numarası ... uygulaması üzerinde yapılan yazışma içerikleri sunulmuştur.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davalının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davacının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre ...'nden icra takip tarihi olan ... tarihi itibariyle ...-TL alacaklı bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini usulüne uygun ihtara ve tebliğe rağmen sunmamış olmakla 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davalı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kanaatiyle, tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğun ticari defterleri itibarı ile kanıtlandığı nazara alınarak asıl alacak balımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Buna göre davanın kabulüne ve faturadan doğan alacağın likit ve belinlenebilir olması nedeniyle davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Yargılama neticesinde fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalinin koşullarının gerçekleşmiş olması, davacı şirketin davalı şirketten para alacağının bulunması ve vadesinin TTK 1530 kapsamın gelmiş olması nedeniyle talep İİK'nın 257. maddesi uyarınca uygun görüldüğünden, İİK 259 kapsamında alacak ilama yahut müstenit bir vesikaya dayanmadığından alacak asıl alacağın %15'i oranında teminat yatırılması koşulu ile ... TL borcuna yeter miktarda ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiş ve neticeten aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin asıl alacak bedeli olan ... TL ve ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL bedele taleple bağlı kalınarak asıl alacağa işleyecek değişen oranlarla yasal faiz üzerinden devamına,
2-Hüküm altına alınan ... TL nin %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının ihtiyati haciz talebinin İİK.nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca kabulü ile ...-TL'lik miktar kadar davalı ...' nin menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç) taktiren dava değerinin %15'ine tekabül eden ... TL nakit veya süresiz teminat mektubu karşılığında ihtiyati haciz uygulanmasına,
* İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının tebliğinden itibaren 10 günlük kesin süre içerisinde ihtiyati haciz teminatının yatırılmaması halinde ihtiyati haciz şerhinin kaldırılmasına, kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde Antalya İcra Daireleri nezdinde infazının istenmemesi halinde hükümsüz kalacağının ihtarına,
*Dava ile birlikte ihtiyati haciz talep edildiğinden ayrıca harç alınmasına yer olmadığına ve talep eden lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretini davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır