T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/895 Esas
KARAR NO: 2024/744
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
DAVA TARİHİ: 26/11/2024
KARAR TARİHİ: 28/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı...vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... mah. ... No:.. ... adresinde faaliyet gösteren, ... TL değerinde sermaye ile ana sözleşmesinde yazılı olan işlerde faaliyette bulunmak, ... ve ... ve ... işletmeciliği amacıyla kurulduğunu, müvekkilinin ... mah. ... No:.. ... adresinde maliki olduğu taşınmaz üzerine yapılmış, ... ve ... odalı binadan oluşan ... isimli, bölgenin en büyük ... işletmesini yaptığını, ayrıca ... mah. ... No:.. ... adresinde, ... m2 kapalı alanı bulunan ve halen ... adet ... bulunduğu tesiste ... faaliyeti bulunduğunu, bunun yanı sıra, adına kayıtlı taşınmaz üzerine kurulan ... m2 kapalı alan örtü altı ... ... ve ... yetiştiriciliği konusunda ... faaliyeti bulunduğunu, ... merkezde bulunan ... isimli ... ve ... işletmesinde de ticari faaliyetini sürdürdüğünü, gerek ... işletmesine ilave ... ve diğer tadilat işlerini yapması, gerekse ... tesisinin kurulması ve ... şirketi olan, ödeme güçlüğüne düşen ...'ye finans sağlamak zorunda kalması gibi nedenlerle ve ayrıca son dönemde ekonomik koşullardaki daralmaya bağlı olarak ticari faaliyetleri için ihtiyaç duyulan finansmanını sağlayamaması nedeniyle ödeme ve geçici likidite sıkıntısı yaşamaya başladığını, şirket ortağı kendi öz kaynaklarını da seferber etmişse de, beklenen düzeyde finans sağlama imkanı olmayınca, keşide ettiği çekleri karşılıksız çıkmaya başladığını ve hakkında icra takipleri başlatılmış olduğundan, şirketin işletme bütünlüğünün bozulmadan faaliyetlerine devam edebilmesi için konkordato talep etmek gerektiğini, müvekkili şirket gerek ..., gerekse ... ve ... faaliyetlerine devam etmesi halinde, çok rahatlıkla ödeme güçlüğünden çıkabileceğini, ancak yaşanan likidite sıkıntısı ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak suretiyle bertaraf edebileceğini, bu sebeplerle; İİK. m. 286'da öngörülen tüm belgeleri içeren işbu konkordato taleplerinin muvacehesinde, öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK m. 288 gereğince ilanına, geçici mühlet kararı ile birlikte, şirketin ekonomik hacmi nazara alınarak, bir veya iki geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. m. 294/1 uyarınca, şirket hakkında 6183 sayılı AATUHK'a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, İİK. m.294/1 uyarınca, müvekkili şirket hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkil şirketin konkordato başvurusundan önce keşide ettiği çeklerin, 5941 sayılı Çek Kanunu m.5 gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre, kanuni ibraz süreleri içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, yukarıda liste halinde verilen bankalara müzekkere yazılmasına, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına, çek hesaplarının işleyiş ve kontrolünün Mahkemece atanacak komiser/komiserlerin denetimine bırakılmasına, müvekkili şirketin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine ... 3. Şahıs konumunda olduğu takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri ile İİK 78.maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, müvekkili şirkete karşı takas, hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine, İİK. m. 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takiplerinde muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, şirketin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, müvekkili şirketin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkili şirkete ödenmesine, müvekkili şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, ... kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkil şirkete iadesine, İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkil şirkete komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda Mahkemece belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, geçici mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK m. 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava/talep İİK'nun 285 ila 308/h maddelerine göre açılmış adi konkordato istemine ilişkindir.
Yetki kuralları, bütün davalar ve bazı davalar olmak üzere ikiye ayrılır. Kural olarak, bütün davalar için uygulanan yetki kuralına genel yetki kuralı denilir. Genel yetkili mahkeme, davalı...gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, TMK'nun 19, 21, 51. maddelerine göre belirlenir ( HMK m.6). HMK, genel yetkili mahkemeden başka, bazı davalar için özel yetki kuralları konulmuştur. Bunlardan biri, şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki HMK'nun 14. maddede düzenlenmiştir. Diğer yandan şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu kuralının ( m.14) bazı istisnaları vardır. Örneğin İflas davası, yalnız gerçek veya tüzel kişinin muamele merkezinin bulunduğu yerde açılır. Kesin yetkidir ( İİK 154.). Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileri ile sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın veya üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacağı davalar için ilgili tüzel kişisinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir ( m.14/2).
2004 sayılı İİK'nun onikinci babında "Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması'" düzenlenmiştir. Düzenlemenin ilk sırasında "Adi Konkordato"ya yer verilmiş, 285. ve devamı maddelerinde yer bulan düzenlemenin 285. maddesinde "Konkordato talebi" açıklanmıştır. 285/3. fıkrasında "Yetkili ve görevli mahkeme; iflasa tabi olan borçlu için 154’üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerlerdeki , iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa koyucu, konkordato talebinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından, iflasa tabi olan borçlu için, İflas yolu İle takipteki yer alan "yetki" üst başlıklı 154. maddeye atıf yapmıştır.
154. maddenin alt başlığı, "İflas takiplerinde yetkili mercii"dir. Atıf yapılan birinci fıkrasında, iflas yoluyla takipte yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, ikinci fıkrasında, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili mercinin, ...’de ki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde ... şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu belirtilmiştir. Bu yetki kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Aksine yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, mahkemece yetkili olup olmadığı kendiliğinden gözetilir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/19-643 Esas, 2013/256 Karar sayılı ilamında da kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır.
Bu aşamada davacının konkordato talebinde yetkili mahkemenin hangi mahkeme olduğu, davacı ... şirketin sicile kayıtlı olduğu yerin, İİK'nun 154. maddesi gereğince, her şart ve şekilde muamele merkezi olarak kabulünün mümkün ve doğru olup olmadığı ön sorun olarak incelenmelidir.
Eldeki davada, davacı ... şirket ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-... sicil sırasında, ... Mahallesi ...Km .../... adresinde ticaret siciline kayıtlı iken ... tarihinde ... Ticaret Odası'nın ... sayılı kararı ile ... ticaret sicil numarasıyla ... Ticaret Odası'na kaydının yapıldığı, şirketin adresi olarak ... Mah. ... Cad. No:.. .../... adresinin gösterildiği, eldeki konkordato istemli davanın ... tarihinde açıldığı ancak dosyaya sunulan belgelerden ve diğer dosya kapsamından davacı ... şirketin eski ... adresinde ticari faaliyetlerini devam ettiği, davacı ... şirketin konkordato ön projesine konu ... ve ... odalı binadan oluşan "..." isimli ... işletmeciliği olduğu, ... ... faaliyetinin olduğu, ... ... yetiştiriciliği faaliyet bulunduğu, ... bayisi ve ... işletmeciliği faaliyet bulunduğu ve bu faaliyet ve işlerin tamamının .../... ilinde yer aldığı, ... İli'nde herhangi bir faaliyetine rastlanmadığı, davacı ... şirketin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... dava tarihli ve ... ret kararı ile sonuçlanan, Antalya Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde ... dava tarihli ve ... ret kararı ile sonuçlanan konkordato dosyalarının bulunduğu, yeni ... adresi ...'ya taşınmış ise de, en azından ...'da ticari faaliyetinin varlığını belli eder mahiyette bir yapılanmasının bulunmadığı, yönetimsel açıdan kararların .../... adresinde alındığına ve şirketle alakalı muamelelerin bu adresten görüldüğüne ilişkin açık emarelerin bulunmadığı, ticari faaliyetlerinin de eski yerleşim yerinde devam ettiği anlaşılmıştır.
Yetkinin kesin olduğu hallerde; mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK. m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda; mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK. m. 19/1). HMK'nun 17. maddesi uyarınca; yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise; taraflar yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabilir. Bu durumda; yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak (cevap dilekçesinde) ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa, seçtiği mahkemeyi bildirir.
Konkordato talebinde kesin yetki kuralı geçerli olup, tüm dosya kapsamından davacı ... şirketin muamele merkezinin ... olmadığı, .../... olduğu, davacı ... şirketin ticari faaliyetlerinin yine eski yerleşim yerinde devam ettiği, davanın yetkisiz mahkemede açıldığının anlaşıldığı, mevcut durumda davanın kesin yetki dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/8560 E.-2016/5306 K. sayılı emsal ilamı da gözetilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1-HMK'nun 114/1-ç ve 115/2. maddeleri gereği, kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davacıların davasının USULDEN REDDİNE,
2-Hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının yetkili ... ASLİYE HUKUK (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
3-Konkordato geçici mühlet ve tedbir taleplerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
4-HMK'nun 20. maddesi gereği işbu kararın kesinleştiği tarihten veya kanun yoluna başvurulur ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde davacının mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde HMK'nun 331/2. maddesi gereğince mahkememizce dava dosyasının ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-Davaya yetkili mahkemece devam edilmesi halinde yargılama harçları, vekalet ücretleri ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemede hüküm altına alınmasına,
Dair, davacıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben oy birliği ile karar verildi. 28/11/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza