T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/791 Esas
KARAR NO: 2025/709
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 22/10/2024
KARAR TARİHİ: 13/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete sigortalı olan ... plakalı aracın, ... tarihinde trafik kazasına karıştığını, bu kaza sebebi ile ... plakalı aracın hasara uğradığını,... plakalı aracın hasarı sebebi ile müvekkili şirket tarafından hak sahiplerine ... TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, Zorunlu Trafik Poliçesi Genel Şartları gereğince , kaza anında sigortalı araç sürücüsünün kaza mahalini terk ettiğini,kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığını müvekkili şirketin, sigortalısı olan davalıya rücu hakkı doğduğunu, davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ile, ödenen ve sorumlular tarafından karşılanmayan ... TL ana para ve ferilerinin ödenmesi için takip başlatıldığını, ancak borçlu tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sebebi ile takibin durdurulduğunu, sonuç olarak; davanan kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına, borçlu tarafından yapılan tüm itirazların iptali ile itirazın, asıl alacak, yetki , husumet, takipten önce işlemiş faiz, faiz oranı ve tüm ferilerini kapsar şekilde iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple H.M.K. 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinden: ... vekili tarafından borçlular ..., ... aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Makine mühendisi bilirkişi ..., adli trafik bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle:
"A. ... plakalı minibüsün tespit edilemeyen sürücüsünün bu kazanın oluşumunda tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde;
* Önünde seyir halinde olan aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden takip etmesi gerekirken buna dikkat etmediği,
* ... plakalı otomobilin arka kısımlarına çarptığı,
B. ... plakalı otomobil sürücüsü ...'un bu kazanın oluşumunda tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir KABAHATİNİN OLMADIĞI,
C. ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun bu kazanın oluşumunda tüm nedenler ve unsurlar bütün olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir KABAHATİNİN OLMADIĞI,
D. Davaya konu araçta meydana gelen hasarın onarımı için gerekli yedek parça ve işçilik tutarının iskontolu ve (9620)KDV siz olarak ... TL olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Toplanan Deliller Işığında Yapılan Yargılama neticesinde; Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın, sigortalıya rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun “Tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller” başlıklı 95.maddesine göre; sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın; “Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri” başlıklı B.1.1. maddesine göre; Sigortalı, rizikonun gerçekleşmesi halinde, maddi hasarlı trafik kazalarında motorlu aracı tutanak düzenlemek üzere güvenli bir yere çekmekle yükümlüdür. "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, sigortacının sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. Anılan düzenleme ile, sigortacının olay yerinin sürücü tarafından terk edildiğini veya kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmediğini ortaya koyması yeterli olmaktadır. Bu durumda sigorta ettirenin rücu sebebinin doğmasını engellemek için, ancak zorunlu hallerden birinin gerçekleştiğini kanıtlaması gerekecektir. Zorunlu hallerin gerçekleştiğini kanıtlaması halinde, sigortacının rücu davası reddedilecektir. KTK m. 81'de olay yerinden ayrılmanın “zorunlu haller” için mümkün olduğu, aksi halde para cezası verileceği, KTK Yönetmeliği m.152'de karışan tüm sürücülerin "zorunlu haller ve yaralılara ilkyardım ve acil müdahale yaptırmak maksadıyla" kaza mahallinden ayrılabileceği belirtilmiştir. Sigortacıların artık sürücünün olay yerini terk etmiş olduğunu ispatlamaları yeterlidir. Davalı sigortalı, davacı sigorta şirketi tarafından davaya konu trafik kazasında zarar gören 3. kişiye ödenen tazminatla değil, araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarardan sorumludur. Bu nedenle davalıya ait sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusur oranı ve davaya konu kaza sonucu dava dışı 3. kişiye ait araçta oluşan gerçek zararın tespiti gerekir. ( (Antalya Bam 11. HD 2021/314 esas, 2023/73 karar sayılı ilamından alıntıdır.)
Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve yasa hükümleri gereğince, kazaya karışan araçların kusur durumu ve sigortacı tarafından 3. Kişiye yapılan ödemenin gerçek zarar tazminine ilişkin olup olmadığı hususunda Trafik ve Makine bilirkişisinden rapor aldırılmış, aldırılan raporun denetime açık gerekçeli ve hükme esas alınabilir olduğu gibi taraflarca da itiraza uğramadığı görülmüştür. Her ne kadar bilirkişi raporunda KDV'siz hesaplama yapılmış ise de 3. Kişiye karşı KDV dahil ödeme yapmakla yükümlü davacı Sigorta şirketinin KDV dahil gerçek zararı rücu hakkı vardır.
Davalı sigortalının aracını kullanan sürücünün kollukta alınan ifadesinde; ... dan acil misafir alması gerektiği için olay yerindekilere telefonunu bırakarak olay yerini terk ettiği beyanının olay yerini terk için haklı istisnalardan sayılamayacağı, davacı tarafça 3. Kişiye yapılan ödemelerin kaza ile uyumlu ve gerçek zarar tazminine yönelik olduğu bilirkişi raporundan anlaşılmış, mahkememizce yapılan hesaplamada takipte asıl alacağa işletilen faiz yönünden bir hata bulunmadığı, davacı tarafça istenebilir faizden daha az miktarın takibe konu edildiği görüldüğünden davanın tam kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... E sayılı takibine davalı tarafça yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin aynen DEVAMINA,
2-Alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına.
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç ile ... TL başvurma harcı toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan ... bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve posta masrafları olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
7- Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.13/10/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza