T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/188 Esas
KARAR NO : 2026/363
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2021
KARAR TARİHİ : 28/04/2026
Mahkememizden verilen... tarih ve ... /... Esas .../... Karar sayılı kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... /... Esas ... /... Karar sayılı istinaf ilamı üzerine kaldırılarak dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı dosyasında davalı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin hukuka, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, takibe konu olan çeklerin ve başkaca bir kısım çeklerin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkmış olup, bu çeklerin kullanılması, keşide edilmesi ve imzalanmasının müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu, müvekkili ile davalı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki mevcut olmadığını, takibe dayanak çekte bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, neticeten, Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosya ile başlatılan takip kapsamında müvekkilinin borçlu olmadığının ve takibe dayanak teşkil eden "çek" altındaki imzanın müvekkilinin el ürünü olmadığının tespitine, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davanın esasına girilmeden husumetten reddini talep ettiklerini, davaya konu Antalya Genel İcra Dairesi ... /... -E. Sayılı icra takibinde, dayanak belge çekten kaynaklı olarak, çekin gününde ödenmemesi nedeniyle çek keşidecisi hakkında da kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takibe konu çek incelendiğin, çekin, müvekkiline icra dosyasında yer alan diğer borçlu "... ... ... LİMİTED ŞİRKETİ" tarafından cirolanarak geldiğini, müvekkilinin hamil ile diğer borçlu lehtar- cirantacı ... ... ... tic. Ltd. Şti arasında yaş meyve sebze alım satımından kaynaklı ticari ilişkileri mevcut olduğunu, müvekkiline ait ticari defterlerin incelenmesi halinde bu borçlu şirket ile müvekkili arasında ticaretin olduğu ve cari hesaplarının olduğu açıkça görüleceğini, bu nedenle müvekkili şirketin, davacı tarafından açmış olduğu iş bu menfi tespit davasında aktif dava ehliyeti olmadığını, davacı tarafından iddia edilen çek altında ki imzanın keşideciye ait olmadığı yönünde ki iddiaların kabul edilemeyeceğini, takibe konu çekte yer alan keşideciye ait imzaların, keşidecinin rızası dışında elinden çıktığı, çeklerin kullanılması ve keşide edilmesi ve imzalanması keşidecinin bilgisi dışında gerçekleştiği iddialarının tamamen soyut ve icra takibi ile karşılıksız çekten şikayet dosyasının sürünceme de kalması için ileri sürülen geçersiz ve kabul edilemez iddialar olduğunu, davaya ve icra takibine konu çekin kambiyo vasfına haiz olduğunu, öncelikle davacının davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle husumetten reddine, husumete ilişkin itirazlarının kabul görmemesi halinde, takibe konu karşılıksız çıkan çek bilgileri dikkate alınarak- davanın davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle reddine, bu yöndeki itirazlarının da kabul görmemesi halinde haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya Genel İcra Dairesi ... /... Esas sayılı icra dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... ... Ltd Şti'yi temsilen ... ... ... vekili tarafından borçlu ... ... Ltd Şti , ... ... aleyhine ... TL asıl alacak ve fer'ileri ile birlikte toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... E sayılı dosyasında takibe konu edilen ... ... ... ... ... 'ne ait ... tarihli ... TL bedelli çek altındaki keşideci imzasının davacı eli ürünü olup olmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarının taraflar arasında ihtilaflı olduğu, davanın İİK 72/3.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olduğu belirlenmiştir.
Davacı yanca takibe konu ... TL bedelli çek altındaki keşideci imzası inkar edilmiş olmakla, Mahkememizce HMK 211.maddesi uyarınca yapılacak sahtelik incelemesine esas olmak üzere davacının huzurda imza örnekleri talimat mahkemesi kanalıyla alınmış ve tatbike medar imza asılları dosyaya temin edilmiştir.
Davaya konu çek aslı icra müdürlüğünden celp edilmiş ve ... tarihli celsede; dosyanın İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi' ne gönderilerek davaya konu senet altındaki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor tanziminin istenmesine karar verilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarihli raporda özetle: " İnceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ... .... mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ... .... eli ürünü olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememiz yargılama sonucunda:
"Davalı yan; Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... /... E sayılı dosyasında farklı iki çek için açılan davada ATK tarafından düzenlenen rapor ile imzanın kuvvetle muhtemel davacı eli ürünü olduğunun belirlendiğini, kesin kanaat getirilemediğini ve çeklerin benzer olduğunu belirterek, bu çek asıllarının da temin edilmek suretiyle dosyanın başka bir bilirkişiye tevdi ile imza incelemesi yapılması yönünde talepte bulunmuş ise de; davamıza konu çek yönünden ATK tarafından bilimsel verilere ve dosya mündericatına uygun olarak düzenlenen raporun kesin kanaat belirtilerek verilmiş olması karşısında, davacının talebinin davamızın esasının çözümüne fayda sağlamayacağı görülmüş ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile verilen karar,
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... tarih ve ... /... Esas ... /... Karar sayılı istinaf ilamı ile;
"Somut olayda; UYAP üzerinden yapılan incelemede; davacı vekilinin ... tarihli duruşmaya katılmak üzere ... tarihli dilekçe ile e-duruşma talebinde bulunduğu ... tarihli oturumda davacı vekili tarafından sunulan e-duruşma talep dilekçesi hakkında herhangi bir karar verilmeden davacı vekilinin ... tarihinde sunduğu mazeret dilekçesinin; "duruşmaya e-duruşma yöntemi ile katılma imkanı var iken bu yöntemi tercih etmeyerek mazeret dilekçesi sunduğu" gerekçesi ile reddine karar verildiği, davayı davalı yanın takip etmesi üzerine yargılamaya devam olunarak aynı oturumda sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın e-duruşma talebi hakkında olumlu/olumsuz herhangi bir karar verilmeden ve duruşmaya e-duruşma yöntemi ile katılma imkanı var iken bu yöntemi tercih etmeyerek mazeret dilekçesi sunduğu gerekçesiyle mazeretin reddine karar verilerek davacı tarafın yokluğunda yargılamanın sonlandırılması davacının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğinde olup usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, kaldırma sebebine göre davacı yanın sair istinaf nedenlerinin incelenmesine yer olmadığına ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş." gerekçesi ile kaldırılmıştır.
Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekilini yeni duruşma günü tebliğ edilmiş, davacı vekilinin e-duruşma talebi kabul edilmiş, ancak e-duruşmaya kendisi değil yetki belgesi dahi sunulmayan ... ... ... katılması nedeniyle adı geçen avukat Hukuk Mahkemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin 13/2.maddesi uyarınca duruşmaya kabul edilmemiş, davacı vekili mazeretli kabul edilmiş, mazeretli sayılma talebinin son kez kabulüne karar verilmiş, yeni duruşma günü kendisine duruşma tutanağı ile birlikte tekrar tebliğ edilmiş, gönderdiği e-duruşma talebi tekrar kabul edilmiş, ancak sistemde her hangi bir arıza olmamasına rağmen e-duruşmaya katılmadığı görülmüştür.
Davalı vekilinin davayı takip etmesi nedeniyle, BAM kaldırma kararının usule ilişkin olması da dikkate alınarak ve Mahkememizin önceki kararındaki gerekçeye bağlı kalınarak, dava konusu çekteki keşideci imzası ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nun eli ürünü olduğu sabit olması nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Mahkememizin ... tarihli tensip ara kararı ile verilen tedbir kararının icra edilmemiş olması nedeniyle davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-A.A.Ü.T.13/4.md uyarınca ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca yatırana iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 28/04/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy