T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/265 Esas
KARAR NO: 2025/719
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/04/2025
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; Müvekkili şirketin reklam sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalı tarafın bir kısım siparişlerini müvekkili şirketi tarafından yapıldığını ve davalıya eksiksiz olarak teslim edildiğini, hizmet bedeli için davalı taraf ile ... TL ye anlaşıldığını, davalı iş avansı olarak ... tarihinde ... TL gönderdiğini, müvekkili tarafından işin hazırlanarak davalıya ... tarihinde teslim edildiğini, ... tarih ve ... nolu ... TL miktarlı fatura düzenlendiğini, davalı tarafından borcun ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak işi teslim almasına ve bakiye borcu olmasına rağmen itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına davalı aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, uygun görülecek bir teminat karşılığı dava sonuna kadar ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalıya dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği tespit edilmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairesinden 2024-2025 yılı alış-satış faturaları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine ... TL fatura alacağından bakiye kalan ... TL' nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun süresinde itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
*Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde,
*Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturanın davalı şirkete teslim edildiği, Davacı şirketin ticari defterlerine göre, takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İtiraza konu Antalya Genel icra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafından toplam ...-TL. tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında ... tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, icra takibi alacağının dayanağı olarak da ... tarihli ... sıra nolu ...-TL. bedelli faturadan kaynaklı alacak olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür.
Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre davacının davalı şirkete mal satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince dava konusu alacağın dayanağı olan ...-TL tutarındaki faturanın davalı adına borç olarak kayıtlı olduğu, karşılığında ...-TL tutarında tahsilat yapıldığı, dolayısıyla da takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğ davacının yasal defterlerine göre, takip tarihi itibari ile ...-TL tutarında asıl alacağını ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturanın oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına,
2-Hüküm altına alınan bedelin %20' sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır