T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/66 Esas
KARAR NO : 2025/339
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 21/05/2025
Kemer ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve .../... E- .../... K sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilerek yukarıda esasına kaydı yapılan Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ''Müvekkilim manav işletmeciliği ile uğraşmaktadır. Davalı ise market ve restaurant işletmeciliği ile iştigaldir. Müvekkilim davalıya fatura içeriğinde görünen verdiği ürünler karşılığını tahsil edememiştir. Müvekkilim verdiği ürünler karşılığı olarak; ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli, ... tarihli ... TL bedelli faturaları düzenleyerek davalıya teslim etmiştir. Davalı ödeme yapması hususunda defalarca uyarılmış, netice alınamamıştır. Bunun üzerine davalı hakkında Kemer İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, davalı borçlunun icra takibine itirazı üzerine takip durmuştur. Daha sonrasında arabulucuya başvurulmuş bir netice alınamamıştır, Davalı borçlunun müvekkile olan bakiye ... TL borcun tahsili amaçlı olarak iş bu davayı açmış bulunmaktayız, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; davamızın kabulü ile, ... TL alacağın muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini'' talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; Hakkında, soyut iddialar ve yersiz beyanlar ile, alacak davası açıldığını, yasal dayanaktan yoksun, varsayıma dayalı, esasen haksız, usulen hatalı olan bu davayı kabul etmediğini, HMK 116. Md. sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiğini, kendisinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yanın bir takım faturaları öne sürmek suretiyle yıllar sonra şahsından alacak talebinde bulunduğunu, öncelikle dosya içerisinde bulunan faturalardaki imzaların kesinlikle şahsına ait olmadığını, imzaya ayrıca itiraz ettiğini, karşı yanın 2019 yılında da, ilgili faturaları kullanmak suretiyle, şahsı hakkında Kemer İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, tarafından yapılan itiraz nedeniyle ... tarihinde durdurulduğunu, karşı anın 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde itirazın iptali davası açmayarak yasal hakkını kullanmadığını davacı yanın mahkemeye sunmuş olduğu ürünlerin şahsı tarafından teslim alınmadığı gibi, faturalardaki imzaların da şahsına ait olmadığını, öncelikle davacı yanın dava konusu ettiği fatura içeriğindeki malları şahsına teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, keza dosyaya ibraz edilen faturaların da malın teslim edildiğini göstermediğini, (Yargıtay 3. HD. 29.11.2021 tarih, 2021/7253 E.,2021/12178 K.) Şahsının, temelde davacıya herhangi bir borcu da bulunmadığını, faturaya itiraz edilmemesi halinde, TTK m.21/f.2 uyarınca münderecatının kabul edilmiş sayılacağına ilişkin karinenin sadece taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olması halinde bir anlam ifade edeceğini, zira, taraflar arasındaki sözleşme geçersiz ise, faturaya itiraz edilmemesi, geçersiz olan bir sözleşmeyi geçerli hale getirmeyeceğinden dolayı, karine de uygulama alanı kalmayacağını, faturadaki imza şahsına ait olmadığından, dosya içerisinde bulunan faturaların da geçersiz olacağını, öncelikle dava ile organik bağı bulunan Kemer İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyasını celbi le birlikte, zamanaşımı sürelerinin resen nazara alınmasını, akabinde davanın usulden-esastan reddini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Tarafların esnaf ve tacir araştırmasına ilişkin müzekkere cevapları dosya arasına alınmıştır.
Davalının 2015-2016-2017 BA formları ... Vergi Dairesinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Davalının 2015-2016-2017 tarihlerinde çalışanları Antalya SGK' dan celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Kemer İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine haciz yoluyla fatura alacağına istinaden toplam ... TL üzerinden takip başlatıldığı, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari temerrüt faizi talep edildiği, borçlu davalı tarafından ödeme emri ekinde yer alan faturalardan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, faturalarda teslim alan kısmında yer alan imzaların tarafına ait olmadığından bahisle borca, faiz oranına, zamanaşımına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
1) Davacı taraf, faturadan kaynaklanan toplam ... TL alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia ederek, alacağın muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini dava etmiştir:
2) Yapılan incelemede; Davacının davalı adına düzenlenmiş olduğu faturaların (... tarih, ... numaralı ... TL'lık fatura hariç) davalı kayıtlarında işlenmiş (toplam; ... TL) ve bedelleri kasadan veya ortak tarafından ödenmiş gözükmekte olduğu, ancak, davacıya yapılan ödemelere ilişkin olarak, tevsik edici (davacı imzası havi) bir belge/belgeler sunulmadığından, davacıya ödeme yapıldığının ispatlanmış olmadığını, davalıca ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalara ilişkin ödemelere ilişkin bir belge sunulamaması durumunda davacı tarafından davalı adına düzenlenen davalı kayıtlarında ... tarih, ... numaralı ... TL'lık fatura yer almadığından, bu faturaya ait malların davalıya teslimi kanıtlanamayacak olunursa davacının faturalı alacak toplamının ... TL-... TL- ... TL olacağı, davacı tarafça ... tarih, ... numaralı ... TL'lık fatura da diğer faturalarda olduğu gibi teslim alan bölümünde aynı atılı imza bulunduğundan bu fatura içeriğinin davalıya teslim edildiği kanaatine varılacak olunursa davacının ... TL alacaklı olacağı,
3) Sayın mahkemenizce davacının alacaklı olacağı kanaatine varılacak olunur ise davacı yanın, ... takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi isteyebileceği kanaat ve sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava fatura tanzimi ile cari hesap ilişkisinden doğan alacağın tahsili için açılan alacak davasıdır.
Dava konusu ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL,... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli Fatura ... TL, ... tarihli ... TL bedelli fatuların tanzimi için Kemer İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında ... tarihinde ödeme emri düzenlenmiştir. Dava ise görevsizlik kararı veren Kemer ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde ... tarihinde açılmıştır. Davalının zamanaşımı def'i süresinde sunulan cevap dilekçesinde mevcuttur.
6098 sayılı TBK'nın 154/2 ve 157/2 maddeleri uyarınca, icra takibi ile kesilen zamanaşımı süresi, alacağın takibine ilişkin her işlemden sonra yeniden işlemeye başlamakta olup, somut olayda icra takibinin başlatıldığı ... tarihinde bir yıllık zamanaşımı süresi kesilmiş, bu tarihten sonra, dava tarihi olan ... tarihine kadar geçen bir yılı aşkın sürede zamanaşımını kesen bir takip işlemi yapılmamıştır. İİK.'da hangi işlemlerin icra takip işlemleri olduğu sayılmamıştır. Ancak bir işlemin icra takip işlemi sayılabilmesi için üç şartın birlikte bulunması gerekmektedir. Bunlar, işlemin icra organlarınca yapılması, borçluya karşı yapılması ve cebri icranın ilerlemesini sağlayıcı nitelikte olması gerekmektedir. (Prof. Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı sf.147 ve 148). İcra takibinden sonra, davacı alacaklı tarafından takip dosyasında herhangi bir işlem yapılmamıştır. İcra takibinde, alacaklının kesilen ve yeniden başlayan zamanaşımı süresinin tekrar kesilmesini ve yeni bir sürenin başlamasını teminen yapabileceği tek işlem, itirazın iptalini veya kaldırılmasını dava etmekten ibarettir. Söz konusu işlemlerin, istikrar kazanan Yargıtay uygulaması ve doktrince de benimsenen “uyuşmazlığı ileriye götüren işlemler” niteliğinde olduğu açıktır. Şu halde davacı tarafça icra takibinde takibi ve bilvesili uyuşmazlığı ileri götürecek ilk işlem ... tarihinde yapıldığından fatura alacakları için öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı kanaatine varılmış, davanın esası incelenmiştir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki taraf da ticari defterlerini ibraz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, her iki taraf da ticari defterlerini ibraz etmiştir. Davacı şirketin ticari defterlerine göre, (... tarih, ... numaralı ... TL'lık fatura hariç) davalı kayıtlarında işlenmiş (toplam; ... TL) ve bedelleri kasadan veya ortak tarafından ödenmiş gözükmekte olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen davalı kayıtlarında ... tarih, ... numaralı ... TL'lık faturanın yer almadığı, teslime dair delil ibraz edilmediği, yemin delili hatırlatılmasına ve süre verilmesine rağmen yemin metni sunulmadığı ve bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Neticeten, davacının faturalı alacak toplamı olan ...-TL'den teslimi ispatlanamayan ...-TL'lik fatura bedelinin düşümü ile ...-TL alacaklı olduğu kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulü gerekmiş, . icra inkar tazminatı talep edilmediğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL/ KISMEN REDDİ ile; ... TL nin dava tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul ve red oranına (%69,48 kabul %30,52 red) göre hesaplandığında ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin ... TL sinin davalıdan, bakiye ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
7-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır