T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/257 Esas
KARAR NO: 2025/547
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 28/03/2025
KARAR TARİHİ: 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait ... plakalı aracın kazaya karıştığını, yaralamalı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiğini,müvekkilii ile sigorta şirketi arasında genişletilmiş kasko sözleşmesi gereğince sigorta şirketinin sorumlu bulunduğu ödemelerin yapılmadığını ve müvekkilinin bu ödemeleri yapmak durumunda kaldığını, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas (eski Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı) icra dosyası kapsamındaki borcu ödediğini, müvekkilinin yukarıda bilgileri verilen icra dosyasına yapmış olduğu ödemenin ... TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından kasko sözleşmesi gereğince ödenmesi gereken poliçe kapsamındaki tutarın müvekkil tarafından ödendiğini, neticeten; davalı sigorta şirketinin poliçe gereğince masraf ve vekalet ücretlerinden sorumlu olduğu oran da dikkate alınarak kaza tarihi itibarı ile sorumlu olunan ana paranın tespiti ile, ödeme tarihine kadar geçen zamandaki faiz ve icra masraf ve vekalet ücretleri dikkate alınarak ödeme tarihindeki sorumlu olduğu bedelin tespitini, tespit edilen değerin harç tamamlama yolu ile bedel artırma hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak davası olarak şimdilik ... TL'sinin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın ...-... tarihlerinde geçrli olmak üzere ... kasko sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından ihtiyari mali mesuliyet poliçesi düzenlenmiş olup azami teminatın ... TL ... tek limit olduğunu, kazada vefat eden ...'ın destek alacaklıları tarafından, sigortalı ... plakalı araç maliki davacı ... aleyhine açılan ve müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatı ile yer aldığı davada aleyhe karar nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin rücuen talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketine karşı ikame edilen işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, davanın görvsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu, işbu rücu davasının belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince öncelikle zorunlu trafik poliçesinin sorumlu olacağının ve azami poliçe teminat limitinin nazara alınması gerekmektiğini, teminatın ... tek limit olarak düzenlenmiş olması sebebi ile karayolları trafik kanunu 96. maddesinde düzenlenen garame ilkesi gereğince, poliçe teminat limitinin tüm zarar görenler yönünden garameten paylaştırılması gerektiğini, bununla birlikte, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince, müvekkil şirket ancak zorunlu trafik sigortası teminat limitinin tükenmesi halinde sorumluluğu doğacağını, garameten ödeme ilkesi gereğince, müvekkili şirketin ihbar olunan sıfatı ile yer aldığı Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine ve bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, kaza yerini terk etmiş olması sebebi ile, davacının taleplerinin müvekkili şirketin poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının, icra dosyasında ödemeyi geciktirmesi sebebiyle artan zarar ve ferilerinden müvekkili şirketin sorumlu olmasının mümkün olmadığını sonuç olarak davacının davasının görev itirazımız sebebi ile usulden reddine, davacının davasının yetki itirazları sebebi ile usulden reddine,davanın zamanaşımı itirazımız sebebi ile reddine, belirsiz alacak davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmaması sebebi ile reddine, davacının maliki olduğu sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması sebebi ile davanın reddine,
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyanın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasına, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
Dava, sigortalı ve sigortacı arasındaki alacak davasıdır.
Dava konusu kazanın ... tarihinde meydana geldiği Davacınını sahibib olduğu ve davalı tarafından ... plakalı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. .../... K. sayılı ilamı uyarınca davacının mağdurlara ödeme yapmak zorunda kaldığını, tazminat davasınını davalıya ihbar edildiği, davalının kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğu , davacının da sigortalı olduğu, kazanın meydana geldiği tarihi itibariyle gerçek kişi olan davacının tacir olmadığı anlaşılmakla,
... tarihli öninceleme duruşmasında tacir araştırması için yazılan müzekkere cevapları geldikten sonra bilirkişi görevlendirmesi değerlendirileceğinden, müzekkere yanıtı gelmekle dosya ele alınmakla; görev kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilebilir. TTK 4 uyarınca mahkememizin görev alanı TTK da düzenlenen konulara ilişkin mutlak ticari davalar ile her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıklara ilişkin nispi ticari davalardır.
6102 sayılı TTK'nda değişiklik yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2.maddesi ile 6102 sayılı kanunun 5.maddesinin 3.fıkrası değiştirilmiş ve asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda ; dava davacı ile davalı arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, davaya dayanak oluşturan sigorta poliçesine göre, sigorta şirketi, sigortalının kazaya karışan dava dışı kişilere yaptığı maddi tazminat zararının kendi sigortacısından tahsiline dair olduğu,. Sigortalı ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen sigorta sözleşmesi de bir tüketici işlemi olduğundan vedava nisbi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği gibi davanın mutlak ticari dava olarak da nitelenemeyeceği kabul edilmekle, 6502 Sayılı Kanun'un 73. maddesi gereğince görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2015/6E.-2017/2666K., 2017/198 Esas, 2017/5526 Karar sayılı ilamı, Antalya Bam 5 Hukuk Dairesi 2025/1972E. 2025/1112K. ,2025/1486E.-2025/637K. sayılı ilamı)Sigoratlı aleyhine açılan davalarda görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleri olduğundan, görevsizlik kararı vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava dilekçesinin HMK.nun 114/c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden reddine,
2-Görevli mahkemenin ANTALYA TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ANTALYA TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, TARAFLARIN YOKLUĞUNDA dosya üzerinden yapılan inceleme sonund karar verildi.17/07/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı