T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/897 Esas
KARAR NO: 2025/432
DAVA: Hakem Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 26/11/2024
KARAR TARİHİ: 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın hal hakem heyetine başvuru dilekçesinde taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden dolayı müvekkilinden ...-TL. tutarında alacaklı olduğunu iddia ettiğini, Antalya il Hakem Heyetinin ...-...-... nolu ... tarihli kararı ile şikayetin kabulü ve ...-TL. nin müvekkili şirketten alınarak davalı şirkete verilmesine karar verildiğini, davalı tarafın hakem heyetine yaptığı başvurusunda ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. tutarlı faturanın ödenmediğini iddia ettiğini, davalı tarafın bu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı tarafın başvuruya konu ettiği ... tarihli faturasında müvekkili şirkete satışı yapılan domates ürününün toplam ... kg olduğunun görüldüğünü, ancak davalı tarafça müvekkile teslim edilen domates ürünü toplam ... kg. Olduğunu, bunun üzerine hem eksik ürün tesliminden hemde ürünün ayıplı olmasından dolayı ortaya çıkan fiyat farkına ilişkin müvekkili şirket tarafından ... tarihli ...-TL. bedelli fiyat farkı faturası düzenlendiğini, davalının bu fiyat farkı faturası karşılığında iade faturası kestiğini, davalının bu iade faturası karşılığında müvekkilinin Antalya ...noterliğinin ... tarihli ... yevmiye nolu ihtarname keşide edildiğini , Antalya il Hakem Heyetinin ...-...-... nolu ... tarihli kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa ... tarihli faturaya ilişkin malların teslim edildiğine dair künyenin mevcut olduğunu, ayıbın varlığını iddia eden davacı tarafın ayıbı ve süresinde ihbarında bulunduğunu ispatla yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki ilişkide vekil edeni tarafından davacı tarafında kabulünde olduğu üzere faturanın ... tarihinde kesildiği ve malın herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın usulünce teslim edildiğinin sabit olduğunu, davacı ile müvekkili şirketin tacir olup uygulanması gereken TTK'nın 23/1-c maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı haklarının da ortadan kalktığını, vekil edeni tarafından ürünlerin ... tarihinde teslim edildiğini, davacı tarafından ayıp bildirimi yapılmadığını, davacının ürünlerin kendisine teslim edildiği ... tarihinden itibaren hesaplanması gerekli 2 ve 8 günlük muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini, yaklaşık olarak mal tesliminden 2 ay sonra fiyat farkı faturası kesmesi de anlaşılamadığını süresinde bildirim yapılmaması bir yana dava konusu ürünlerin yaş sebze olup niteliği itibariyle de doğru koşullarda muhafaza edilmediği takdirde yahut uzunca bir süre beklenildiğinde bozulabilecek ürünlerden olduğunu, bu kapsamda davacı tarafça iddia edilen ayıpların varlığı ve bu ayıpların vekil eden şirketten kaynaklandığı TMK m. 6 ve HMK m. 190 kapsamında ispat edilmesi gerektiğini, ispata yarar herhangi bir delil sunulamayan davanın reddine, icra dosyasının tedbiren durdurulmasına sebebiyet veren kötüniyetli davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine Antalya İl Hakem Heyetinin ... tarih .../... karar sayılı ilamına dayalı toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
*Davalı şirketin davacı adına düzenlediği dava konusu olan ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. tutarlı faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu fatura karşılığı olarak davacı tarafından davalı tarafa bir ödeme yapıldığı ile ilgili bir kaydın olmadığı,
* Dava konusu olan faturanın davacı tarafından ... tarihinde teslim almasına ve fatura muhteviyatındaki ürünleri ... tarihinde yurt dışına ihracat etmesine rağmen, fatura muhteviyatındaki ürünler ile ilgili olarak davalı şirket adına 38 gün sonra ... tarihinde fiyat farkı faturası düzenlendiği,
* Davacının yasal itiraz süresi olan 8 günlük itiraz süresi içinde iddia ettiği eksik ve ayıplı ürün iddiası ile ilgili olarak davalı şirketi uyardığına dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediğinin tespit edildiği bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava, İl Hal Hakem heyeti kararının iptaline ilişkindir.
Davalının başvurucu, davacının karşı tarafı olduğu ticari nitelikte satım sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili için başvurulan Antalya İl Hakem Heyeti'nin ...-...-... sayılı ... tarihli kararını iptali davasıdır.
Antalya İl Hakem Heyeti'nin ...-...-... sayılı ... tarihli kararına konu taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tarafından davacıya keislen ... nolu, ... TL tutarlı faturadan davacının borçlu olup olmadığı, ... tarihli ... TL bedelli faturaya konu ... kg ihracata konu domates ürününün eksik ve ayıplı teslim edilip edilmediği noktasında olduğu belilrlenmiştir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin davalı tarafa mal ve hizmet satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince Antalya İl Hakem Heyeti'nin ...-...-... sayılı ... tarihli kararına ... ... nolu, ... TL tutarlı faturanın her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğu, ...-TL. tutarlı fatura karşılığında, davacı tarafından davalı şirket adına ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli hasarlı ürünlere ilişkin fiyat farkı faturası düzenlendiği, bu faturanın davalı yanca iade faturaları kapsamında ticari defterine kaydedilmediği anlaşılmaktadır.
Davacı iade faturasını teslim edilen domates ürününün fatura içeriğine aykrıı olarak ... kg teslim ediliğini, ... tarihinde ... merkezli ... firması ile gönderilen ürünlede ... tarihinde alıcı firma tarafından yapılan konrtollerde domates ürününün büyük bir kısmında çürüme meydana gelmesi ile oluşan zarar miktarına dayandırmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkide vekil eden tarafından davacı tarafında kabulünde olduğu üzere faturanın ... tarihinde kesildiği ve malın herhangi bir ihtirazi kayıt olmaksızın usulünce teslim edildiği sabittir.
Davacı netice itibarı ile teslimde ayıp iddiasına dayanmakta olup TTK'nın 23/1-c maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Davacı yan faturaya konu ... tarihinde ... merkezli ... firması ile gönderilen ürünlede ... tarihinde alıcı firma tarafından yapılan konrtrollerde domateslerin büyük oranda çürüdüğünün tespit ediliğini belirtmektedir. ... tarihinde haberdar olunan ayıptan sonra TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca usulüne uygun bir ayıp ihbarı olmadığından, davacının iade fatura bedelini davalıdan talep edemeyeceği, Antalya İl Hakem Heyeti'nin ...-...-... sayılı ... tarihli kararının oluşa uygun olduğu kanaatiyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.18/06/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı