T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/96 Esas
KARAR NO: 2025/505
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/02/2025
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı ... model ... marka aracı ile ... tarihinde ... Mah. ... Cad. .../ ...'da kendi istikametine doğru trafik kurallarına uygun bir biçimde seyir halindeyken, yine aynı istikamete giden ...'nin kullandığı ... plaka sayılı aracın, müvekkilinin arabasına arkadan çarparak araçta maddi hasara neden olduğu, müvekkiline ait aracın sıfır model olarak alındığı ve kaza tarihinde ... km/s yol aldığı, bu nedenle, aracın Reel Değer Kaybının oldukça yüksek olduğu, haklı davanın kabulü ile ön tensiple dosyanın araç değer kaybı hesaplaması için eksper raporu aldırılmasını, şu aşamada gerçek zararın belirlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik ... TL değer kaybının davalı sürücü için kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalı sigorta şirketi yönünden ise reeskont faizi ile birlikte KTK 88. Maddesi uyarınca müteselsilen ve müştereken ödenmesini, yargılama giderleri ve avukat vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
YANIT:
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine herhangi bir hasar başvurusu yapılmadığı, müvekkili şirketçe açılan hasar dosyası bulunmadığı, davanın dava şartı eksikiği nedeniyle reddini, mahkeme aksi kanaatte ise Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, davacının Kasko Sigortasından aldığı ödemenin sorulmasını, ekspertiz ücreti talebi teminat dışı olduğundan talebin reddini, değer kaybı hesaplamalarının yönetmelik uyarınca yapılmasını, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren tasal faiz uygulanmasını, haksız davanın reddini ve müvekkili şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için masraf, vekalet ücreti ve faizle sorumlu tutulmamasını, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermemiş, böylelikle davayı tümden inkar etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE :
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Kaza tespit tutanağı, trafik bilirkişisi raporu ile birlikte değerlendirildiği davalı ...'nin maliki ve sürücüsünde araç ile seyir halinde iken, takip mesafesini korumadan ve etkili fren tedbirine başvurmadan arkadan çarpma nedeniyle %100 kusurlu olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
Değer kaybı yönünden yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporu oluşa, mevzuata uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, tazminat tutarına haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş, davalı sigorta yönünden KTK hükümleri uyarınca faiz başlangıcı başvuru tarihine 8 iş günü eklenerek belirlenmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden ise emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E. ; 2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu, bu durumda eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurunun davalı sigorta yönünden dava şartı olarak uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Yine davacı ve davalı işleten tacir olmadığından diğer davalı bakımından da arabuluculuk zorunlu dava şartı değildir. Bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davacı üzerinde bırakılması gerektiği kabul edilmiştir.
Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE;
... TL değer kaybı tazminatının ... (davalı sigorta için ... tarihinden başlamak kaydıyla) tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen ... TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın düşümü ile eksik kalan ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç, ... TL ıslah harcı olmak üzere toplam ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı ... TL tebligat gideri, ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen ... TL üzerinden davacı lehine takdir edilen ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 10/07/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır