T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/556 Esas
KARAR NO : 2025/484
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 30/05/2022
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarih .../... E, .../... K sayılı Görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıdaki esas sırasında yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibinde müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinin usulsüz olarak tebliğ edildiğini Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi' nin .../... Esas sayılı dosyasından şikayette bulunulduğunu, taraflarınca Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına itirazda bulunulduğunu, İcra Müdürlüğü tarafından itirazın süresinde bulunulmadığı gerekçesi ile itirazlarının ret edildiğini, müvekkili şirket aleyhine haciz işlemleri yapıldığını, bu durumun müvekkili açısından telafisi güç zararlara yol açtığını beyan ederek, müvekkili şirketin Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine, Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasının iptaline, davalının kötü niyetli olması nedeni ile takip konusu alacağın %20'nden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
YANIT:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davalı müvekkili ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğu, işbu davaya konu edilen uyuşmazlık da ticari nitelikte olduğunu, görevsizlik kararı verilmesini gerektiğini, taraflardan davacıya ait " ..., ... ... .../..." adresinde bulunan ...'... 3 adet ... ... ... ..., yıkama, mekanik, boya ve işlerinin yapılması hususunda anlaştıklarını, borcun ödenmemesi nedeni ile davacı aleyhine takibe geçildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE :
Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün .../... esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Öncelikle davacının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmakla, eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı ele alınmış olup, emsal Yargıtay HGK 2017/19892 E. 2020/305 K. Sayılı ilamda belirtildiği üzere itirazın iptali davası açılmadan menfi tespit isteminde hukuki yararın bulunduğu kabul edilmiştir.
Davacı yan davalı ile hukuki ilişkisi olmadığını, bu nedenle borçtan sorumluluğu bulunmadığını beyan etmiştir.
Öncelikle davalının organik bağa ilişkin savunması ele alınmış olup, Organik bağ kavramında ise bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır Ancak organik bağ kavramı, tüzel kişilik perdesinin aralanmasına göre daha geniş bir anlama sahip olsa da organik bağın varlığı, tek başına tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirmemektedir. Başka bir deyişle şirketler arasında organik bağ tespit edilse dâhi tüzel kişilik perdesinin aralanması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Davalının bu yönde iddiası yoktur. Salt organik bağ olması davalının alacağı için grup şirketlerden dilediğine takip yapabilmesini gerektirmez.
Davalı yazılı sözleşmenin varlığını ispatlayamasa dahi lehine işlem yaptığı şirketten vekaletsiz iş görme hükümlerine göre alacak talebinde bulunabilir ise de davaya konu işin davacı lehine yapılmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu hususlarda davalıya süre verilmiş olup davalı beyanları ile sözleşmenin davacı ile yapıldığı hususunda ısrarcı olmuştur. İtiraz edilmemiş fatura sözleşmenin varlığını tek başına kanıtlamaya yeterli görülmemiş, yapılan ticari defter incelemesinde de davacının faturayı defterine kaydetmediği anlaşılmıştır.
Eser sözleşmelerinin kural olarak geçerli olması herhangi olması şekil şartına tabi değil ise de, ispatı alacağın miktarı itibari ile yazılı delil ile mümkündür (HMK 200). Davacı yan sözleşmenin varlığını ispata elverişli yazılı delil sunmamış, bunun yerine keşif ve tanık ifadelerine dayanmıştır.
Eser sözleşmesinde teslim yönünden tanıkla ispat mümkün ise de sözleşmenin öncelikle varlığının ispatlanması gerekir. Davacının yazılı bir delili bulunmadığı anlaşılmakla usul ekonomisi gereği keşif ve tanık delili toplanmaksızın, sözleşmenin varlığı ispatlanamadığından verilen kesin süreye rağmen yemin teklifinde de bulunmadığından yemin deliline de dayanmaktan vazgeçmiş sayılmakla davanın reddi cihetine gidilmiştir.
Kötüniyet tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede, davalının grup şirket olan davacıya fatura keserken hataya düştüğü, grup şirketlerden ... yerine davacı ile sözleşme yaptığı zannı ile takip yaptığı ve fakat kötü niyetli olmadığı kanaatiyle kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
-Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü' nün .../... esas sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.03/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır