T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/152 Esas
KARAR NO: 2025/503
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/02/2025
KARAR TARİHİ: 09/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı/borçlu taraf arasında muhtelif tarihlerde akdedilen sözleşmeler uyarınca müvekkili şirketin davalı/borçlu tarafa su arıtma sistemi, hidrofor sistemi ve ... su deposu sattığını, ancak davalı/borçlunun ..., taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesinleşen; ... tarihli, ... nolu ... TL. bedelli fatura alacağından bakiye ... TL. alacağı fatura tarihi üzerinden aylar geçmesine rağmen ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalı/borçlu taraf aleyhine kesinleşen fatura bedelinin ferileriyle birlikte tahsili için Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E.Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, anılan takibe yönelik davalı/borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili şirketin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ve davacı taraf arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacının müvekkiline Su Arıtma Sistemi başlığı altında Şebeke Suyu Ön Filtreleme, ... Filitre, ... Filtre ve son olarak ... ... olarak adlandırılan ... işlemi hizmeti sunulması için anlaşıldığını, davacı taraf ile müvekkili arasında yapılan sözleşme gereği müvekkilinin ödeme yükümlülüğünün, davacı tarafın üstlendiği işi eksiksiz ve tam olarak yerine getirmesine bağlı olduğunu, ancak davacı tarafın üstlenilen işi tamamlamadığını, edimini tam ve gereği gibi ifa etmediğini, dolayısıyla müvekkili tarafından ödeme yapılmamasının haklı bir sebebi bulunduğunu, davacı tarafından icra takibine konu edilen faturaların taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yerine getirilmesi gereken edimin tamamlanması sonucunda kesilmesi gereken fatura olduğunu, ancak işin tamamlanmaması sebebiyle fatura bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak hizmetin tamamını almak için gerekli tüm adımları attığını, fakat karşı taraf gerekli yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı taraf müvekkiline taahhüt ettiği hizmetleri tam ve eksiksiz yerine getirmediği halde fatura kestiğini ve tahsil etmeye çalıştığını, Türk Ticaret Kanunu ve Borçlar Kanunu uyarınca, sözleşme gereği ifa edilmemiş bir hizmete karşılık ödeme talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın eksik iş teslimi yapmasına rağmen, müvekkilinden alacak talebinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu, bununla birlikte BA-BS formlarının talep edilmesini ve faturaların müvekkili tarafından kabul edildiğinin iddia edilmesinin ödeme yükümlülüğünü doğuran bir durum olmadığını, ayrıca müvekkilinin davacıdan defalarca eksik işlerin tamamlanmasını talep etmiş olmasına rağmen bu eksiklikler giderilmediğini, eksik sunulan hizmet karşılığında fatura düzenlenmesi ve bu faturayı dayanak gösterilerek takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirirken eksik ifalarda bulunduğunu, müvekkilinin sözleşme gereği alması gereken hizmetlerin tam olarak sunulmadığı ve bunun sonucunda maliyetin etkilendiği gerekçesiyle haklı olarak alamadığı hizmet için ödemeyi tam olarak gerçekleştirmediğini, davanın reddini, davacının kötü niyetli dava açması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evrakların incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davalı ve davacının 2024 yılı alış satış analizleri ilgili Vergi Dairesinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Dava dosyası ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde,
*Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturanın davalı şirkete teslim edildiği,
*Tarafların ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğu,
*Davalı vekilinin iddia ettiği fatura muhteviyatındaki mal ve hizmetlerin eksik teslim edilip edilmediği ile ilgili olarak teknik bir bilirkişiden görüş alınmasının yerinde olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava fatura tanzimi ile cari hesap ilişkisinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafından ...-TL asıl alacak olmak üzere toplam toplam ...-TL. tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında ... tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, icra takibi alacağın dayanağı olarak da ... tarihli, ... nolu ...-TL.bedelli faturadan kaynaklanan bakiye alacak olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, ticari defterlerine göre davacının davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince takip/dava konusu alacağın dayanağı olan ...-TL. tutarındaki faturanın davacı şirket adına alacak olarak kaydedildiği, karşılığında davacı tarafa toplam ...-TL. tutarında ödeme ve iade faturası teslim edildiği, dolayısıyla da takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirkete ...-TL tutarında borcunun kayıtlı olduğu, asıl alacak bedelinin her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olamsı ile davacının iddiasını kesin delille ispatladığı, işlemiş faiz yönünden dava açılmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki faturalardan oluşan cari hesabın oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takibine vaki davalı itirazının iptali ile takibin taleple bağlı kalınarak ... TL alacak bedeli üzerinden devamına,
2-Hüküm altına alınan bedelin %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacak bedeline takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin ... TL sinin davalıdan, bakiye ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMY’nin 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekili ile Davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır