T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/690 Esas
KARAR NO : 2025/98
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/09/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİANIN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafa ... tarihli ... sıra nolu, ... tarihli ... sıra nolu, ... tarihli ... sıra nolu, ... tarihli ... sıra nolu ve ... tarihli ... sıra nolu faturalar ile kdv. dahil ... TL. tutarındaki faturalar mukabilinde mal sattığını ve teslim ettiğini, davalı şirketin 11 ay geçmesine rağmen faturalar bedelini ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E.Sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak söz konusu takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, itirazın iptalini, takibin devamını alacak miktarının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının borçludan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... E. Sayılı Dosyasında başlatılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yasal süresi içerisinde borca itiraz edildiğini ve takip durdurulduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişki mevcut olmadığını, davacının faturalarda belirtilen tüm ürünleri eksiksiz teslim etmediğini, bu nedenle taraflar arasındaki sözlü iş anlaşması iptal edildiğini, davaya konu faturalar müvekkil şirkete gönderildiğini, muhasebe departmanının bilgisizliği nedeniyle müvekkil şirket defterine işlendiğini, müvekkili şirketin tüm bunlardan davacının, haksız ve kötüniyetli olarak aleyhinde yaptığı Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E Sayılı Dosyası ile icra rakibi ile haberdar olduğunu, devamında davacı tarafından teslim alınmayan ürünler karşılığı faturanın iade edildiğini, davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı ürün teslim alınmadığını, iddia edildiği gibi müvekkil şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirdiğini, ancak tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını, usul ve yasaya aykırı kötü niyetli davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Tarafların alış/satış analizleri ilgili vergi dairesinden celp edilmiştir.
Tarafların ticari defterlerini sunmaları ihtarına cevap veren davacının ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
• Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği,
• Tarafların ticari defterlerine göre, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle davacının dava konusu ettiği 5 adet fatura toplamı ...-TL. tutarındaki fatura tarihlerinden sonra davacının davalı taraftan toplam ...-TL. tutarında tahsilat yapması nedeniyle, davacının dava konusu ettiği 5 adet faturaya istinaden bakiye bir alacağının kalmadığı,
• Davacının takip/dava konusu ettiği alacağın dayanağı olarak takip talebinde belirttiği toplam ...-TL. tutarındaki 9 adet faturadan kaynaklanan alacak olduğunun kabul edilmesi durumunda, tarafların ticari defterlerinde takip konusu alacağın dayanağı olan toplam ...-TL. tutarındaki 9 adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalara istinaden tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ... TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğunun tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesinde dava konusu alacağını, davalı taraf adına düzenlenen toplam ...-TL. tutarındaki faturadan kaynaklanan alacak olduğunu belirtmiştir..
Davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda alınan ... tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak: Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava/takip konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği,
• Davacının takip/dava konusu ettiği alacağın dayanağı olarak takip talebinde belirttiği toplam ...-TL. tutarındaki 9 adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalara istinaden tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğu tespit edilmiştir.
3-Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası dosyaya eklenmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... – ... tarihleri arasında kesilen 9 adet fatura bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe, asıl alacağa, asıl alacağa işletilmiş ve/veya işletilecek faize, faiz oranına, borca ve tüm ferîlerine itirazları itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
IV. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasında takibe dayanak faturalardan davalının borçlu olup olmadığı, davalının itirazının iptalinin gerekip gerekmediğidir. Her ne kadar itirazın iptali davası takip dayanağı belgelere sıkı sıkıya bağlı ise de davacının takip talebinde " ... ile ... tarihleri arasında kesilen 9 adet fatura bakiye alacağı," olarak belirtmesi ile takip dayanağı belgelerde sunuşlmayan ıslaha konu 4 adet faturanın da takip talebine konu alacağa müteallik olduğu kabul edilmiş ve yargılama takip talebindeki gibi ... ile ... tarihleri arasında kesilen 9 adet fatura üzerinden yürütülmüştür.
Davacı yan iddiasını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davacı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre, davacının takip/dava konusu ettiği alacağın dayanağı olarak takip talebinde belirttiği toplam ...-TL. tutarındaki 9 adet faturadan kaynaklanan alacak olduğunun kabul edildiği şu durumda, tarafların ticari defterlerinde takip konusu alacağın dayanağı olan toplam ...-TL. tutarındaki 9 adet faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu faturalara istinaden tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini usulüne uygun ihtara ve tebliğe rağmen sunmamış olmakla 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davacı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kanaatiyle, tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğun ticari defterleri itibarı ile kanıtlandığı nazara alınarak asıl alacak balımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İşlemiş Faiz yönünden ise ... tarihinden takip tarihi olan ... tarihine kadar faiz yürütülmesi, davadan önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması ve TTK 1530/4 kapsamında da davalı mütemerrit olmadığından bu yöndeki talebin reddi gerekmiştir.
Buna göre davanın kabulüne ve alacağın likit ve belinlenebilir olması nedeniyle davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ İLE; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının İPTALİ İLE, takibin ... TL asıl alacak bedeline takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin DEVAMINA, fazlaya dair faiz isteminin REDDİNE,
2-Hüküm altına alınan bedelin %20'sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL ve ıslah ile alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru ve ... TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- A) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davada kabul ve red oranına göre hesaplandığında ... TL sinin davalıdan alınarak, ... TL sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE HMK 341/2 MADDESİ UYARINCA KESİN OLARAK verilen karar açıkça okundu, anlatıldı.19/02/2025
Katip ... Hakim ...
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır