T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/196 Esas
KARAR NO: 2025/165
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/02/2024
KARAR TARİHİ: 11/03/2025
Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında davalı ... aleyhine açılan davanın tefriki ile mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin tefrik edilen Mahkememizin ../... Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket aleyhine davalı şirket tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak davacı müvekkilinin ne takip alacaklısına ne de senedin lehtarına böyle bir borcu olmadığını, müvekkili şirkette ... ve ...'in ayrı ayrı münferiden imza yetkilisi olup ...'nın ...'e karşı olan şahsi hırsı sebebiyle ...'nın kötü niyetli bir şekilde müvekkili şirketi zarara uğrattığını ve şirketin ticari faaliyetlerini durdurduğunu, menfi tespit talebinde bulunulan çeklerin de ...'nın eli ürünü olup müvekkili şirketi zarara uğratmak amacıyla karşılığı olmadan verilen çekler olduğunu, şirketin faaliyetlerinin durmuş olmasına rağmen ... tarafından ... tarihli ... TL bedelli çek keşide edildiği ve bankaya ibraz edildiğinin öğrenilmesinin ardından şirket ortağı ... tarafından ... tarihinde Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında şirketin tasfiyesi ve şirkete temsil kayyumu atanması talepli dava açıldığını, şirket yetkilisi ... tarafından ..., ..., ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulmuş olup Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma numaralı dosyasında vermiş olduğu ifadelerde dahi iş bu davanın haklılığını açıkça ortaya koyulduğunu, şirket yetkilisi ...'in ... tarihli ... TL bedelli çek için şirketin muhasebecisinden rapor aldığını, alınan raporda bu çeke dair hiçbir muhasebe kaydının olmadığının tespit edildiğini, şirketin tasfiyesine ilişkin dava açıldığında sadece ... tarihli çek keşide edilmişken dava açıldıktan sonra diğer şirket yetkilisi ...'nın kötü niyetli işlemlerine devam ettiğini, şirket adına huzurdaki davaya konu karşılığında hizmet veya mal alımı yapılmayan çekler keşide ettiğini, Denetim kayyumu ...'in ... tarihli Kayyum Raporunda; kayyum tarafından şirket yetkililerinin arandığı ve şirketi borçlandırıcı işlemler yönünden onayının alınması gerektiğinin ifade edildiğini, kayyum tarafından ... ve ... tarihli çeklerin öğrenilmesi üzerine bu işlemlerin dayanağının ...'ya sorulduğu, cevaben bu işlemlerin hiçbir belgeye dayanmadığının ifade edildiini, kayyum tarafından ticari defterlerin incelenmesi neticesinde ...'a ilişkin herhangi bir ticari ilişki ve cari hesaba rastlanılmadığının belirtildiğini, neticede kayyum raporunun sonuç ve kanaat kısmında; davalı şirket tarafından düzenlenen çeklerin şirket açısından gerçek bir ticari işleme dayanmadığı, kayyumun bilgisi ve onayı dışında yapıldığının ifade edildiğini, neticeten; öncelikle teminatsız olarak veya uygun görülecek bir teminat karşılığında Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takibi üzerinden konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına ve icra takibinin dava sonuçlanıncaya kadar durdurulması için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, bu talep kabul edilmediği takdirde İİK 72/3 kapsamında teminatsız olarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyasından takibe konulan ... tarih ve ... TL, ... tarih ve ... TL ve ... tarih ve ... TL bedelli çekler sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, İİK 72/5 gereğince haksız ve kötü niyetli olarak yapılan icra takibi sebebiyle oluşan zararlarının alacağın %20'den az olmamak üzere davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin tefrik edilen Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında dava dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ekinde sunulan arabuluculuk tutanağı incelendiğinde, yapılan arabuluculuk görüşmesi ... Ve ... Arasında yapıldığını, davacının davasında davalı olarak ayrıca ...'ı gösterdiğini, ... yönünden dava şartı arabuluculuk müessesesini yerine getirmediğini, iş bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesi bütün haliyle incelendiğinde; borçlu şirket yetkililerinden ...'in yapılan işlemlerden haberi olmadığı ve şirket yetkilisi ...'nın kendi borcu için müvekkil şirkete çek keşide ettiği beyan edildiğini, müvekkili firma adına verilmiş ... ...'nın şahsına değil yetkilisi olduğu firmaya emanet edilmek üzere verildiğini, iş bu noktada emanet edilen ... muhafaza edilmesi ve müvekkilinin talep etmesi durumunda teslimi ...'nın yetkilisi olduğu şirket adına yapılacağı konusunda tereddüt bulunmadığını, kaldı ki ...'nın ... işi yaptığı kendi adına başkaca şahıs firması bulunmadığını, bu sebeple takip konusu borcun borçlu firmadan bağımsız olduğu ve takip konusu borcun ...'ya ait olan bir borç olduğu iddiasının reddi gerektiğini, davalı borçlu şirket tarafından ilgili dosyaya sunulan beyanlar incelendiğinde aslında asıl amacın borçlu şirketi batık hale getirmeye çalışarak 3.kişi şirketlere ve kişilere şirket malvarlıklarını aktarma olduğu anlaşıldığını, eldeki dava da yine davacı şirketin borca batık hale gelmesini sağlamaya çalışmaktan ibaret olduğunu, tüm dosya kapsamı ve sunulan deliller ve belgeler ışığında ispat yükü üzerinde olan davacı davasını ispat edememiş olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davacının sunmuş olduğu belgenin resmi belge niteliğine ve imzası ikrarı edildiğini belge niteliğine haiz olmadığından verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız davanın reddine, kötü niyetli olarak itiraz eden borçluya %20’ den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine. neticeten yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yana kişiye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili Mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasının ... tarihli ... nolu celsesinde verdiği beyanla; davalılardan ... yönünden arabuluculuk başvurularının bulunmadığını bildirmekle, bu davalı aleyhine açılan davanın tefrikine karar verilerek yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır.
6102 sayılı T.T.K.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesine göre arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olmasına, arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasına, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.2.maddesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, Menfi Tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır.
6102 sayılı T.T.K.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesine göre arabuluculuk dava şartına tabi davalardan olmasına, arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasına, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.2.maddesinde "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Somut olayda; dava tarihi 20/02/2024 olup 01/09/2023 tarihinden sonra davalı ... aleyhine açılan menfi tespit davasında arabuluculuk dava şartı olduğundan, yukarıda belirtilen açık düzenleme karşısında davanın usulden reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harcın davacıdan tahsiline, hazineye irat kaydına
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
Dair, dosya üzerinden kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/03/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza