-T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1066
KARAR NO: 2025/1179
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/05/2025
NUMARASI: 2024/359 E. - 2025/372 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından tarafı aleyhine 29.04.2021 tarihli İstanbul 37. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ve 16.06.2021 tarihli İstanbul 12. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile haksız ve sahte senetle icra takibi başlatıldığını, tarafnca takip alacaklısı (davalılar) şahsa böyle bir borcu bulunmadığını, davalı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/225437 soruşturma numarasıyla davalı hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılıktan suç duyurusu yapılmış olmakla birlikte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı hakkında soruşturma başlatıldığını, davalının takibe vermiş olduğu senetler üzerindeki yazılı isim soyad adres ve imzalar için bilirkişiye tevdii edilmiş olup incelemeler sonucu senetlerdeki yazı ve imzaların tarafına ait olmadığının senetlerin sahte olduğunun sabitlendiğini, davalının sahte senetle kötü niyet sergilediği kendisini dolandırmaya çalıştığı yine sahte senetlerle tarafına ait icara dairelerince banka hesaplarına bloka koyduğu tarafını maddi ve manevi zarara uğrattığını, taleplerinin kabulü ile davalılara borçlu olmadığının tespitine, mahkemece teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek, İstanbul 37. İcra Dairesi ... Esas ve İstanbul 12. İcra Dairesi ... Esas Sayılı haksız icra takiplerin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu icra takiplerinde alacaklı olarak ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi görünmekte olup, ...'in icra dosyasında taraf olmadığını, ...'in, diğer davalı şirketin yetkilisi olup, ... aleyhine açılan işbu davanın "husumetten reddi" gerektiğini, davacının işbu davayı ikame etmesindeki ana kaynağın "senetteki imzaların sahte olup olmadığı" olduğundan İstanbul 39. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/202 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, beyaza atılan imza nedeniyle de senedin geçerliliği etkilenmemekte olduğunu, bu beyanlar kabul anlamına gelmemekle birlikte senetler müvekkil tarafından doldurulmuş olsa dahi senetteki imzalar davacı yana aitse bu durumda davacı yanın senetlerden hukuken sorumlu olduğunu, davacının, 05.10.2023 tarihli Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına verilen dilekçesinde "...'i tanımadığını", İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına 15.03.2021 tarihinde yapmış olduğu itirazda ise "Dosyada bulunan senetlerde usulsüz olup, senetlere ait verilen ürünlerin teslim tutanağı ve faturası mevcut mudur" şeklinde iddialarda bulunduğunu, her ne kadar davacı yanca "ürünlerin teslim tutanağı ve faturası" var mıdır vb. gerçek dışı iddialarda bulunmaktaysa da; tüm ürünlerin davacıya teslim edildiği, senetlerin de işbu ürünlere karşılık olarak verildiği dilekçe ekinde sunulan evraklardan da açıkça görüldüğünü, kaldı ki; davacının iddialarının gerçek olmadığının, müvekkili tarafından 21.420,50-TL'lik alışveriş yapılmasına rağmen sadece 14.310-TL ile 2.000-TL için (Toplamda 16.310-TL) icra takibi yapılmasından da açıkça belli olduğunu, davalı ... yönünden davanın husumetten reddine, davanın esastan reddine, davacının yüzde 20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
Mahkemece; HMK.m.150/5 hükmünde davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek esas kaydının kapatılacağı düzenlenmiştir. Mahkememizin bu dosyası işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç içinde yenilenmediğinden "Davanın HMK.m.150/5 hükmü gereğince açılmamış sayılmasına, esas kaydının bu nedenle kapatılmasına," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; cezaevinde olması nedeniyle duruşmaya katılamadığını, mahkemece duruşma başlatılırken UYAP sisteminde bu uyarı çıkmasına rağmen dikkate alınmadan işlemden kaldırma kararı verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin yine aykırı olarak 13.05.2025 tarihinde HMK 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına esas kaydının kapatılmasına karar verildiğini, verilen iki kararın da hukuka uygun olmadığını, mahkemenin 12.02.2025 tarihli ve 13.05.2025 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap:
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının duruşmaya mazeretsiz katılmadığını, mahkemece taraflarca takip edilmeyen davanın yasal süre içinde yenileninceye kadar HMK.150 hükmü gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, 3 aylık süre içerisinde de davacı tarafından yenileme talebinde bulunmaması üzerine 150/5 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın üzerine davacının cezaevinde bulunduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvurduuğunu, davacının cezaevinde bulunması halinde işbu dava için 3 aylık yasal süre içinde dosyanın yenilenmesi talebinde bulunmasının mümkün olduğunu, 3 ay boyunca dosyanın yenilenmesi için talepte bulunmama sebebini dilekçesinde açıklamadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde, İstanbul 37. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ve İstanbul 12. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası nedeniyle menfi tespit talep etmiştir. Her iki icra dosyası ile talep edilen alacak miktarı ve dava değeri 16.976,62 TL olup dava 07.06.2024 tarihinde açılmıştır. Mahkemece 13/05/2025 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, davacı duruşma tarihinde ve halen tutuklu olduğunu bu durumun uyap üzerinden de görüldüğünü beyanla dosyanın işlemden kaldırılmasının ve daha sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf talep etmiştir. İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlar 02.12.2016 tarihli RG’de yayınlanan 6763 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 341. maddesinde düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre, (2) Miktar veya değeri "üç bin" Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.Buna göre HMK 341/2 maddesindeki parasal sınır 2025 yılı için 40.000,00 TL tutarındadır. Dava 16.976,62 TL üzerinden açılmış olduğundan verilen karar, taraflar yönünden HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin niteliktedir. İstinaf başvurusunun davacı tarafça kesin bir karara karşı yapıldığı açık olduğundan HMK'nın 346/1. maddesi gereği ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve HMK'nın 346/2. maddesi gereği verilen istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın istinafı halinde dosyanın dairemize gönderilmesi gerekirken, bu hususun yerine getirilmediği anlaşıldığından İsstinaf başvurusunun HMK 352 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE2- İstinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı tarafından peşin olarak ytırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,3- 6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4- 6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,5- 6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,6- 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.25/09/2025