T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/763 Esas
KARAR NO: 2025/526
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/10/2024
KARAR TARİHİ: 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ..., ... ve ... ... satışı işi ile iştigal ettiğini, davalı-borçlu şirkete satmış olduğu "... - ..." ürününden kaynaklı olarak ... tarih, ... ... No' lu, ...-TL tutarlı fatura uyarınca bakiye ...-TL alacağın ödenmediğini, bakiye alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin ... tarihli dilekçesi ile icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın iptaline, takibin devamına, İK m.67/2 uyarınca takip konusu alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanca müvekkil şirket aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, müvekkili şirketçe bu takibe yasal süresi itiraz edildiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap alacağına ilişkin bir mutabakat da bulunmadığını, bu kapsamda dava konusu fatura/faturaların kabulünün hukuken mümkün olmadığını, müvekkili şirketin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi geçirdiğini, ancak bu hususun tek başına bu husus fatura içeriğinin kabulü anlamına gelmediği gibi faturanın kesinleşmesini de sağlamadığını davacı yanın iddia ve talepleri mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, iddia edilen bedel likit olmadığını, yargılamaya muhtaç olduğunu davacının haksız hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Davacının 2024 yılı BS formu, davalının 2024 yılı BA formu ilgili Vergi Dairelerinden, davacı ve davalı şirketin 2024 yılı ... Ay çalışan listeleri SGK' dan celp edilmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evrakları üzerinde yapılan incelemesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine toplam ... TL fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde icra takibine, borca, işlemiş faize, işlemiş faiz miktarına, faiz türü ve faiz oranına, tüm ferilere itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Davalı yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile yapılan incelemeler icra dosyası dava dosyası, davacının 2024 yılı elektronik yasal defterleri ve muhasebe evrakları ile sınırlı kalmıştır.
Yapılan incelemeler sonucunda işbu raporun mali inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtildiği üzere;
*Davacı ...'nin 2024 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kapanış onay süresinin henüz gelmemiş olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu,
*Davacı yasal defterlerine göre, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı yanca düzenlenen ... tarih ... ... no.lu ...-TL tutarındaki fatura ile başladığı, davalı yanca ... tarihinde kredi kartı aracılığı ile yapılan ...-TL tutarındaki ödeme ile sona erdiği,
*Davacı ... tarafından ...-TL tutarındaki iki adet fatura düzenlendiği,
*Davalı yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile işbu faturaların davalının yasal defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılmadığı,
*Davalı ... tarafından işbu faturalara istinaden gerek çek gerek kredi kartı aracılığı ile ...-TL tutarında ödeme yapıldığı,
*Davalı yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile işbu ödemeler dışında davalının yasal defterlerinde kayıtlı başka bir ödeme olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılmadığı,
*Davacı yasal defterlerine göre, davalı ...'nin ... takip tarihi itibari ile ...-TL tutarında borç bakiyesi bulunduğu,
*Davalı yasal defterlerinin incelenememiş olması sebebi ile takip tarihi itibari ile davalının yasal defterlerinde kayıtlı bir davacı alacağı olup olamadığı hususunda tarafımca somut herhangi bir tespit yapılamadığı,
*Davacı yanca ... tarih ... no.lu ...-TL'lik faturadan kaynaklı ...-TL tutarındaki cari hesap bakiyesinin işbu davaya esas Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında asıl alacağa konu edildiği,
*Davacı yanca düzenlenen ... tarih ... no.lu işbu dava konusu faturaMuhteviyatı malin “... ... ...” den ibaret olduğu,
*İşbu dava konusu fatura muhteviyatının ... tarafından teslim alındığı, söz konusu kişinin ... 2024 döneminde davalının bünyesinde sigortalı olarak çalıştığı,
*İşbu dava konusu faturanın ... tarihinde davalı yanca e-fatura sistemi üzerinde kabul edildiği, ancak dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde 6102 sayılı T.T.K.'nun 21/2.maddesi gereği sekiz günlük yasal süresi içerisine yapılan herhangi bir itirazına rastlanmadığı,
*İşbu raporun “F) İcra Takibine Konu Asıl Alacak Üzerinde Yapılan İncelemeler” bölü ayrıntısı ile belirtilen tüm hususlar ışığında,
*Sayın Mahkeme tarafından davacının yasal defterlerinin doğru olduğuna ve ... tarih ... no.lu ...-TL tutarındaki fatura muhteviyatı malın davalı yanca teslim alındığına karar verilmesi durumunda,
*Davacı ...” nin işbu davaya esas Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına istinaden davalı ...'nden ... takip tarihi itibari ile ...-TL tutarında asıl alacak talep edebileceğinin değerlendirildiği bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, Davacı ... tarafından davalı ... adına ... tarih ... ... numaralı ...-TL tutarındaki faturadan kaynaklı ...-TL tutarındaki bakiyenin tahsili için ... tarihinde ...-TL tutarında asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı belirlenmiştir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür.
Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya mal satımı karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının toplam ... takip tarihi itibari ile ...-TL tutarında alacağının kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının yasal defterlerine göre, takip tarihi itibari ile ...-TL tutarındaki davalı borcunun ... tarih ... no.lu ...-TL'lik faturadan kaynaklandığı, işbu fatura muhteviyatı malın “...” açıklamasına havi olduğu, davacı yanca işbu faturaya istinaden düzenlenmiş bulunan ... tarih ... numaralı e-İrsaliyenin düzenlenmiş olduğu, ayrııca malın davalıya sevki ile ilgili dava dışı ... tarafından düzenlenen ... tarih ... numaralı taşıma irsaliyesi ibraz edildiği, taşıma irsaliyesine göre, davacı şirket adına ... litre ... cinsi malın davalı ... ve dava dışı ... isimli firmalara teslim edilmek üzere ... plakalı araç tarafından teslim alındığı, teslim alana bölümünde ... isim ve imzasının bulunduğu, bu kişinin davalının sigortalı çalışanı olduğu SGK müzekkere cevabından belirlenmiştir. Şu halde davalının defterlerini ibraz etmemesi ile davacının ...-TL tutarında asıl alacağını ticari defterlerle kesin delille ispat etiği, ayrıca alacağın mal tesliminin ispatı ile de kanıtlandığına kanaat getirilmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİNE,
2-Hüküm altına alınan alacak üzerinden hesap edilecek %20 oranındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Takip tarihinden sonra asıl alacağa 3095 Sayılı Yasanın 2/2. maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır