T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/169 Esas
KARAR NO: 2025/286
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/02/2025
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ile davalı ... arasında ... tarihinde ... işletmesi ile ilgili kar ortaklığı sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme çerçevesinde, müvekkili ...'ın, şirkete toplam ... TL ödeme yapmayı kabul etmiş olup, bu ödemenin ... TL nakit ve ... ... Ada ... Parsel arsanın devri ile gerçekleştirileceği, söz konusu arsanın Ağustos öncesi satışı halinde müvekkilin söz konusu arsa yerine kararlaştırılan miktarı karşılamak için ...'e ...-TL daha ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, ancak söz konusu arsayı üzerine geçirmeyi ...'in istememesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmede arsaya biçilen değer olan ... TLyi sözleşmede paranın gönderilmesi anlaşılan şirkete ödemede bulunduğunu, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünün ...-TL nin ödenmesi yönünde olduğunu, müvekkilinin ...-TL sözleşmeden kaynaklanan ödemeyi nakit olarak davalının yetkilisi olduğu ...'ne "ortaklık için ödeme" şeklinde banka yolu ile gönderdiğini, ancak davalının, müvekkil ile arasında yapılan kar ortaklığı sözleşmesine uymayarak, müvekkiline kar ortaklığı için kardan pay vermeyerek kar ortaklığı sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle de davalı ... ile yapılan sözleşmeyi tarafların feshettiklerini, fesih sonrası dava dışı şirketten müvekkilinin üzerine ... tarihinde ... Marka ... plakalı ... TL değerinde araç satışının gerçekleşmiş olup söz konusu aracın ... TL'sini müvekkili banka üzerinden dava dışı şirkete "... plakalı araç bedeli kalan ... borçtan düşüldü" şeklinde bir açıklama ile söz konusu parayı araç satıcısı üçüncü kişi ... banka hesabına gönderdiğini, bu işlemden sonra ... tarihinde müvekkilinin kalan borcu kadar davalı ...'in müvekkiline borçlu olduğuna dair söz konusu ... USD değer borçlu olduğunun ikrarını içeren senedi verdiğini ve ... olan vade tarihine kadar kendisine süre vermesini borcunu ödeyeceğini taahhüt ettiğini, ancak söz konusu ödemenin gerçekleşmediğini, davalı tarafından verilen senet ile Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapılmış olup davalı şirketin yetkilisinin bu icra takibine kötü niyetli olarak borca ve imzaya itiraz ettiğini, söz konusu davalının sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmemesinin, müvekkiline verilmesi gereken kar payı kazancının müvekkiline ödenmemesi sebebiyle söz konusu sözleşmenin taraflar arasında anlaşılarak feshedildiğini, müvekkilire verilen senedin borç ikrarı içermekte olup ayrıca müvekkilin sözleşmede yapacağını taahhüt ettiği ve yaptığı ödemelerin bir kısmını karşıladığını, haksız ve kötü niyetli olarak söz konusu ilamsız takibe davalı itiraz ettiğini, davanın kabulü ile öncelikle teminatsız olarak ancak mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığı davalının taşınır/taşınmaz malları üzerine uygulanmak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalının yaptığı haksız itirazın iptaline, Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas numaralı icra takip dosyasınındaki takibin devamına, İİK kapsamında alacağın %20 'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından davalı müvekkili şirket ile aralarında kurulu kar payı ortaklığı ilişkisinin feshedildiğinden bahisle Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali ile dosya borcunun tahsilini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmişse de; davacı tarafın dava dilekçesinde davalı müvekkili şirket yönünden ileri sürülen hususların ve istemlerin hiçbirinin kabul edilebilir olmadığını, davanın öncelikle görevsizlik ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, aksi halde esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu davanın görevsiz mahkemede ikame edilmiş olup görevsizlik yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, iş bu davada görevli mahkemelerin Antalya Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının davasına dayanak sunduğu ve iadesini talep ettiği dekontlara konu ödemelerin dava dışı şirkete yapılmış olduğundan iş bu davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, davacının şirkete gönderdiği bedelllerin iadesine yönelik davasında muhatabın ancak şirket olacağını, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafça takibe dayanak olarak gösterilen senedin kambiyo vasfı taşımamakta olup geçersiz olduğunu, müvekkilinin davaya konu edilen senete ilişkin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacı tarafın müvekkilinin davaya dayanak sunulan senete yönelik borçlu olduğunu iddia etmekte olup iş bu iddiayı ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu, davacının sunduğu ... tarihli adi ortaklık sözleşmesi gereği davalı müvekkilinin kar payı ortağı olduğunu, ancak davacının; müvekkilinin kar edememiş olmasından dolayı sözleşmeyi tabiri caizse keyfine göre sonlandırmak istemekle işbu davayı kötü niyetle ikame ettiğini, davacı tarafça davaya dayanak sunulan sözleşmenin feshedildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bri delil sunulmadığını, sonuç olarak; davanın öncelikle görevsizlik ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine,
Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı icra takibinin iptaline, kötü niyeti aşikar olan davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; Alacaklı ... vekili tarafından borçlu ... aleyhine ... USD asıl alacak ve işlemiş faizi ile birlikte toplam ... USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin davaya bakmakla görevli olup olmadığı, davalının pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E sayılı takip dosyasında takibe konu edilen ... USD bedelli belge nedeniyle davacıya borçlu olup olmadığı taraflar arasında ihtilaflı olup,
Takip dayanağı belgenin lehtar kısmının boş olması nedeniyle bono vasfını taşımadığı (TTK 776/1-e , 777/1.md. uyarınca) taraflar arasında ihtilafsızdır. Nitekim davacı vekili müvekkilinin senedin lehtar kısmının çizilerek kendisine verildiğini sonradan fark ettiğini belirtmiş, belge bu sebeple ilamsız icra takibine konu edilmiştir.
Dava, davacı ile davalı arasında ... işletmesi ile ilgili kar ortaklığı sözleşmesinin taraflaca feshedilmesinden kaynaklı alacak iddiasına dayalı olup, uyuşmazlığın TBK. 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü, Antalya Vergi Dairesi ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığına yazılan müzekkere cevaplarının tetkikinden; davalının gerçek kişi tacir olduğu, davacının ise belgenin düzenlendiği ... tarihinde ve öncesinde gerçek kişi tacir sıfatının bulunmadığı sabittir.ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Bu bilgiler ışığında; davacı tarafından Mahkememize adi ortaklığın feshinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla İİK 67.maddesi uyarınca itirazın davası açılmış ise de; davalının TTK'nın 4. maddesi kapsamında tacir olduğu, davacının ise tacir sıfatı bulunmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yer alan mutlak ve nispi ticari davalardan ayrıca özel kanunlarda düzenlenen ticari davalardan olmaması karşısında mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan-usulden reddine karar verilerek ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Antalya BAM 7.HD.nin 2023/917 E- 2024/1000 K, 2022/1223 E- 2025/73 K, 2022/146 E-2022/344 K sayılı emsal kararları)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE,
2- Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna,
3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına,
4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 22/04/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı