T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/459 Esas
KARAR NO: 2025/877
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/06/2025
KARAR TARİHİ: 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Taraflar arasında gerçekleşen Kuşadası ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli Araç Satım Sözleşmesi'ne (''Sözleşme'') istinaden müvekkil şirket "alıcı", davalı şirket ise "satıcı" sıfatını haizdir. Taraflar arasındaki Sözleşme gereğince; davaya konu edilen ... Model ... Marka ... ... ... tipindeki ... Şasi Numaralı, ... plakalı ve ... km değerdeki aracın ...-TL bedel karşılığında müvekkili şirket tarafından satın alındığını, sözleşme gereği ödenmesi gereken satım bedeli davalı şirkete eksiksiz bir biçimde aynı tarihte ödendiğini ve aynı tarihte aracın müvekkili şirketçe teslim edilmesi sonucunda sözleşmenin ifa edildiğini, aracın satın alındıktan kısa bir süre sonra çalışmadığını; aracın aynı anda bütün arıza ikaz lambalarının yanmaya başladığını, bu durum karşısında müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından satıcıya ihbar yükümlülüğü aynı anda yerine getirildiğini, daha fazla zarar oluşmaması adına araç derhal ... adlı özel servise çekildiğini, servis tarafından yapılan inceleme sonucu müvekkiline aracın genelinde birçok teknik arıza/eksiklik bulunduğu, motorda ise yağ kaçağı olduğunun tespit edildiği, araç marka ve modeline ait orijinal parçaların sipariş edildiği bilgisi verildiğini, sipariş edilen parçalar ulaştığında servisin araç tamirine başladığını ancak satıma konu araçta, ... tarihli sözleşmede belirtilen ... kodlu motor bloğu yerine ... kodlu motor bloğunun bulunduğu, buradan hareketle satımdan önce aracın orijinal motor bloğunun değiştirilmiş olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle araca sipariş edilen motor bloğu parçalarından bir kısmının uyum sağlamamış olup üzerinde mevcut olan bloğa göre parça siparişin yeniden yapıldığını, ayrıca araca yapılan diğer müdahalelerin yağ kaçaklarından ötürü etkisiz kaldığından onarım sürecinin zorlaştığını ve uzadığını, onarım süresince müvekkili şirketin hem para hem zaman yönünden zarara uğradığını, ayrıca ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle araçtan faydalanamadığını, müvekkilinin, araçtaki motor zararına ilişkin tamiri gerçekleştiren ...'e ... tarihinde ...-TL tutarında onarım bedeli ödendiğini, onarım bedelinin davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmesi amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça işbu takibe kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden takip durdurulduğunu, sonuç olarak; öncelikle işbu husustaki taleplerinin takdiren teminatsız olarak kabulüne, davalının borca yeter miktardaki mal varlığı üzerine davalının oluşan kötü niyetine ilişkin sübut ve belgeye dayanan ispat karşısında takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, mümkün olmadığı takdirde işbu ihtiyat-i haciz istemimizin uygun görülecek teminat miktarı karşılığında kabulüne, davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasına davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden aynen devamına ve araçtaki gizli ayıptan oluşan zarar nedeniyle müvekkil şirket tarafından üçüncü şahsa ödenen ...-TL tutarındaki onarım bedelinin (... Model ... Marka ... tipindeki ... Şasi Numaralı aracın semeninin tenziline) davalı şirketten tahsiline, takibe konu edilen likit, somut ve belirlenebilir nitelikteki asıl alacağın en az yüzde 20'si oranında hesap edilecek icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Aracın satın alındıktan sonra çalışmaması, motorda arızaların ortaya çıktığı iddiası yönünden ise TTK 23/1-c. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağının belirtildiğini, davacı tarafından ileri sürülen ... TL tutarındaki faturanın piyasa koşullarının üzerinde ve objektif nitelikten yoksun olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde yer alan ihtiyati haciz taleplerine de itiraz ettiklerini, temel olarak, ilgililerin satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü'nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, tramer kayıtlarını inceleme ve tramer SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğünün de olmadığını, aracın satın alındıktan sonra çalışmaması, motorda arızaların ortaya çıktığı iddiası yönünden ise TTK 23/1-c. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağının belirtildiğini, haksız ve Kanuni dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekiline mahkememiz ... tarihli ön inceleme celsesinin ... nolu ara kararı gereğince davaya konu ayıbın davalıya ihbar edildiğine dair kesin delillerini sunmak için süre verildiği, davacı tarafça süresi içinde kesin delillerin sunulmadığı, bu hususta tanık bildirmek için süre talep edildiği, tanık dinletme taleplerinin mahkememiz ara kararı ile reddine karar verildiği görülmüştür.
6098 Sayılı TBK'nun 219.maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmamasından da sorumludur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.
Ticari satımlarda, 6102 Sayılı TTK 23/1-c bendine göre, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesi 2.fıkrası uygulanır.6098 Sayılı TBK'nun 223/1 fıkrasına göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. 6098 Sayılı TBK'nun 223/2. fıkrasına göre ise , alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Ayıpları bildirmenin içeriğini ve zamanında yapıldığını ispat külfeti alıcıya düşer.TBK'nun 223.maddesindeki ihbar süreleri hak düşürücü süre olup, hakim tarafından re'sen gözönünde tutulur.
6102 Sayılı TTK.18 maddesinin 3 fıkrasında "tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır" düzenlemesi bulunmaktadır.
Satılan maldaki ayıpların ihbarı herhangi bir şekle tabi tutulmamıştır. Ancak, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarının kanıtlanması şekle tabidir. Tacirler arası ticari satımlarda ayıp ihbarının 6102 Sayılı TTK.'nun 18/3 maddede öngörülen şekilde yapıldığı kanıtlanmalıdır.
Yasal Düzenleme, deliller ve tespitler ışığında, tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davanın tacirler arası satım sözleşmesine konu araçta ortaya çıktığı iddia olunan gizli ayıp nedeniyle ortaya çıkan onarım bedelinin tazmini amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazmin bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasında araç satışının gerçekleştiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın gizli ayıbın mevcut olup olmadığı, ayıp ihbarının süresi içinde yapılıp yapılmadığı üzerinde toplandığı, yukarıda anılan kanun maddeleri gereğince alıcı tarafça ayıp ihbarının TTK 18/3 e uygun yapıldığının sunulan delillerden anlaşılamaması nedeniyle ayıp ihbarının yapıldığına dair kesin delillerin sunulması için verilen sürede de kesin delillerin sunulmadığı gibi dava dilekçesinde yemin deliline de dayanılmadığı, davacı tarafın süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispat edemediği, davalı vekilinin dava konusu aracı kendilerinin de dava konusu satıştan 6 gün önce edindiklerini, böyle bir ayıp varsa aracın uhdelerindeyken meydana gelmesinin mümkün olmadığını beyan ederek buna dair resmi satış sözleşmesini sunduğu, satış sözleşmesinin incelenmesinden dava konusu satış sözleşmesindeki niteliklerle aynı niteliklerin yer aldığı, özellikle motor numarasının aynı olduğu, dolayısıyla davalının ağır kusuru olduğundan ve ihbara lüzum olmadığından bahsedilemeyeceği, kaldı ki davacı tarafın, davalının ağır kusurlu ve ayıbı bilerek hareket ettiği yönünden bir iddiasının bulunmadığı anlaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.08/12/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza