T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/624 Esas
KARAR NO : 2025/389
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/08/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı, toplamda on iki adet faturadan bakiye kalan ... TL nin kısmının ödenmediğini, ödenmeyen tutarın tahsili amacıyla davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla yapılan ilamsız icra takibinin borçlunun itirazı üzerine durduğu, davalı borçlunun itirazının haksız olduğunu, itirazın iptali davası açmak üzere dava şartı olan zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı, görüşmeler sonucunda herhangi bir anlaşmaya varılmadığı öncelikle davalının borca itirazlarını kabul etmemekle birlikte davalı tarafın borca ilişkin itirazlarını reddettiklerini, taraflar arasındaki ticari ilişkide takibe konu faturalarda, borçlu şirkete fatura içeriğinde belirtilen "işyeri hekimi hizmet bedeli, diğer sağlık personeli hizmet bedeli, iş güvenliği hizmet bedeli" isimli hizmetlerin verildiği, bunun karşılığında fatura carilerinin davalı şirket yetkilisi ve genel müdürüne ... aracılığı ile gönderildiği, faturayı teslim alan davalı tarafından görülerek faturaların ve dolayısıyla borcun kabul edildiği, faturaların kendi ticari defterlerine kaydedildiğinin tartışmasız olduğu, bunun yanı sıra davalının, TTK’nun 21/2. maddesi gereğince, 8 günlük hak düşürücü süre içerisinde fatura içeriğine itiraz etmemekle birlikte borcu ve ferilerini zımnen kabul etmiş bulunduğu, borçlunun itirazında haksız olup kötü niyetli olduğu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiği, öncelikle teminatsız olarak veyahut mahkemece belirlenecek teminat karşılığında davalı şirket adına kayıtlı banka hesapları, menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını, delillerin değerlendirilmesi ile haklı davanın kabulünü, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesini, dava harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddiasıyla müvekkili şirket hakkında Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E Sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davacının müvekkili şirketten alacağı olmadığını, davacı tarafından sadece fatura kesilmesinin tek başına alacak hakkı doğurmayacağını, fatura konusu hizmetlerin verilmemiş olduğunu, fatura edilen mal ve hizmetin teslimi ve edimin ifasının gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. , davanın reddini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Tarafların ticari defterleri incelenmiş, bilirkişi raporu düzenletilmiş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kayıtları alınmış, tanık dinlenmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Tarafların 2023 Yılı Ticari defterlerinin; Açılış Tasdiklerinin usule uygun yapıldığı, mevzuata göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve ticari defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş olup, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesinin mümkün durumda oldukları,
... tarih ve ... ... numaralı Kdv dahil ... TL. tutarlı faturanın Davalı /Borçlunun Ticari Defterlerinde yer almadığı ancak, Gelir İdaresi Karşılaştırmalı formda beyanettiği, bu nedenle davalının ticari defterleri ile Gelir İdaresi Kayıtlarının uyumsuz olduğu,
Davacı / Alacaklı'nın 2023 yılı ticari defter kayıtlarına göre dava konusuna esas 12 faturadan kaynaklı Davalı / Borçlu'dan ... TL. alacaklı bulunduğu,
Davalı / Borçlu'nun 2023 Yılı ticari defter kayıtlarına göre 12 faturadan 7 adetinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 7 adet faturadan kaynaklı davacı / borçlu'ya ... TL. borç bakiyesi bulunduğu, ilave olarak Davacının ticari defterinde yer almayan beyan formu ile beyan ettiği ... TL. tutar dahil edildiği takdirde ... TL davacıya borcu bulunduğu,
Değerlendirme kısmında detayı izah edildiği üzere tüm dosya birlikte değerlendirilmesi neticesinde Davacı / Alacaklı kayıtları itibar edilebilir durumda olduğu, bu nedenle Davalı / Borçlu ...'nin Davacı / Alacaklı ...'ne ... TL. ... icra takip tarihi itibariyle borcu bulunduğu,
Talebin yıllık adi kanuni faiz üzerinden olması nedeniyle % 24 oran üzerinden icra dairesi tarafından tahsil gününde güncel olarak hesaplanmasına müteakip faiz ve fer'i alacaklarının da tahsilinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı Tanığı ... Beyanında: " Ben davacı şirket uhdesinde iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak çalışırım. Şirket içerisinde iç görevlendirme, hizmet verdiğimiz diğer şirketlere ise dış görevlendirme suretiyle çalışırız. Davalı şirkete 2020 yılından bu yana iş sağlığı ve güvenliği mevzuatındaki istihdamı davacı şirket yürütmektedir. Bu kapsamda ben 2020-2023 yılları arasında davalı şirkette iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak bizzat eğitim verdim. Sezonluk dönemde personel eğitimlerine bizzat katıldım. Biz aylık hakediş usulü ile çalışırız. Yıllık ücretlendirme yoktur. Aylık çalışma karşılığı fatura düzenleriz aksi hali cezai gerektirir.
Tanığa dava dilekçesi ekindeki ... Hizmet Sözleşmesi Başlıklı belge gösterilerek sorulduğunda: Bu belgelerde ismi geçen ..., ... ve ... davalı şirkette işyeri hekimi, işyeri hemşiresi ve iş sağlığı güvenliği uzmanı olarak hizmet veren kişilerdir. Bizim ... dk hizmet kotamız vardır. ... bey bu zamanlarda ek atama şeklinde hizmet vermekteydi. 2020 yılından bu yana davalı şirkette diğer sağlık personeli, iş yeri hekimi ve iş sağlığı güvenliği uzmanının çalışmadığı zamanlar davalı şirketin personellerinin bulunmadığı sezon dışı istisnai zamanlardır. Bunun 2020 yılından beri 3-4 ay boyunca olduğunu söyleyebilirim. Diğer sağlık personeli 10 ve üzeri personel sayısında çok tehlikeli sınıfta zaruri olduğundan bazen çalışmasa da davalı şirket personel sayısı değişkenlik gösterdiğinden biz genelde bu personeli de daima bulunduruyorduk. Bana gösterdiğiniz belge görevlendirilen kişi haricinde hizmet veren ve hizmet alanın onayı olmaksızın düzenlenemeyecek bir belgedir. Aylık görevlendirmelerimiz ile faturaların çelişmesi durumunda her yıl bakanlıkça Aralık, Ocak aylarında yapılan denetimlerde uzmanlık belgesinin iptali durumu doğabilir. Bu sebeple bu belgeler itibariyle hizmet vermeden görevlendirme belgesi düzenlemek kimsenin alabileceği bir risk değildir. 2023 yılında davalı şirkete kaç ay hizmet verdik tam olarak hatırlamıyorum. Faturalar düzenlenmişse mutlaka hizmet vermişizdir. Benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı fatura - ... tarihli ... numaralı, toplamda on iki adet faturaya konu hizmetlerin davalıya verilip verilmediği, ilgili faturaların ... TL lik kısmını ödenmediği iddiası ile Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasına vaki davalı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise takibin devam edeceği miktar konusunda noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davacı ... nin yukarıda faturalar içeriğinde belirtilen işyeri hekimi hizmeti, sağlık personeli hizmeti ve iş güvenliği hizmeti davalı şirkete hizmet verdiğini iddia etmiş, ayrıca bir sözleşme sunmamış, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı onaylı "... Hizmet Sözleşmesi" ibraz etmiştir. Taraflar arasında hizmetin verilip verilmediği ve kapsamı ihtilaflıdır.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerine göre icra dosyasına takip dayanağı belge olarak sunulan, 12 adet faturanın tamamının davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaların aylık olarak düzenlendiği ve dava dilekçesi sunulan ... hizmet sözleşmelerinin hizmet süreleri ile uyumlu olduğu, 12 faturadan 7 adetinin davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 7 adet faturadan kaynaklı davacıya ... TL borç bakiyesi yönünden her iki defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ve birbirini doğrulayan ticari defter kayıtları kesin delil niteliğini haiz olması ile bu miktar yönünden davacının iddiasını kesin delille ispat ettiği kanaatine varılmıştır. Diğer 5 fatura yönünden ise ... tarihli ... TL bedelli faturanın davalı ticari defterinde yer almasa da vergi dairesine beyan formu ile beyan ettiği, ( bu nedenle davalının ticari defterleri ile Gelir İdaresi Kayıtlarının uyumsuz olduğu) diğer 4 faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması ile davacının faturalara konu iş yeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer sağlık personeli hizmetini davalıya verip vermediği değerlendirilecektir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müzekkere cevabına göre, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işyerlerinde yapılan iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli görevlendirme işlemleri Genel Müdürlüğümüz e-devlet uygulaması olan ... üzerinden yürütüldüğü, ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği"nin 14'üncü maddesinin üçüncü fıkrası (b) bendinde "İşyerinde çalışanlar arasından görevlendirme yapılması durumunda, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, diğer sağlık personeli ile ... sistemindeki örneğine uygun sözleşme veya görevlendirme belgesi düzenlenir ve karşılıklı olarak en geç beş gün içerisinde sistem üzerinden onaylanır. ... sistemi üzerinden onaylanan sözleşmenin bir nüshası işveren tarafından, biri sözleşme veya görevlendirme yapılan kişiler tarafından saklanır." hükmünün yer aldığı, bu kapsamda, ...'te davacı ile davalı arasındaki onaylanmış ... hizmet sözleşmeleri incelendiğinde işyeri hekimi ...'nün ... - ..., ... - ..., ... - ..., ... - ... tarihleri arasında; (B) sınıfı iş güvenliği uzmanı ...'ın ... - ..., ... - ..., ... - ..., ... - ... tarihleri arasında; diğer sağlık personeli ...'un ... - ... ve ... - ... tarihleri arasında görevlendirmelerinin bulunduğu tespit edilmiştir. onaylanmış ... hizmet sözleşmelerine ilişkin kayıtların sunulduğu belirlenmiştir.
Neticeten, davalı defterinde kayıtlı olmayan 5 fatura yönünden ... (...) sisteminden alınan evraklarda ismi geçen, ..., ... ve ... tarafından 2023 yılının tüm aylarında hizmet verildiği, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na sözleşmelerin kayıtlandığı ve adı geçenlerin Bakanlığın veritabanında olduğu tespiti ile faturaya konu hizmetlerin davalıya verildiğinin de ispat edildiği kanaatine varılmıştır. Davalı itirazının iptaline karar vermek gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı belirli faturaların oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına,
2-Hüküm altına alınan bedelin %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır