T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/147 Esas
KARAR NO: 2025/502
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/02/2025
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İban numaralı hesaptan düzenlenmiş ... keşide tarihli ... nolu çekin karşılıksızdır işlemi görmüş olmasına rağmen yasa gereği davalı banka üzerine düşen ve ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödemediğini, davalı bankanın ödeme yapmama sebebinin ise çekteki keşideci imzasının uyuşmadığı şeklinde şerh edildiğini, bu gerekçenin gerçek olmamakla birlikte, esasen bankanın bu gerekçe ile ödeme yapmama hakkı bulunmadığını, bankanın ibraz edilen çek üzerinde bu yönde bir imza incelemesi yapamayacağını, yalnızca çekin üzerinde ıslak imzanın olup olmadığına dair kısıtlı bir inceleme yapabileceğini, davalı banka tarafından yasaya ve usule aykırı olarak ödeme yapılmamasını müteakip Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra dosyası ile banka aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, uyuşmazlığın çözümü için arabulucuya başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, davanın kabulüne, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın keşidecisi ... olan davaya konu çeki takas odasına ibraz ettiğini, takas bankası olan ... tarafından işbu çek karşılıksız olarak belgelendirilmiştir. Ardından davacı tarafından vekil eden Bankanın karşılıksız çek kaynaklı yasal yükümlülüğü olduğundan bahisle bu defa davaya konu çek, vekil eden Bankaya ibraz edildiğini, kendisine çek ibraz edilen müvekkil bankanın ise Çek Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve sair mevzuat kaynaklı yasal yükümlülükleri uyarınca çek üzerinde gerekli incelemeleri yaptığını, somut uyuşmazlıkta, dava konusu çekin müvekkili bankaya ibraz edildiği esnada, çekteki imzanın, keşideci şirketin temsil ve ilzama yetkisi sona eren ...'a ait olduğu tespit edildiğini, bu incelemeler neticesinde dava konusu çek üzerinde yer alan keşideci imzasının, keşide tarihi itibariyle hesap sahibi şirket adına yetkili temsilciye ait olmadığı görüldüğünden Bankanın sorumlu olduğu yasal yükümlülük tutarının ödenmediğini bu hususun çekin arkasına şerh düşüldüğünü, bunun üzerine davacı tarafından Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin haklı ve hukuka uygun olarak takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, hukuka, usul ve yasalara, hakkaniyete, iyi niyet kurallarına aykırı ve dayanaksız talepler içeren davanın tüm talepler açısından reddine; kötüniyet tazminatı talebimizin kabulü ile alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde: Davacı tarafından davalı aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Davanın itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı banka tarafından keşideci imzasının uyuşmadığından bahisle çekin karşılıksız bırakılıp bırakılamayacağı, bu bahisle bankanın çek bedeli doğrultusunda ödemekle yükümlü olduğu tutarın tahsili için başlatılan Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı belirlenmiştir.
26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin 5. fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Bu kapsamda, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25.11.2021 tarihli ve 1232 numaralı kararı ile finans mahkemelerinin kurulmasına karar verilmiş, karar 30.11.2021 tarihli 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış ve 15.12.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
30/11/2021 tarihli ve 31675 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 15/12/2021 tarihinden itibaren uygulanmasına karar verilen Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı ile, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşlar Hakkında Kanun’dan kaynaklanan ve Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere, dört veya beş Asliye Ticaret Mahkemesi bulunan yerlerde ... numaralı Asliye Ticaret Mahkemesince bakılmasına karar verilmiştir.
Anayasa'nın "Kanuni hakim güvencesi" başlıklı 37'nci maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." denilerek görev ve kesin yetki kurallarının gücü, tabii hakim ilkesi olarak ifade edilen evrensel bir ilkenin anayasa hükmü haline getirilmesi suretiyle ortaya konmuştur. Bu bağlamda belirtilmelidir ki, yargılanacak olan uyuşmazlığın gerçekleşmesinden önce, yürürlükte bulunan yasalar aracılığıyla görevi, yetkisi ve işleyişi (yani izleyeceği yargılama usulü) belirlenmiş olan mahkemenin hâkimine tabii hakim, bunu öngören ilkeye de tabii hakim ilkesi denir…
Eldeki davanın, ... keşide tarihli ... nolu çekin bankada karşılığının bulunmaması üzerine, davalı bankanın çekteki keşideci imzasının uyuşmadığı şeklinde şerh ile ödeme yapmaktan imtina edip edemeyeceğine müteallik olduğu, uyuşmazlığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun kaynaklandığı ve yasanın bankaya yüklediği yükümlükler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, uyuşmazlığın ihtisas mahkemesi niteliği ile incelenecek hukuki işlemler barındırdığı bu hali ile Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı uyarınca dava dosyasının ihtisas mahkemesinde rüyeti gerekeceği kabulü ile gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dosyanın 25.11.2021 tarihli 1232 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu kararı gereğince Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
2- Esas dosyasının bu şekilde kapatılmasına,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı KESİN olarak karar verildi 09/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır