T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/427 Esas
KARAR NO: 2025/490
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/05/2025
KARAR TARİHİ: 07/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkilinin ... 'nde yaş sebze ve meyve komisyonculuğu işi yaptığı, ticari faaliyetleri kapsamında davalıya muhtelif tarihlerde ürün sattığı, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığı, müvekkili şirketin, davalıya satmış olduğu bütün ürünlerin faturasını e-fatura olarak düzenlediği, davalı tarafından bu e-faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı, müvekkili firmanın, alıcı ve satıcıyı bir araya getiren aracı rolünde olduğu, davalı alıcının ilgili ürünlerin ... iline nakli amacıyla ilgili vasıtaları karşıladığı, ilgili malın bu vasıtalara yüklenmesi ile malı teslim aldığı, bu araçların tescil plakalarının ... ve ... ilinin plakaları olduğu, sırf bu hususun bile ... ilinde ikâmet eden davalının nakliyeyi karşıladığını ortaya koyduğu, alacağın tahsili amacıyla taraflarına Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası ile cebr-i icra yoluna başvurulduğu, davalı borçlu tarafından işbu icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiği, itirazın iptal edilmesi için taraflarınca dava şartı arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, bu süreçte de davalı borçlu ile anlaşma sağlanamadığı, alacak miktarı olan ... TL kadar borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının; öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine karar verilmesini, netice olarak haklı davanın kabulünü, haksız itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
YANIT:
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermemiş, böylelikle davayı tümden inkar etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE :
Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Öncelikle usule ilişkin dava şartları değerlendirilmiştir.
5957 Sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 1. Maddesinde; Bu Kanunun amacı, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretinin kaliteli, standartlara ve gıda güvenilirliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içinde yapılmasını, malların etkin şekilde tedarikini, dağıtımını ve satışını, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamaktır.
(2) Bu Kanun, sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların her ne şekilde olursa olsun alımı, satımı ve devri ile toptancı halleri ve pazar yerlerinin kuruluş, işleyiş, yönetim ve denetimine ilişkin usul ve esasları, uygulanacak yaptırımları ve bakanlıklar, belediyeler ile diğer idarelerin görev, yetki ve sorumluluklarını kapsar." Şeklinde düzenleme olduğu görülmüştür.
Kanunun 2. Maddesinde; 1) Bu Kanunun uygulanmasında;
Meslek mensubu: Malların ticaretiyle iştigal eden ilgili meslek odalarına kayıtlı kişileri,
Tüccar: Malların toptan satışı amacıyla kendi adına ve hesabına çalışan meslek mensuplarını,
Üretici: Malları üretenler olarak tanımlanmıştır.
Kanunun 10. Maddesinde ise ;(1) Üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla il merkezlerinde bir hal hakem heyeti oluşturulacağı, Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvurunun zorunlu olacağı. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmünde olacağı , Bu kararların 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği, Tarafların bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilecekleri, İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmayacağı,. Ancak, talep edilmesi şartıyla hakim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabileceği, Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği kararların kesin olacağının düzenlendiği görülmüştür.
Hal Hakem Heyeti ve Toptancı Hal Konseyi Hakkındaki Yönetmeliğinde de benzer düzenlemeler mevcut olup Hal Hakem Heyetinin görev ve yetkilerinin düzenlendiği 5. Maddeye göre; "Hakem heyeti, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmakla görevli ve yetkilidir.
Kanunun 14 üncü maddesinde öngörülen idari para cezası dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hakem heyetinin görev ve yetkisi kapsamındadır. Toptancı hali yönetimi veya personelinin uygulamalarından veyahut toptancı hallerinin ve pazar yerlerinin yönetim ve işleyişinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da bu kapsama dâhildir. İlgili Kanun ve yönetmelik dikkate alındığında Hal hakem Heyetinin görevinin Kanun'un 14. Maddesinde öngörülen idari para cezaları dışındaki uyuşmazlıklar olarak belirlenmiştir.
Davacı yanca her ne kadar alacak iddiası ile takip yapılıp dava açılmış ise de; dosya kapsamından 5957 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca davacının hal komisyoncusu olduğu, yine davalının aldığı iddia olunan ürün miktarı nazara alındığında ürünün ticareti ile ilgilendiğinin anlaşıldığı ve bu ürünlerin satışını yapan bakkal bayii faaliyeti nedeniyle esnaf odasına kayıtlı meslek mensubu olduğu, uyuşmazlığa konu domatesin yasa kapsamında bulunan sebze ticaretine ilişkin olduğu, aynı yasanın 10/5 maddesine göre 2025 yılı güncellenen değerler nazara alındığında miktar itibariyle uyuşmazlıkta hal hakem heyetlerine başvurulması dava şartı olduğundan ve bu koşul yerine getirilmemiş olmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden yapılan değerlendirmede, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmediği, arabuluculuğa konu uyuşmazlık hakkında haklılık haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın usulden ret kararı verildiği, ancak uyuşmazlık için alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan hal hakem heyetine başvuru zorunluluğu bulunduğu, bu bakımdan Arabuluculuk Kanunu 18/A-18 uyarınca eldeki uyuşmazlığın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, davacının zorunluluk olmadığı halde başvurduğu arabulucunun ücretinden sorumlu olması gerektiği anlaşılmakla arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın özel dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın istemi halinde iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-18 Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır