T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/61 Esas
KARAR NO: 2025/855
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/01/2025
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I.İDDİANIN ÖZETİ;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında müvekkili ... aleyhine ... Şirketi tarafından Ticari satımdan kaynaklanan tazminat davası açıldığı, müvekkilinin eski plakası ... yeni plakası ... ...- ... ... model ... ... tipli aracı ... Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme şeklinde Mülkiyetin Saklı Tutulması Kaydıyla Satış Sözleşmesi ile ... Şti.'den ... TL bedelle satın aldığı, ... plakalı aracı Antalya ... Noterliği ... Tarihli Satış Sözleşmesi ile ... TL bedelle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas Sayılı Dosyasının da davacısı olan ... Şti.'ne satıldığı, ancak aracın ...-... istikametinde yolcu taşımacılığı yaptığı sırada ... Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro tarafından yürütülen .../... sayılı dosya kapsamında ...'de yapılan denetleme neticesinde polis ekiplerince durdurularak aracın "change araç" olduğunun tespit edildiği ve söz konusu otobüse el konulduğu, el koyma kararından sonra Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... E. Sayılı dosyasında müvekkili aleyhine dava açıldığı ve aracın devrinden itibaren yaklaşık 2 yıl sonra ... Şti. tarafından dava konusu aracın çalıntı olduğu iddiası ile müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, müvekkilinin başlatılan takibe itiraz ettiği, change aracın çalınma ve şikayet tarihinin müvekkilin araca malik olduğu ... tarihinden önce olduğu, müvekkilinin aracın çalınma tarihinden önce aracı mülkiyetine aldığı, dolayısıyla söz konusu suç ile ilgili kusur ve kastının bulunmadığı, müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamasının önlenmesi için ihtiyati haciz talebinin kabulü ile, davalılardan ... Şti.nin mal varlıkları üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminatın yatırılması suretiyle teminat karşılığında olacak şekilde ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulü ile ilerleyen aşmalarda yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda HMK 107 uyarınca arttırılması koşuluyla şimdilik ... TL maddi tazminat ve işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte karşı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ:
Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; genel yetki kuralı uyarınca, müvekkili şirket yönünden antalya mahkemelerinin uyuşmazlığı çözüm yetkisi bulunmadığı, müvekkili şirketin merkez adresi, "... Mah. ... ... Sok. No: ... ... blok bağımsız bölüm: ...-...-...-...-... .../..." olduğu, davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiği, müvekkili şirket bakımından, ... (...) Mahkemeleri yetkili olduğundan, davanın yetki yönünden usulden reddine karar verilmesini, satış sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkili şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiği, muayene işlemi kendisi tarafından icra edilmeyen müvekkili şirket yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiği, araç muayene işlemleri kapsamında, araçtaki "change" işleminin tespit edilebilmesi mümkün olmadığını, bu tür bir tespitin yapılması yükümlülüğü de bulunmadığı, müvekkili şirketin sorumluluğundan söz edilebilmesi için bulunması gereken illiyet bağı ve zarar unsurları gerçekleşmediği, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde, dosyanın müvekkili şirket açısından tefrik edilmesini ve ...'da bulunan araç muayene istasyonunu işletmeyen ve davaya konu araç muayene hizmetini kendisi sunmayan müvekkili şirket yönünden haksız davanın öncelikle pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, haksız davanın her halükarda esastan reddini, tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamakla davacının tüm iddialarının inkar etmiş sayılmıştır.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava şase ve motor numaraları değiştirilmesi suretiyle hukuken ayıplı araç satışına dayalı zapttan doğan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu ... plakalı aracın şasisi ve motor numarasının çalıntı ya da kayıp araçlarla değiştirilip değiştrilmediği, var ise bu durumun sorumluluğunun davalılara tahmil edilip edilmeyeceği, ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesindeki ... TL bedelin davalılardan tahsilinin gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ... şasi numaralı ... plakalı aracın ... Şti.'den, davacıya satıldığı, davacı yanca da dava dışı ... Şti.'y satıldığı ve ... plaka numarası aldığı, ...'ın ... - ... istikametinde yolcu taşımacılığı yaptığı sırada ... Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro tarafından yürütülen .../... E. sayılı dosya kapsamında ...'de yapılan denetleme neticesinde polis ekiplerince durdurularak "change araç" olduğu iddiasıyla aracına el konulduğu, soruşturma dosyasındaki belgelerden aracın şasi numarasını değiştirilmezden evvelki sahibine yediemin olarak teslim edildiği ve ... plakalı ... şasi numaralı aracın aslında ... plakalı araç olduğu tespit edilmiştir. Araç hakkındaki hukuki ayıbın dayanağı budur.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 207. maddesine göre; satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Taşınır sözleşmesinde satıcının taşınırı teslim etmek ve mülkiyeti alıcının üzerine geçirmek gibi asıl borcu yanında satılan malı saklama ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcu gibi tali nitelikte borçları da bulunmaktadır. Satıcının TBK’nun 219 vd maddelerinde düzenlenen satılan malın ayıplı olmasından kaynaklanan sorumluğunun yanı sıra diğer bir borcu ise aynı Yasa’nın 214 ilâ 218. maddelerinde düzenlenen zabta karşı teminat borcudur.
Ayıp sözüyle, bir şeyde bulunmaması gereken objektif bozukluklar ve eksiklikler kast olunmaktadır. Ayıp maddi şekilde olabileceği gibi hukuki veya ekonomik bir ayıp şeklinde de ortaya çıkabilecektir. Bir eşyanın aynı cinsten normal parçalarla karşılaştırıldığında kendi değerini veya elverişliliğini kaldıran ya da azaltan her türlü kötü nitelik maddi ayıptır. Satım sözleşmesinin yerine getirilmesi için geçirilen hakkın, objektif bir hukuk kuralından ötürü sakatlanmış bulunması, satılanın objektif bir hukuk kuralı nedeniyle öngörülen amaca hizmet edememesi ise “hukuki ayıp” olarak nitelendirilmektedir. Satılanın değerine ve ondan beklenen yarara etki eden ve objektif hukukun koyduğu bir takım sınırlama ve yasaklardan doğan eksiklikler “hukuki ayıp” olarak ifade edilebilir. Hukuki ayıpların tayin ve tespiti maddi ayıplarda olduğu gibi kolay değildir.
Özellikle “zapt” ile “hukuki ayıp teşkil eden noksanlıklar”ın birbirinden ayrılması güçlük arz eder. Bunun başlıca nedeni taahhüt edilen hak ile ilgili olmasıdır. Hukuki ayıp, satılanın mutlaka alıcının elinden alınması sonucunu doğurmaz. Bu hal satıcının zabta karşı tekeffül sorumluluğuna değil, ayıba karşı tekeffül sorumluluğuna yol açar. Kamu hukukuna dayanan bir sınırlamanın varlığı; örneğin, ithal edilen bir aracın ithalatında problem olması hukuki ayıp olarak kabul edilebilir. Ancak bu ayıbın sözleşmede yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılanda var olması, mevcut ayıbın gizli olması ve o malın değerini veya kullanım amacını ciddi surette azaltması veya kaldırması gereklidir. Satıcının bu yükümlülüğünün ortaya çıkması için alıcının satılanı muayene etmesi ve iddia olunan ayıpları satıcıya ihbar etmesi gereklidir. Bunun aksine davranan alıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerinden faydalanma olanağı yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Borçlar Kanununun 214. ve devamı maddelerinde düzenlenen, zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı Borçlar Kanununun 214. maddesinde, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada varolan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı bir 3.kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Aynı kanunun 217. maddesinde "satılanın tamamı alıcının elinden alındıysa satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1- satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini..." hükmü yer almaktadır.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında davacı aleyhine ... Şti. tarafından işbu dosyadaki davacı iddiaları ile benzer mahiyette zapttan doğan tazminat davası ikame edilmiş davacı yanca da aracın satın alındığı davalı ... Şirketine işbu dava açılmıştır. Her ne kadar Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının birleştirilmesine muvafakat verilmemişse de davaların hukuken ayıplı olduğu tartışmasız olan aracın şasi numarasının değiştirildiği ana kadar bir önceki malike yöneltilen ardışık tazminat davaları olduğu, davaların taraflarının TBK 214 ve devamı maddeleri uyarınca sorumluluklarının belirlenmesinde aracın satış değerlerindeki farklılığın hukuki yeknesaklığa aykırı bir duruma neden olmamasının temini gerektiği, davanın aynı veya benzer sebeplerle açılmış olması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması ile davaların birleştirilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin 2025/61 Esas sayılı dava dosyasının HMK 166. maddesi gereği davanın aynı veya benzer sebeplerle açılmış olması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olması ve HMK 30.maddede düzenlenen usul ekonomisi de gözetilerek Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, bundan sonraki işlemlerin Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
2- Esasın birleştirme nedeniyle KAPATILMASINA,
3-Harç ve masrafların birleştirilen dosya üzerinden DEĞERLENDİRİLMESİNE,
4- Gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; Davacı vekili ve davalı ... vekilin huzurunda, diğer davalılar ile ihbar olunanın yokluğunda HMK 168-1 maddesi uyarınca aynı yargı çevresinde, aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülmekte olan davalar yönünden verilen birleştirme ve ayırma hususundaki ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna; ancak hükümle birlikte gidilebileceğinden bu aşamada kanun yolu kapalı, esas hakkında hükümle birlikte İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi. 26/11/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır