T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/408 Esas
KARAR NO: 2025/905
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/05/2025
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında süregelen bir ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa yapılan mal teslimlerine istinaden irsaliyeli faturalar tanzim edildiğini ve davalı tarafa teslim edildiğini, müvekkili şirketin iş bu irsaliyeli faturalardan kaynaklı olarak davalı taraftan bakiye ... TL fatura alacağı bulunduğunu, faturalarda yer alan malların davalı şirkete teslim edildiğini, söz konusu ... TL alacağın tüm sözlü taleplere karşın ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu itirazda ticari ilişkiyi inkar etmediği gibi takibe dayanak teşkil eden faturalara da herhangi bir itirazda bulunmadığını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, anlaşma sağlanmadığı, öncelikle ihtiyati haciz talebinin kabülüne, davalı borçlunun Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında yapılan sözleşmeye istinaden yerine getirmesi gereken edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemiş olduğunu, işin tam eksiksiz ve süresinde yerine getirildiği iddiasının ispat külfetinin davacı taraf üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin davacı yana takibe konu borç tutarında borcu bulunmadığını, herhangi bir borç olmadan açılan Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı takibi haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı aralarındaki sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken edimleri yerine getirdiğini ispatlayamadığını, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında düzenlenen faturaya konu malın, borçluya teslim edildiğine ilişkin şerh ve inkâr edilmemiş imza bulunması halinde faturadaki malın davalı/borçluya teslim edildiğinin kabulü gerekmekte olduğunu, davacının sunduğu faturalarda müvekkilin imzası bulunmadığını, bu nedenle davacının tek taraflı olarak düzenlediği faturalar aralarındaki sözleşme uyarınca davacının yerine getirmesi gereken edimleri yerine getirdiğini ispatlamaya elverişli olmadığını, bu durumda malı teslim aldığı iddia edilenlerin tanık olarak dinlenmeleri ise ancak davalının açık muvafakati ile mümkün olduğunu, HMK 200 uyarınca yazılı delil sunulması gerektiğini, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli davacı tarafından açılan dava sebebi ile %20 den aşağı olmamak üzere davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1-Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosya içeriği
2- Ticari defterler ve ticari defter incelemesine dair mali müşavir bilirkişi raporu
3-Tarafar arasındaki kontenjan sözleşmesi
4- Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerinden 2024 yılı alış-satış analizleri celp edilmiştir.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
*Davacı ... A.Ş. tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve geçerli delil niteliği taşıdığı,
*Davalı ... A.Ş. tarafından defter ve belgeler ibraz edilmediğinden karşıt kayıt incelemesi yapılamadığı,
*Davacı ticari defter kayıtlarına göre icra takip konusu iki adet faturanın kayıtlı olduğu ve icra takip tarihi olan ... tarihi itibarıyla ... TL bakiye alacağının bulunduğu,
*Değişen oranlı temerrüt faiz oranı talebi doğrultusunda; Davacı / Alacaklı ... A.Ş.'nin Davalı / Borçlu ... A.Ş.“nden Türk Ticaret Kanununun 1530 uncu maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak ... tarihine kadar %16,75, ... tarihinden itibaren geçerli % 53,25 oranında temerrüt faizi ve fer'ileri ile birlikte ... TL. tutarın tahsili gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine ... TL. tutarında cari hesap ekstresi alacağına istinaden ... tarihinde takip başlatıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki taraf da defterlerini ibraz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği, tarafların ticari defterlerine göre takip konusu fatura alacağına dayanak gösterilen ... ve ... tarihli faturaların her iki tarafın defter kayıtlarında yer aldığı, icra dosyası nezdinde takip tarihinden itibaren davacının ...-TL alacaklı olduğu belirlenmekle, ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ile davacının iddiasının kesin delille isPatlandığı belirlenmiş, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin devamına,
2-Hüküm altına alınan alacağın %20 sine tekabül eden ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Takip konusu alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar taleple bağlı kalınarak %16,75 oranını geçmemek üzere 3095 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasına,
4-Alınması gerekli ... TL harçtan alınan ... TL peşin harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat-posta-müzekkere masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
9- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
10-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır