T.C.
ANTALYA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/445 Esas
KARAR NO : 2026/402
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 30/04/2026
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
I.İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... Mh. ... Bul. ... Sitesi No:.... Blok: ... Daire No:... ... / ... adresli konutta bina genel giderinin tıkanması nedeniyle geri tepen kirli suların konutu basması neticesinde dava dışı ... ... konutunda hasar meydana geldiğini, ekspertiz raporunda "Yapılan incelemelerde sigortalı konutta belirlenen hasarların bina genel giderinin tıkanması nedeniyle geri tepen pis sular sonucu meydana geldiği tespit edilmiştir." belirtilen şekilde ifadeye yer verildiğini, hasar tespiti için yapılan incelemeler neticesinde ev genelinde mutfak, banyo, yatak odaları ve salonda yaygın şekilde su ve nem kaynaklı hasarlar tespit edildiğini, tavanlarda küflenme ve lekelenmeler görüldüğü, mutfak dolapları, yardımcı tezgah ayağı, kapı kasa ve pervazlarında kabarmalar oluştuğunu, yatak odalarında dolaplar, komodinler ve kapılarda kabarmalar bulunduğunu, baza ve yatak başlıklarının ıslanarak deforme olduğu belirlendiğini, misafir odasında da benzer şekilde dolap ve yataklarda hasar olduğunu, salonda tavan hasarlarının yanı sıra koltukların ıslandığını, ahşap balkon takımında deformasyonlar oluştuğunu ve TV ünitesi altındaki komodinin su alarak kabardığı tespit edildiğini, meydana gelen maddi hasar neticesinde davacı ... A.Ş. tarafından Konut Sigorta Poliçesi kapsamında ... tarihinde hasar bedeli olarak dava dışı ...'a ... TL, ... tarihinde dava dışı ... .... ... TL olmak üzere toplamda ... TL ödeme yaptığını, yapılan ödemeler davalının kusurundan kaynaklanması nedeniyle davalıya karşı rücu işlemlerinin yapılması gereği hasıl olduğunu, davalının dava konusu hasarın meydana gelmesinde kusurlu olması ve davacı şirket tarafından konut sigortası kapsamında zarar gören dava dışı ... ve ...'e ödeme yapılmasına neden olunması ile birlikte davacı şirketin uğramış olduğu zararın giderilmesi amacıyla davalıdan rücu talebi kapsamında ilk olarak davacı şirkete idari yoldan tahsilat sağlanılmaya çalışıldığını, ödeme yapılmayınca davalı borçlu hakkında Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun icra takibine itiraz etmesi üzerine, Antalya Arabuluculuk Bürosu’nun .../... Büro Dosya numarası kapsamında arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini, söz konusu görüşmeler "Görüşme sonunda anlaşamama" ile sonuçlandığını, bu nedenlerle, davalıya ait tüm taşınır ve taşınmazların tescil kayıtlarının üzerine konulmak üzere ihtiyati tedbir talebimizin kabul edilmesini, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... dosya numaralı takibe yapılan itirazın iptali ile asıl alacağa işleyecek faizi ile birlikte davanın kabulüne ve takibin devamına karar verilmesini, davalı borçluya toplam alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ
Dava, sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. Poliçe, hasar ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiş olup Kanunun "halefiyet" başlıklı 1472. maddesi "(1)Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. (2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükmünü ihtiva etmektedir. Sigorta rücu davalarının 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesi hükmünden kaynaklanması nedeniyle aynı yasanın 4. maddesi gereğince bu tür davalarda görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu düşünülebilir ise de, davanın TTK'nun 1472. maddesi hükmünden kaynaklanmış olması ile halefiyet ilkesi dikkate alındığında, davanın sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre değerlendirilmesi gerektiği gerek doktrinde gerekse de uygulamada çekişmesiz şekilde kabul edilmektedir. Halefiyet ile açılan davanın sigorta şirketinin hukuken yerine geçtiği dava dışı sigortalı tarafından sorumlulara karşı hangi mahkemeye dava açması gerekiyorsa o mahkemeye dava açması ve mahkemenin görevinin zarar sorumlusu ile dava dışı sigortalı arasındaki hukuki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. Buna göre sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişki ticari dava niteliğinde ise bu tür davada Ticaret Mahkemesi görevli olacaktır. Aksi halde ise yani esas uyuşmazlık ticari nitelikte değilse böyle bir davada Ticaret Mahkemesi görevli olmayacaktır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.3.1944 Tarihli E.37, K.9 sayılı kararı, "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...'ın maliki olduğu sigortalı konutta, binanın ortak gider tesisatının tıkanması sonucu geri tepen pis sular sebebiyle hasar meydana geldiği ve bu sebeple sigortalıya ödeme yapıldığından bahisle zarardan sorumlu olduğu ileri sürelen site yönetimine karşı ...'e işbu rücuen tazminat davası açılmıştır.
Mahkememizce dosyaya Uyap ortamında alınan tapu kayıtlarında kat mülkiyetine ve kat irtifakına dair belirleme bulunmasa da dosyada mübrez ekspertiz raporunun gözlem ve bulgular kısmına dair dördüncü bölümünde hasarın binanın genel giderinin tıkanması neticesinde doğduğu, yani zararın binanın ortak alanından kaynaklandığı iddia edilmiştir. İlgili site birden fazla parsel üzerine kurulmuş olsa da olmasa da veya toplu yapı yönetimine geçilmiş olsa da olmasa da söz konusu uyuşmazlık bakımından Asliye Ticaret Mahkemeleri herhalükarda görevli değildir. Zira site yönetimi adına gerçek kişi aleyhine açılan davada davalı tacir olmadığı gibi ortada ticari bir işin de bulunmadığı, ayrıca TTK'da düzenlenen hususlardan kaynaklanan bir davanın da söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda ilgili sitenin birden fazla parsel üzerine kurulu olup olmadığı ve toplu yapı yönetimine geçilip geçilmediğinin araştırılması ve Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin yahut genel hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağının taktirinin Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevinde olduğu kabulü ile aşağıdaki şekilde görevsizlik hükmü kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Sulh Hukuk Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/05/2026 Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy