T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/642 Esas
KARAR NO : 2025/327
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/08/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... TL bedelli çeki davalı ile ticari iş karşılığında ... tarihinde çeki cirolayarak araç alım satım konusunda anlaşmaları üzerine davalıya verdiğini, müvekkilinin çekin ödeme günü ... tarihi iken davalının ... hesabına çek ödemesi için açıklaması ile ... tarihinde ... TL ödeme yaptığını kendisi ile de çekin ödeme gününde kalan ... TL'yi ödeme konusunda anlaştıklarını, ancak çek sahibi ...' ın çekin ödemesini gününde yapmadığını, müvekkilinin de davalıya kalan ... TL ödemeyi gerçekleştiremediğini, müvekkilinin davalı ile bu tarihten öncesi ve sonrasında herhangi bir çek ile ticaret yapmadığını, müvekkilinin herhangi bir çeki cirolayarak davalıya vermediğini, davalının müvekkili adına takip başlatırken , müvekkilinin haricen çek açıklaması ile hesabına göndermiş olduğu ... TL'yi düşerek ... TL üzerinden takip başlatması gerekirken kötü niyetli şekilde haricen ödemeyi dikkate almadan kötü niyetli şekilde takip başlattığını, asıl alacak, işlemiş faiz, icra masrafları ve vekalet ücreti yönünden dava Tarihi itibari ... TL ( Fazlaya Dair Haklarımız Saklı Kalmak Kaydı İle ) ile müvekkilimin borçlu olmadığının, davalı hakkında ... TL asıl alacak yönünden köti niyetli olarak fazla takip başlatmış olduğundan % 20 'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı ve dava dışı şahıslar hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E. Sayılı icra dosyası ile kambiyo senetlerinden kaynaklı alacağından kaynaklı icra takibi başlattığını, aradan 4 yıla yakın bir süre geçmesine rağmen alacağını tahsil edemediğini ve mağduriyeti hala devam ettiğini, davacının 4 yıl sonra iş bu davayı açmasının tamamen kötüniyet göstergesi olduğunu, bahse konu ödemenin davaya konu icra takibi ve çekle herhangi bir ilgisi olmadığını, ödeme dekontu incelendiği takdirde dekonttaki tarih, şahıs ve açıklama kısmının takibe konu çekle herhangi bir ilgisinin olmadığı görüleceğini, bu sebeple bahsedilen ödemeyi kabul etmediklerini, ayrıca kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit davalarında ispat yükü davacı borçluda olduğunu, ayrıca dava dilekçesi ve sonuç kısmı arasında çelişki mevcut olup bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ... TL lik menfii tespit davası açılmış olup, dava dilekçesinde ... TL ödendiği ... TL müvekkile borçlarının olduğu ikrar edilmesine rağmen davanın sonuç kısmının çelişkili olduğunu, ayrıca takibe konu çek ... TL bedelli bir çek olup, ... TL bedelli menfi tespit davası açılması, ... TL ödeme yapıldığının iddia edilmesi gibi hususlarının açıklanması gerektiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davalı tarafından, davacı ciranta ..., keşideci ... ve lehtar ... aleyhine ... günlü ... seri nolu ... TL bedelli çek dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların bağlı bulunduğu Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Vergi Dairelerine tacir araştırmasına ilişkin müzekkereler yazılmış cevabi müzekkereler dosya arasına alınmıştır.
Davalı Asil ... isticvap beyanında: "... tarafından ... na ait hesaptan " çek için açıklaması ile ... tarihinde yapılan ... TL lik ödemenin dava konusu ... na ait lehtarı ... olan ... TL bedelli ... vade tarihli ... seri numaralı çeke ilişkin değildir. ... le bizim aramızda ayrı bir ticari ilişki vardır. Bu ticari ilişki araç alım satımına dayanmaktaydı. Bu hususta ...' in çek borçlusu olduğu dava konusu çekten farklı çekler bulunmaktaydı. Hatta bu hususta icra takipleri de vardı. Şuan çek bedellerini, bilgilerini ve diğer detayları hatırlamıyorum. 5 sene geçmiştir. Davacı tarafından ... TL lik çek hususunda tarafıma yapılmış hiçbir ödeme mevcut değildir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava çek bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, başka bir deyişle bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 370 ilâ 372).
Senede dayalı borç ilişkilerinde ise menfi tespit davalarındaki genel kuralın aksine ispat yükü senet borçlusundadır. Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup, davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir.
Taraflar arasında dava dışı (davacının annesi) ... tarafından davalıya ... tarihinde banka kanalıyla ödenen ...-TL 'nin, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında, davalı tarafından, davacı ciranta ..., keşideci ... ve lehtar ... aleyhine ... günlü ... seri nolu ... TL bedelli çek için başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibindeki borç için olup olmadığı ihtilaflıdır.
Kambiyo senetleri ve dolayısıyla çek illetten mücerret olup davalı hamilin çekleri edinme sebebini açıklama yükümlülüğü yoktur. Kural olarak çek ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine mevcuttur. Yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davacının kendi ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi veya davalı ticari defterlerinde mal teslimine ilişkin bir kayıt bulunmaması tek başına ispata yeterli değildir. Davalının dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim edildiğini ya da başka bir ticari ilişki kapsamında çeklerin alındığını savunması ispat yükünü değiştirir nitelikte değildir.
Yerleşik yargıtay uygulamaları ile açıklama bulunmayan havale dekontlarının mevcut borcun ödemesi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Davacının dayandığı, dava dışı kişi tarafından davalıya yapılan havalenin dekontunda "çek için" şeklindeki açıklamanın, dava konusu çek bilgilerini içermemesi ve ödemenin davacı adına yapıldığının belirtilmemesi ile dava konusu çekin ödenmesi anlamına gelmediği, karine olarak havale borçlusunun bir borcunun ödenmesine ilişkin olduğunu kabulü gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, havale kavramından hareketle yapılacak değerlendirmeye göre de, somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacıya ait olup davacı yazılı delil ile bu hususu ispat edemediği gibi yemin deliline de dayanmadığından, davalının isticvabında ödemenin havale borçlusu olan ... ile aralarındaki başka bir alacak ilişkisine dair olduğunu bildirdiğinden davanın reddine,davalı tarafından,davacının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalı vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal koşulları oluşmadığından kötü niyet tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacıya iadesine,
4- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.14/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır